850 Hadis Tercümesi

850 Hadis Tercümesi

KENZUL UMMAL 280 HADİS TERCÜMESİ

EVVELİ(1.) FASIL: İMAN HAKİKATI
(1/6)
________________________________________
1 – الإيمان : أن تؤمن بالله وملائكته وكتبه ورسله وتؤمن بالجنة والنار والميزان وتؤمن بالبعث بعد الموت وتؤمن بالقدر خيره وشره
( هب ( ن – طب ) عن عمر )
İman ; Allaha,meleklerine,kitaplarına,peygamberlerine inanman ve cennete,ateşe(cehenneme), mizana(hesaba) inanman ve öldükten sonra dirilmeye inanman ve kadere,hayır ve şerrin(ondan,Allahtan olduğuna) inanmandır.(Merkez,Bağışla (,Tıp) Ömerden nakledilmiştir.)
(Buhari, Müslim, Nesai’de bu hadisin biraz daha uzunu rivayet edilmiştir)

(1/6)
________________________________________
2 – الإيمان معرفة بالقلب وقول باللسان وعمل بالأركان
( طب عن علي )
İman; kalple tanımak, dille ifade etmek ve erkanlarıyla (organlarıyla) amel etmektir ,(Tıp), Aliden nakledilmiştir.]
Ma’rifeh:Bilmek,tanımak
Erkân : Organlar,Yol, yöntem. Temeller, esaslar,temel esaslar. rükünler, direkler.
Lisan:Dil,Söz,İfade etme

(1/6)
________________________________________
3 – الإيمان بالله : الإقرار باللسان وتصديق بالقلب وعمل بالأركان
( الشيرازي في الألقاب عن عائشة )
Allaha iman ; Kalp ile tasdik,Dil ile ikrar ve düzgün ameldir.(Çalışılan amel,Yapılan işte görevi yerine getirmektir.) [Şirazi başlıklarında Aişeden Nakledilmiştir
Şöyle bir tercümede yapılabilir; İmân, kalb ile inanmak, dil île söylemek ve amel ile yaşamaktır
El-Münavî, Feyzu\’l-Kadir, No: 3095
İkrar :Bildirmek,itiraf etmek
Elkâb : Başlıklar

(1/7)
________________________________________
4 – الإيمان بالقلب واللسان والهجرة بالنفس والمال
( عبد الخالق بن زاهر الشحابي ( ن السخاوي وفي الشذرات الشحامي . ) في الأربعين
İman ; Kalb ile(tasdik) ve dil ile(ikrar)dır.Ve hicret, kişinin kendisi ve malıyladır.(Abdul Haluk ibni Zahireş Şehabi) [Nun Essehafii ve Eşşezeratiş Şehamii] Kırk yıl içindedir.

(1/7)
________________________________________
5 – الإيمان : أن تؤمن بالله وملائكته وكتبه وبلقائه وبرسله وتؤمن بالبعث
( حم ق هـ عن أبي هريرة )
Ebu Hureyreden; İman: Allah ve meleklerine, kitaplara inanman Allaha kavuşacağına ve peygamberleriyle buluşacağına ve (öldükten sonra) dirilişe inanmandır.
(Bu hadisin daha uzun şekli Müslimde (Cebrail Hadisi olarak) geçmiştir.)
Lika:karşılaşma,görüşme,kavuşma

(1/7)
________________________________________
6 – آمركم بأربع وأنهاكم عن أربع آمركم بالإيمان بالله وحده أتدرون ما الإيمان بالله ؟ شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله وإقام الصلاة وإيتاء الزكاة وصيام رمضان وأن تؤدوا خمس ماغنمتم وأنهاكم عن الدباء والنقير والحنتم والمزفت احفظوهن وأخبروا بهن من وراءكم
( ق 3 عن ابن عباس )

[Buharide de geçtiği üzere Efendimiz(sav) Abdulkay heyetine hitaben] Size dört şeyi emrediyorum ve dört şeyi yasaklıyorum.Sizi tek olan Allaha imanı emrediyorum.ALLAH’a iman etmenin ne demek olduğunu biliyor musunuz? ALLAH’tan başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammedin onun Resulu olduğuna şehadet etmek,Namazı kılmak,Zekatı vermek,Ramazanda oruç tutmak,(harpte) elde ettiğiniz ganimetten beşte birini vermenizdir.Ve size (şıra yapmada şu kapları) yasaklıyorum ; Su kabağından (yapılmış testiler) , nakîr (hurma kökünden ayrılan çanak) , Hantem (topraktan mâmul küp) müzeffet (ziftlenmiş kap)tır.(Bunları) arkanızda (bıraktığınız kimselere) haber veriniz(İbn Abbastan nakledilmiştir.)

