Aliya İzzetbegoviç Sözleri

İslâm asla sırf millet olmak istememiş, manevi bir vazife ifa eden bir “ümmet” olmak istemiştir.

En yüksek şekli insanda sergilenen ruh-madde birliği prensibinin adı ise, İslâm’dır.

Kur’an edebiyat değil, hayattır; dolayısıyla O’na bir düşünce tarzı değil, bir yaşama tarzı olarak bakılmalıdır.

Ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler.

Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.

Bizler insan olmaya ve insan kalmaya çalıştık ve başarılı olduk.

Nefrete nefretle cevap vermeyin. Bosna için nefret çıkmaz sokaktır. Nefret sadece bizim ruhlarımızı zedelemiyor, Bosna’nın özünü de zedeliyor.

İnsan, tüm ilimlerin onun hakkında söyleyebildiklerinden daha fazladır.

Bir kelimeyi hiç aklınızdan çıkarmayın: Devlet. Devletin ne kadar önemli olduğunu hepimiz idrak etmeliyiz. Devletsiz bir millet boşluğa düşer, rüzgarda savrulup gider.

Karizması olan bir şey varsa, o da ızdıraptır.

Sanat için soyunana alkış tutanlar Allah için giyinene neden zulmeder?

Bu adil bir barış olmayabilir; fakat süren bir savaştan daha iyidir. (Bosna savaşını bitiren Dayton anlaşmasını imzalarken)

İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın, güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah’ın önüne hesap verecektir.

Bize saldıranlar, hazreti İsa’nın bütün sözlerini çiğnemişlerdir. Irza tecavüz, masumları katletmek hiçbir dine sığmaz. Onlar cani ve sadece canidir. Bunu aklınızdan çıkarmayın.

Okumak özgürlüktür.

Savaş zamanı Aliya İzzetbegovic kentte yürürken Sırplar tarafından bombardıman başlar.Yere yatan bir kadın “Başkanım yatın lütfen bombardıman başladı” der.Cesaretiyle tanınan Aliya “Bu düşünülmüş ve uzun bir yürüyüştür” diyerek yürümeye devam eder.