Allah Zalimleri Neden Hemen Cezalandırmıyor?

Allah Zalimleri Neden Hemen Cezalandırmıyor?

Son günlerde gerek ülkemizde gerek başka ülkelerde insanlar zulûm ve baskı içinde kalıyorlar. Dünya’lık bir makam için insanlara eziyet ediliyor. Suriye, Mısır, Filistin, Arakan ve daha bir çok ülkede müslümanlar eziyet altında kalıyorlar. Hiçbir suçları olmadan iftiralara maruz kalarak cezalandırılıyorlar. Müslümanlar olarak kardeşlerimizin üzerindeki bu belaların kalkması için dualarımızda her zaman onlara yer ayırmalıyız ve ayırıyoruzda. Bazen dua bazende o zulûm eden insanlara karşı beddua ediyoruz.

“Biz de o zalimlerin yaptıkları bozgunculuğa karşılık, üzerlerine gökten iğrenç bir azab indirdik.”  Bakara Suresi / 59

Yukarıdaki bu ayet gibi “Allah’ım zulm edenleri cezalandır” bedduaları ile Allah’a yakarıyoruz. Peki bu kadar beddua olmasına rağmen Allah neden zulm edenlere ceza vermiyor? Halbuki Firavuna, Lut kavmine yaptığı gibi o kavimleri darmadağın edebilir. Bu soruyu daha önceden kendimize hiç sormamıştık ama şimdi cevaplanması gereken bir soru oldu. Daha fazla meraklandırmadan Allah’ın cezalandırmamasındaki hikmete bakalım.

“…iyi bilin ki; Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” Bakara Suresi / 209

Bu ayetten anlayacağımız gibi Allah elbette hüküm ve hikmet sahibidir. Hükmü en iyi verendir. İnsanların kalbini en iyi okuyandır, en iyi anlayandır. Buradan şunu anlamalıyız eğer Allah bir işin olmasını veya olmamasını murad etti ise bu iş onun hikmeti ile olmalıdır. Bize ise düşünüp tefekkür etmek gerekir. Şimdi  açıklamalarla bu konuya açıklık getirelim.

Emmet adında bir adam bir ülkenin kralıdır. Halkına zulm eder çocukları öldürür. Kadınlara tecavüz eder. Yetimin elinden ekmeğini alır ve türlü türlü eziyet eder. Allah bunca kul hakkının ve günahın üzerine bu dünyada ona bir ceza vermek istese vereceği (bizce) en büyük ceza ateşte yakmak, öldürmek, denizde boğmak, vucûdunu hiçbir uvzu kalmayana kadar paramparça etmek. Benim aklıma bunlar geldi sizler dahada çoğalta bilirsiniz. Ama insan fıtratı gereği ölüm vardır. O kişiye bu fani dünyada ne ceza verilirse verilsin sonu ölümlü olacaktır. Eğer yakılırsa bir dakika azap çeker ve kurtulur. Eğer suya atılırsa iki dakika nefessiz kalır sonra ölür ve kurtulur. Yani bu dünyada ne ceza çekerse çeksin sonu hep ölüm olduğu için azrailin gelişi birnevi onun için kurtuluş olacaktır. Bu dünyada da işlediği günahların cezasını bir nebzede olsa çekmiş olacaktır. Diğer bir bakış açışı ile günahlarına kefaret olmuş olacak. Böyle bir cezalandırma şekli ise onun için süreli bir azap ve kurtuluş olacak.

“Allah zulm eden kavmi hidayete erdirmez.” Ali imran / 86

Hidayet kelimesi lûgatta; nimete mazhar olmak, doğru yolu bulmak, kurtulmak anlamlarına gelir.  Yani Allah zulm eden bir kavimi bu dünyada hidayete erdirmez ki onları öbür dünyada cezalandırsın. Onlar sonsuz bir cehennem ateşinde sonsuz pişmanlık içinde cezalarını çeksin  ve hak yerini bulsun.

Sonuç olarak zulm eden bir insana bu dünyada Allah’ın ceza vermesi onun için azap değil bir nevi kurtuluş yolu olacaktır. Bu yüzden en doğru ve adaletli olanı onu cehennemde cezalandırmaktır. Bu yüzden Allah onları bu dünyada cezalandırmıyor, cehenneme erteliyor.