İbn Abbâs’ın müzeffet yerine mukayyar(İçi katranla cilalanmış kap) dediği de rivayet edilmiştir.(bk.Buhari,İman)

(Bu hadis biraz farklı lafızlarla Buhari,Müslim,Ebu Davud kitaplarında bulunmaktadır.Buharideki rivayet uzundur)
Erbeu : Dört
E tedrûne : Biliyor musunuz?
teuddû: saydığınız,elde ettiğiniz
Hamse : Beş
Ğanimtum:Ganimetleriniz
Dubba, edba: su kabağından yapılmış testiler
Nakir: hurma kökünden ayrılan çanak
Hantem:topraktan mamul küp
Müzeffet: içi ziftle cilalanmış kap
Mukayyer:katranla cilalanmış kap
VeRâikum:Arkanız – Verâe:Arkadan gelecek olan topluluk
İhfizû: Tutunuz,Saklayınız,Muhafaza ediniz
Ehbiru:Haber veriniz,Bildiriniz,söyleyin

(1/8)
________________________________________
7 – آمركم بأربع وأنهاكم عن أربع اعبدوا الله ولا تشركوا به شيئا وأقيموا الصلاة وآتوا الزكاة وصوموا رمضان وأعطوا الخمس من الغنائم وأنهاكم عن أربع عن الدباء والخنتم ( الخنتم : جرار مدهونة خضر كانت تحمل الخمر فيها إلى المدينة . والمزفت : هو الاناء الذي طلي بالزفت وهو نوع من القار ثم انتبذ فيه . كذا في النهاية لابن الأثير . انتهى . مصححه . ) والمزفت والنقير
( حم م عن أبي سعيد )

(Yukarıdaki hadisin bazı farklı lafızları olarak Resulullah gelen Abdulkays heyetine hitaben) : Size dört şeyi emrediyorum ve dört şeyi yasaklıyorum; Allaha ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın,namazı kılın,zekatı verin,ramazanda oruç tutun,(savaşta elde edilen) ganimetin beşte birini verin.Sizi şu dört şeyden yasaklıyorum ; Su kabağından (yapılmış testiler) , Hantem (topraktan mâmul küp) müzeffet (ziftlenmiş kap) ve nakîr (hurma kökünden ayrılan çanak) [Ebu Saidden nakledilmiştir]

[Müzeffet: Tencerede olduğunu katranla(ziftle) kaplanmış.Bu bir tip ziftten(asfalttan)dır, sonra geri çekilir.]
A’dâ : Vermek – İ’dû : Verin
Ğinâim:Ganimetlerin beşte biri

(1/8)
________________________________________
8 – بحسب امرئ من الإيمان أن يقول رضيت بالله ربا وبالإسلام دينا وبمحمد صلى الله عليه و سلم رسولا
( طس عن ابن عباس )

Kişinin şu şekil demesi imanla olan bağını gösterir:- Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan, peygamber olarak da Muhammed (s.a.v)’den razı oldum. (İbn Abbastan nakledilmiştir)

(1/8)
________________________________________
9 – ذاق طعم الإيمان من رضي بالله ربا وبالإسلام دينا وبمحمد رسولا
( حم م ت عن العباس بن عبد المطلب )
Hz.Abbasdan rivayet ediliyor ; Peygamber(sav) buyurdular ki; Îmanın tadını, Rab olarak Allah’ı, din olarak İslâm’ı, peygamber olarak Muhammed’i seçip razı olanlar duyar.”

(Müslim,Kitabul İman,hadis no: 34 ; Sahîhu ve Zaifu Camius Sağîr,Elbâni)
(1/9)
________________________________________
10 – ثلاث من فعلهن فقد طعم طعم الإيمان من عبد الله وحده وأنه لاإله إلا الله وأعطى زكاة ماله طيبة بها نفسه رافدة عليه كل عام ولايعطي الهرمة ولا الرديئة ( ن الدرنة ) ولا المريضة ولا الشرط اللئيمة ( هي رذال المال وقيل صغاره وشراره – مجمع البحار ) . ولكن من أوسط أموالكم فإن الله لم يسألكم خيره ولا ( ن – لم ) يأمركم بشره وزكى نفسه
( د عن عبد الله بن معاوية العامري ( ن – الغاضري )

Abdullah ibni Muaviye El Amirî rivayet ediyor ; Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Üç şey vardır. Kim onları yaparsa imanın tadını alır: Sadece Allah’a kulluk eden, Allah’tan başka ilah olmadığını bilen, her yıl gönül hoşluğuyla zekatını veren! Zekatını da yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarının orta hallilerinden verir. Zira Cenab-ı Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de en adisinden olana razı olmuştur.”

