Askıda Ekmek

Askıda Ekmek

Bugün bir fırında da görünce, “askıda ekmek” uygulamasını sizinle paylaşmak istedim. Karaman, Konya, Karabük, Nevşehir… gibi illerde de uygulanmaya çalışılan “ askıda ekmek“, dar gelirli insanlara yardımcı olmak amacıyla oluşturulmuş bir şey.

Ekmek almak için fırın a gittiğinizde, kaç tane ekmek almışsanız bir tane ekmeğin parasını fazladan veriyorsunuz. Diyelim ki dört tane ekmek aldınız. Ekmeklerin parasını verirken beş tane ekmek parası veriyorsunuz. Almadığınız hâlde para sını verdiğiniz ekmeği de, ihtiyaç sahiplerinin gelip alması için “askıya” bırakıyorsunuz. İhtiyacı olanlar fırıncıya “Askıda ekmek var mı?” diyorlar. Eğer daha önceden parası verilmiş – askıya bırakılmış – bir ekmek varsa, fırıncı ona ekmeği veriyor.

Yardımseverliğimizin göstergesi olan bu uygulama, Osmanlılar döneminde her yerde yapılıyormuş. Daha sonradan unutulmuş; fakat şimdilerde yeniden bazı yerlerde görür oluyoruz. Sadece Türkler ‘e özgü bu davranış, köklü kültürümüzün ürünlerinden birisi. Aslında bu, sadece ekmek için uygulanmıyor. Çay ocaklarında “askıda çay“, manavlarda “askıda meyve – sebze“… falan bulabilmek mümkün.

Yanlış anımsamıyorsam, Türkiye ‘de her gün 1,5 milyon ~ ekmek çöpe atılıyormuş. Buna karşın, Türkiye’de açlıktan ölen insanlar bile var… Tüketimde ve yardımlaşmada bir denge sağlanırsa, ne ekmekler çöpe atılır ne de insanlarımız açlıktan ölür. Bu kapsamda geçen senelerde Ankara, İstanbul, Zonguldak, Karabük… gibi illerde bir kampanya başlatılmıştı. Kampanyanın ne kadar başarılı olduğunu bilmiyorum; fakat Elazığ’da 3-4 yerde “ askıda ekmek” ve “ askıda çay” uygulamasını gördüm.

En azından her iki üç günde bir tane ekmeği askıya bıraksak, 75 milyonluk bu ülkenin bütün yoksullarını doyurabiliriz. Hele parası olmadığı için fırının önünden geçmeye korkan çocukların ve annelerin, sımsıcak ekmek leri askıdan alıp eve götürürken yaşadıkları mutluluğu hissetmeye çalışırsanız, yaptığınızın çok da basit bir şey olmadığını anlarsınız.

Biz ki, zamanında yoksulların gelip almaları için konaklara koyulan altın sepetlerinden yalnızca ihtiyacımız kadarını alıp, gerisini diğer yoksullara bırakan bir ulusun son kuşağıysak, ekmek kavgası veren yurttaşlarımıza da yardımcı olabileceğimizi umuyorum.