(Ebu Davud,1582 ; Beyhâki,Şuabul İmân,3025 ,3030 ; İbn Sa’d,7/421 ; Hakim-i Tirmizî,2/302 ; Elbâni,Silsiletu Sahiha,38/3 ; Darekutnî , Buhâri,Tarihul Kebîr ; Tâberâni,Mu’cemus Sağır ; Bezzâr ; Beğâvi )

Elbani Sahih diye nitelendirmiştir.

(1/9)
________________________________________
11 – ليس الإيمان بالتمنى ولا بالتحلي ولكن : هو ما وقر في القلب وصدقه العمل
( ابن النجار فرص عن أنس )
İbn Neccar Enes (r.a)’ten naklediyor; Peygamber(sav) buyurdular ki;İman temenni ile, dış görünüşle değildir. O kalbde yer eden ve davranışların doğruladığı şeydir.

(1/9)
________________________________________
12 – إن لكل شيء حقيقة ومابلغ عبد حقيقة الإيمان حتى يعلم أن ما أصابه لم يكن ليخطئه وما أخطاه لم يكن ليصيبه
( حم طب عن أبي الدرداء ) الإكمال
Ebu Derda rivayet ediyor; Peygamber(sav) buyuruyor ki ; Şüphesiz her şeyin bir hakikati vardır. Kul kendisine ulaşan şeyin hata edemeyeceğini ve kendisine hata eden (ulaşmayan) şeyin ise ulaşamayacağını bilmedikçe imanın hakikatine erişemez.

Bu hadisin diğer bir lafzı şöyle geçmektedir;Hz. Ebu’d-Derda Radiyallahu Anh’tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:”Her şeyin bir hakikati vardır. Kul, imanın hakikatine erişemez, kendini kadere teslim etmedikçe. Yani olacak şeyin, (önüne ne kadar engel çıkarsa çıksın) muhakkak olacağını; olmayacak şeyin de (ne kadar çok olmasına çalışılırsa çalışılsın) mutlaka geri kalacağını bilmedikçe…”(Ahmed bin Hanbel)

(Beyhâki,Şuabul İman,199)

(1/10)
________________________________________
13 – الإيمان أن تؤمن بالله وملائكته والكتاب والنبيين وتؤمن بالقدر
( ن عن أبي هريرة وأبي ذر معا )
Ebu Zer ile Ebu Hureyre rivayet ediyor: İman ; Allaha,Meleklerine,Kitaplarına,Nebilerine ve kadere inanmandır.
(Daha uzun şekli Buharide geçmektedir.)

(1/10)
________________________________________
14 – الإيمان أن تؤمن بالله واليوم الآخر والملائكة والكتاب والنبيين والموت والحياة بعد الموت وتؤمن بالجنة والنار والحساب والميزان وتؤمن بالقدر خيره وشره فإذا فعلت ذلك فقد آمنت
( حم عن أبي عامر وأبي مالك ) ( ن عن أنس ) ( ابن عساكر عن عبد الرحمن ابن غنم )
Resulullah(sav) şöyle buyurdular ; İman;Allaha,Ahiret gününe,Meleklere,Kitaplara,Nebilere,Ölüme,öldükten sonra dirilmeye inanman ve cennete,ateşe(cehenneme),hesaba,mizana inanman ve kadere,hayır ve şerrin(ondan,Allahtan olduğuna) inanmandır.Böyle yaptığın zaman inanmış olursun.(Ebu Amir ve Ebu Malikten) – (Enesten) – (İbn Asakir,Abdurrahman bin Ğanim)

(1/10)
(Ahmed İbn Hanbel,Müsned,2808,Ebu Amir ve Ebu Malikten ; Mecmauz Zevâid,112 ; Müsned-i Bezzar ; Nesâi,Sünen,Enesten ; İbn Asakir,Abdurrahman bin Ğanim)
________________________________________
15 – أربع من كن فيه فهو مؤمن ومن جاء بثلاث وكتم واحدة فهو كافر شهادة أن لاإله إلا الله وأني رسول الله وأنه مبعوث من بعد الموت وإيمان بالقدر خيره وشره
( تمام وسمويه كر عن أبي سعيد )
Ebi Saîd rivayet ediyor:Resulullah(sav) şöyle buyurdular ; Dört (vasıf) kimde varsa o mü’mindir.Kim üçünü getirir ( üç tanesini kabul eder) birini gizlerse , o kafirdir. ( Dört vasıf) : Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim de O’nun elçisi olduğuma şehadet etmek, öldükten sonra dirileceğine inanmak, kadere hayır ve şerrin O’ndan olduğuna iman etmek.(Ebu Saidden)

Veya şöyle bir tercüme olabilir; Şu dört şeye iman eden kimse mümindir. Bir kişi bunlardan üçüne iman ettiği halde birini inkar etse bile kafir olur: Allah’tan başka ilah olmadığına, benim Allah’ın elçisi olduğuma, ölümden sonra yeniden dirilişe, kadere; hayrı da şerri Allah’ın yarattığına inanmak.

(İbn Asâkir,Tarihu Dimeşk,13466 ; Hasan ibni Mansur Et-Taberî,1109 )

(1/11)
________________________________________
16 – أربع لم يجد رجل طعم الإيمان حتى يؤمن بهن أن لا إله إلا الله وأني رسول الله بعثني بالحق وأنه ميت ثم مبعوث من بعد الموت ويؤمن بالقدر كله
( كر عن علي )
Ali(ra.) rivayet ediyor: Dört sey vardır ki bir kisi (onları yapmadıkça) imanın tadına varmaz: Bunlar Allah’tan baska hiçbir ilah olmadığına, benim Allah’ın hak ile gönderdiği peygamber olduğuma, öldükten sonra dirileceğine ve bütün olarak kadere inanmasıdır.(Diğer kaynaklar için bk. İbn Ebi Seybe, Musannef, c. VI, s. 158, hds.no. 30316; Ebu Ya’la, Musned, c. I, s. 307, hds.no.376 ; İbn Asâkir,Tarihu Dimeşk)

Hadisin diğer bir lafızı şöyledir; Bir kişi dört şeye iman etmedikçe iman etmiş sayılmaz. Allah’tan başka mabud olmadığına şahitlik edecek, benim Allah’ın Rasûl-ü olduğuma ve hakla gönderildiğime şahitlik edecektir. Ölüme ve ölümden-sonra haşre iman edecek ve Allah’ın kaderine iman edecektir” (Ali Aslan, Büyük Kur’an Tefsiri, 16:131;Tirmizi,Kader)

(1/11)
________________________________________
17 – الإسلام أن تسلم قلبك ويسلم المسلمون من لسلنك ويدك
قيل فأي الإسلام أفضل [ قال ؟ ؟ ] الإيمان . قيل وما الإيمان ؟ قال أن تؤمنوا بالله وملائكته وكتبه ورسله والبعث بعد الموت
قيل فأي الإيمان أفضل ؟ قال : الهجرة . قيل : وما الهجرة ؟ قال : أن تهجر السوء
قيل : فأي الهجرة أفضل ؟ قال : الجهاد . قيل : وما الجهاد ؟ قال : أن تقاتل الكفار إذا لقيتهم قيل فأي الجهاد أفضل ؟ قال : من عقر جواده وأهريق دمه . ثم عملان أفضل الأعمال إلا من عمل بمثلهما : حجة مبرورة أو عمرة
( حم طب عن عمرو بن عبسه ) ورجاله ثقات

Amr bin Abeseden rivayet ediliyor: İslam kalbindeki teslimiyet,Müslümanların dilinden ve elinden emin olmaktır.[Peygambere(sav)] İslamın hangisi en efdaldir(en faziletli ameli hangisidir)? denildi. Peygamber(sav) ”İmandır” buyurdu. İman nedir? denildi. [Resulullah(sav)] dediki ; Allaha,meleklerine,kitaplarına,peygamberlerine,öldükten sonra dirilmeye inanmandır. (Peygambere) İmanın en efdali hangisidir? denildi. O da dedi ki ”Hicrettir” . Ona hicret nedir? denildi. Dedi ki : Kötülükleri terk etmektir.[Peygambere] hicretin en efdali hangisidir? denildi. O da dediki : Cihaddır. (Peygambere) Cihad nedir? denildi.Dedi ki : Kâfirlerle karşılaştığın zaman savaşmandır.(Peygambere) Cihadın en efdali hangisidir? denildi. Dedi ki : Atını feda eden ve kanı dökülen kimsedir.Sonra(dedi ki) : İki amel vardır.En efdaldir.(En faziletli İki amel bunlardır.Bunun kadar faziletlisi yoktur) Ancak benzerinin yapılması (hariçtir.) (Bunlar) mebrur olan(kabul olunan) hac veya umredir.

İbn Hanbelin müsnedinde biraz fazlalık vardır.O rivayet aynı raviden şöyle geçmektedir; Bir kişi Peygamberim iz’e (Salliahü aleyhi ve sellem) şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! İslâm nedir?'”İslâm, kalbini aziz ve celil olan Allah’a teslim etmen, Müslümanların da senin elinden ve dilinden emin/güvenlik içinde olmalarıdır.”‘İslâm’ın hangi kısmı daha önemlidir?’ : “İman, (Bir rivayette: Güzel ahlâk)” ‘İman nedir?'”İman, senin Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ölümden sonraki dirilişe inanmandır, (Bİr rivayette: İman; sabır ve cömertliktir.)”‘İman’in hangi kısmı daha önemlidir?’ . “Hicret” ‘Hicret nedir?'”Hicret, kötülükleri terk etmendir.” ‘Hicretin hangi kısmı daha önemlidir?’ , “Cihad” ‘Cihad nedir?'”Cihad, kâfirlerle karşılaştığın zaman çarpışmandır.”‘Cihadın hangi kısmı daha önemlidir?'”Atını feda edip kanı dökülen kişinin yaptığı (fedâkârlık),”Sonra Rasûlullah şöyle buyurdu:”İki amel var ki benzerinin yapılması dışında daha kıymetlisi yoktur; kabul olan hac ya da umredir.(Ahmed bin Hanbel,Müsned,Cilt.1,İman ve İslam)

(1/11)
________________________________________
18 – حقيقة الإسلام أن تشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة وتصوم رمضان وتحج البيت إن استطعت إليه سبيلا
( م 3 عن عمر )
Hz.Ömer rivayet ediyor: İslamın hakikatı(gerçeği), Allahtan başka ilah olmadığına ve Muhammedin Allahın Resulu olduğuna şehadet etmen,namazı kılman,zekatı vermen,ramazanda oruç tutman Ve gücün yettiği takdirde (Allah) yolunda hacetmendir.
(Cebrail Hadisi diye bilinen bu hadis Buhari,Müslim gibi sahih kitaplarda daha uzun şekilde mevcuttur.)

(1/12)
________________________________________
19 – الإسلام علانية والإيمان في القلب
( ش عن أنس )
Hz.Enes rivayet ediyor:İslâm açıkta tezahür eder, iman ise kalptedir
(1/12)
________________________________________
20 – إن للإسلام صنوا ( كذا في الأصل المطبوع والصواب ” صوى ؟ ؟ ” وهي الأعلام المنصوبة من الحجارة في مفازة مجهولة – مجمع البحار ) ومنارا كمنار الطريق ورأسه وجماعه شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبد ورسوله وإقام الصلاة وإيتاء الزكاة وتمام الصوم
( طب عن أبي الدرداء )
İslamın sınva sı vardır ( doğru olan asılda ve matbuu da sıva ?? dır o da taşlıkta birşeyin önde oldugunu bildirmek için kullanılır -mecmuul bihar adlı sözlükten aktarılmış ) burada sınvan kelimesini tahlil ediyor sinvan temel demektir o halde mana şu şekilde olur : İslamın temelleri vardır : fener gibi yolu aydınlatan ve başı toplayıcısı la ilahe illallah muhammedun resulullah şehadeti, namazı kılmak, zekatı vermek ve orucu tamamlamaktır teberanı (ebi derda r.a. dan)

(1/12)
________________________________________
21 – بني الإسلام على خمس : شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله وإقام الصلاة وإيتاء الزكاة وحج البيت وصوم رمضان
( حم ق ت ن عن ابن عمر )
Abdullah bin Ömer bin el Hattab (r.a)’tan şöyle dediği rivayet edildi: Resulullah (sav)’i şöyle buyururken işittim. İslâm beş şey üzerine bina olunmuştur: Allahtan başka ilah olmadığına şehadet etmek, Muhammedin O’nun elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, (Allahın) beytini haccetmek, ve ramazan orucu tutmak” (Buhari ve Müslim rivayet etti.
(1/13)
________________________________________
22 – رأس هذا الأمر الإسلام ومن أسلم سلم وعموده الصلاة وذروة سنامه الجهاد لا يناله إلا أفضلهم
( طب عن معاذ )
Bu işin (dinin) başı İslamdır. Her kim islama girerse selamete (kurtuluşa) erer. Dinin direği namazdır. Dinin en uç noktası ise cihaddır. Bu zirveye ancak en faziletlileri ulaşabilir.
(Diğer rivayetler bir hayli uzundur.Resulullah(sav) Muaz(ra )ile beraber bir yolculukta yürür iken Muaz(ra) kendisine tavsiye etmesini ister.Peygamberimiz(sav)’de ona tavsiyelerde bulunur.Yukarıdaki metin o kısımdan bir parçadır.)
(Müslim, İman: 12; Buhârî, İman: 2)

(1/13)
________________________________________
23 – عرى الإسلام وقواعد الدين ثلاثة عليهن أسس الإسلام من ترك واحدة منهن فهو بها كافر حلال الدم : شهادة أن لا إله إلا الله والصلاة المكتوبة وصوم رمضان
( ع عن ابن عباس )
İbn Abbas rivayet ediyor: İslamın bağları ve Dinin kuralları üçtür.Kim İslamın esasların(dan) birini terkederse o kafirdir,kanı helaldir.(Bu esaslar şunlardır); Allahtan başka ilah olmadığına şehadet etmek,Mektub olan(Yazılan,Farz olan) namazı kılmak ve Ramazanda oruç tutmak(Ramazan orucunu tutmak).
Ebu Ya’la’nın Müsnedindeki bir rivayet şöyle geçmektedir; “İslam’ın kulpları (tutunulacak esasları) ve dinin temelleri üçtür, İslam bunlar üzerine bina edilmiştir. Kim bunlardan birini terk ederse, onu inkar etmiştir. Kanı helal olur. Bunlar:
1. Allah’tan (cc) başka hiçbir ilah olmadığına şehadet getirmek,
2. Beş vakit namaz,
3. Ramazan orucu”
(Ebu Ya’la)

(1/13)
________________________________________
24 – يا عدي ابن حاتم أسلم تسلم أشهد ( ن – تشهد ) أن لا إله إلا الله وأني رسول الله وتؤمن بالأقدار كلها خيرها وشرها حلوها ومرها
( هـ عن عدي بن حاتم )
Adiy bin Hâtim rivayet ediyor: “Ey Hatim’in oğlu Adiy! Müslüman ol, sağlam kal!”(kurtuluşa er) . Allahtan başka ilah olmadığına ve benim Allahın Resulu olduğuma şehadet ederim.(Şehadet edersin) Kaderin tümüne,hayrın ve şerrin Allahtan olduğuna(Allahın onları yarattığına) acısına ve tatlısına(acısıyla tatlısıyla razı olarak) inanırsın.

(1/14)
________________________________________
25 – الإسلام إقام الصلاة وإيتاء الزكاة وحج البيت وصوم شهر رمضان والاغتسال من الجنابة
( د عن عمر )
Hz.Ömerden rivayetle : İslam, Namazı kılmak,zekatı vermek,Beyti (Yani Kabeye) Haccetmek,Ramazan ayında oruç tutmak,Cünüplükten gusul almak(temizlenmek) tir.
[Buhari ve Müslim gibi kitaplarda Cebrail Hadisi olarak uzun uzun rivayet edilmiştir.]

(1/14)
________________________________________
26 – الإسلام أن تعبد الله ولا تشرك به شيئا وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة المفروضة وتصوم رمضان وتحج البيت
( حم ق هـ عن أبي هريرة وأبي ذر معا ) الإكمال
Ebu Hureyre,Ebu Zerr ile naklediyor: İslam Allaha ibadet etmen ve ona hiçbirşeyi ortak koşmaman,namazı kılman,belirlenmiş (kesin olarak takdir edilmiş) zekatı vermen,Ramazan orucunu tutman ve beyti (Kabeyi) haccetmendir.(Kabeye haccı tamamlamandır)

(1/14)
________________________________________
27 – بني الإسلام على خمس شهادة أن لا إله إلا الله والصلاة وصيام رمضان فمن ترك واحدة منهن كان كافرا حلال الدم
( طب عن ابن عباس )
İbn Abbas naklediyor:İslam beş şey üzerine inşa edilmiştir; Allahtan başka ilah olmadığına şehadet etmek,namaz(ı kılmak),Ramazan orucunu tutmak.Öyleyse Kim bunlardan birini terk ederse, onu inkar etmiş olur (kafir olur) kanı helaldir.
Açıklama; Ehli Sünnet’e göre inandığı halde namazını kılmıyan ve Ramazan orucunu tutmayan kimse dinden çıkmamıştır.

(1/15)
________________________________________
28 – بني الإسلام على خمس شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبده ورسوله وإقام الصلاة وإيتاء الزكاة وحج البيت وصوم رمضان والجهاد والصدقة من العمل الصالح
( طب عن ابن عمر )
İbn Ömer rivayet ediyor: İslam şu beş şey üzerine inşa edilmiştir. Allah’dan başka ilah olmadığına,Muhammed’in (s.a.v.)Allah’ın kulu ve Resul’ü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, beyti haccetmek ve ramazan orucu(dur)(Allah yolunda) Cihad ve Sadaka (da) salih amellerdendir.

(1/15)
________________________________________
29 – بني الإسلام على خمس خصال : شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبده ورسوله وإقام الصلاة وإيتاء الزكاة وحج البيت وصوم رمضان . والجهاد والصدقة من العمل الصالح
( طب عن ابن عمر )
İbn Ömer rivayet ediyor: İslam şu beş şey üzerine inşa edilmiştir: Allahtan başka ilah olmadığına,Muhammedin onun kulu ve Resulu olduğuna şehadet etmek,namazı kılmak,zekat vermek,beyti haccetmek,ramazanda oruç tutmak.Cihad ve Sadaka(da) Salih amellerdendir.

(1/15)
________________________________________
30 – بني الإسلام على ؟ ؟ خصال : شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله والإقرار بما جاء من عند الله والجهاد ماض منذ بعث رسله إلى آخر عصابة تكون من المسلمين يقاتلون الدجال لا ينقصهم جور من جار ولا عدل من عدل وأهل لا إله إلا الله فلا تكفروهم بذنب ولا تشهدوا عليهم بشرك والقدر خيره وشره من الله تعالى
( ابن النجار ابن عمر )
İbn Ömer rviayet ediyor: İslam şu özellikler üzerine bina edilmiştir kurulmuştur; Allahtan başka ilah olmadığına,Muhammedin(sav) Allahın Resulu olduğuna şehadet etmek ve allahdan gelenlere inanmak, peygamberimizin bistedinden deccal zamanına kadar cihad etmek müsllümanları gunahları yuzunden tekfir etmemek onların müşrik olduklarına dair gıyablarında şehadet etmemek kaderin hayrının şerrinin allahdan olduguna iman etmek

(1/16)
________________________________________
31 – أتاني جبريل فقال يا محمد الإسلام عشرة أسهم وخاب من لاسهم له . أولها شهادة أن لا إله إلا الله والثاني الصلاة وهي الطهرة والثالث الزكاة وهي الفطرة والرابع الصوم وهو الجنة والخامس الحج وهو الشريعة
والسادس الجهاد وهو الغزوة ( ن – العروة ) والسابع الأمر بالمعروف وهو الوفاء والثامن من ؟ ؟ النهي عن المنكر وهو الحجة والتاسع الجماعة وهي الألفة والعاشر الطاعة وهي العصمة
أبو نعيم محمد بن أحمد العجلي في فوائده والرافعي في تاريخ قزوين من طريق إسحاق الدبري عن عبد الرزاق عن معمر عن قتادة عن أنس
Enesten:Resulullah (sav) dedi ki ; Cibril bana geldi ve dediki ; Ya Muhammed İslamın on payı,hissesi (vardır) ve (Bunlardan) hissesi olmayan kimse hüsrana uğramıştır.(kaybetmiştir,hayal kırıklığına uğramıştır) – İlk olarak onun, Allahtan başka ilah olmadığına şehadet etmesi,ikincisi namaz,o (günahlardan) arındırır,temizler,üçüncüsü zekattır,o fıtrattır(iç güdüdür),dördüncüsü oruçtur,o(nun karşılığı) cennettir.Beşincisi haccdır,o şeriattır.(dindir).Altıncısı cihaddır,o (Allah yolunda) gazvedir(savaştır) . [Nun Urva(Öz) ] Yedincisi iyiliği emretmek,o vefadır(bağlılıktır). Ve sekizinci kimdir? Kötülüğü nehyetmektir.O delildir.(kanıttır.) Dokuzuncusu cemaattir.O samimiyettir.(alışkanlıktır) Onuncusu itaattır.O yanılmazlıktır.(Şaşılmazlıktır.)
(1/16)
________________________________________
32 – الإسلام ثمانية أسهم : الإسلام سهم والصلاة سهم والزكاة سهم وحج البيت سهم والجهاد في سبيل الله سهم وصوم رمضان سهم والأمر بالمعروف سهم والنهي عن المنكر سهم . وقد خاب من لاسهم له
( ط ن عن حذيفة وحسن ؟ ؟ ع قط في الأفراد والرافعي عن علي ) ؟ ؟ ضعف
Hz.Ali(ra)’den;Resulullah(sav) buyurduki ; İslam sekiz hissedir,paydır. İslam,Namaz,zekat,Beyti Hacc,Allah yolunda Cihad,Ramazan orucu,İyiliği emretmek,Münkerden nehyetmektir.(Bunlardan) hissesi olmayan kimse hüsrana uğramıştır.(kaybetmiştir,hayal kırıklığına uğramıştır)
Son kısmın tercümesi doğru olarak şöyledir; Hiç sehmi olmayan zarar etmiştir

Diğer rivayet şöyledir; “İslâm seksen sehimdir.. namaz bir sehimdir, zekât bir sehimdir, Ramazan orucu bir sehimdir, hac bir sehimdir… Hiç sehmi olmayan zarar etmiştir.”

(1/16)
________________________________________
33 – أربع فرضهن الله عز و جل في الإسلام من جاء بثلاث لم يغنين عنه شيئا حتى يأتي بهن جميعا : الصلاة والزكاة وصيام رمضان وحج البيت
( حم طب عن عمارة بن حزم وحسن حم والبغوي عن زياد بن نعيم )
Ziyâd b. Nuaym el-Hadramî’den (Radıyallahu anh)
Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Allah dört şeyi İslâm’da farz kıldı, Bir kişi bunlardan üçünü yapsa, hepsini yerine getirmedikçe faydalı olmaz, bunlar da .Namaz,Zekat,Ramazan orucu,Beyti hacc
Hadisi Ahmed b.Hanbel Müsnedinde rivayet etmiştir.

(1/17)
________________________________________
34 – إن للإسلام صنوا ( كذا وقد تقدم في رقم 20 : صوى ) كمنار الطريق فمن ذلك أن يعبد الله ولا يشرك به شيئا و ؟ ؟ أقام الصلاة وإيتاء الزكاة ويحج البيت ويصوم رمضان والأمر بالمعروف والنهي عن المنكر والتسليم على بني آدم فإن ردوا عليك ردت عليك وعليهم الملائكة وإن لم يردوا عليك ردت عليك الملائكة ولعنتهم أوسكتت عنهم وتسليمك على أهل بيتك إذا دخلت ومن انتقص منهن شيئا فهو سهم من سهام الإسلام ترك ومن تركهن كلهن فقد ترك الإسلام
ابن السني في عمل اليوم والليلة ( طب ن حل ) عن أبي هريرة
Ebu Hureyreden:İslam’ın alamet ve işaretleri,temelleri vardır.(Bunlardan bazıları şöyledir) ; Allaha ibadet eden ve ona hiçbirşeyi ortak koşmayan kimse,Namazı ikame eden,zekat verin,beyti hacc eden,ramazan orucunu tutan,ma’rufu emreden,münkerden nehyeden,Adem oğluna selam vermendir.Eğer (selamına) yanıt verirlerse sana ve meleklere yanıt ver(miş) olur.Eğer sana selam vermezlerse melekler sana (senin selamına) yanıt verirler ve onlara lanet ederler veya onlara karşı susarlar.Ve Ev halkının yanına girdiğin zaman selam vermendir.Kim bunlardan birisini terkederse İslam’dan bir pay terketmiştir. Kim hepsini terkederse İslam’ı arkasına atmıştır.
(El-İman Ebu Ubeyd s: 11, Albani bu hadis için Buhari ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir dedi).

(1/17)
________________________________________
35 – لم آتكم إلا بخير آتيتكم أن تعبدوا الله وحده لاشريك له وأن تدعوا اللات والعزى وأن تصلوا بالليل والنهار خمس صلوات وأن تصوموا من السنة شهرا وأن تحجوا البيت وأن تأخذوا من أموال أغنيائكم فتردوها على فقرائكم
( حم ) عن رجل من بني عامر
Amir oğullarından bir sahabi naklediyor; Ben size iyilikten başka birşey için gelmedim(gönderilmedim) Allaha ibadet edersiniz,o tektir,onun şeriki yoktur.Lat ve uzzayı bırakın ve gece ve gündüz beş vakit namazları kılın.Senede bir ay (Ramazan ayı) oruç tutun.Beyti haccedin.Ve sizin zengin olanınız mallarından fakirlerinize alsın.(versin)

(1/17)
________________________________________
36 – يا عدي بن حاتم أسلم تسلم قال وما الإسلام قال أشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله وتؤمن بالأقدار كلها خيرها وشرها حلوها ومرها
( هـ ) عن عدي بن حاتم
Adiy bin Hatim rivayet ediyor: Ey Adiy oğlu Hatim.Müslüman ol,selamete er.(Adiy) dedi ki ; İslam nedir? Resulullah(sav) dediki ; Allahtan başka ilah olmadığına ve benim Allahın Resulu olduğuma şehadet etmen,kaderin tümüne iman etmen ,hayrın ve şerrin Allahtan olduğuna acısıyla tatlısıyla iman etmendir.
Hadis farklı lafızlarla şöyle rivayet edilmiştir ; Şabi (ra)’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir : Adiy bin Hâtim Kûfe’ye geldiği zaman Kûfe halkının fıkıhçılarından bir grupla yanına vardık ve ona:
– Resûlullah (sav)’den işittiğin Hadîsleri bize naklet, dedik. Kendisi de dedi ki:
Ben, Resûlullah (sav)’e vardım. Resûl-i Ekrem, bana:
– Ey Hâtim oğlu Adiy! Müslüman ol ki selâmete eresin. Ben de O’na:
– İslâm nedir? diye sordum. Kendileri:
– (İslâm) Allah’tan başka İlâh olmadığına ve benim şüphesiz Allah’ın Resûlü olduğuma şehadet etmen ve kaderin hayrine, şerrine, tatlısına, acısına, tümü ile imân etmendir, dedi.
Not: Bu hadisin isnadının zayıf olduğu Zevaid’de bildirilmiştir. Tirmizî. bu hadîsi Câbir’in rivayeti ile tahriç etmiştir.

(1/18)
________________________________________
37 – يا عدي بن حاتم أسلم تسلم قال مالإسلام قال تؤمن بالله وملائكته وكتبه ورسله وتؤمن بالقدر خيره وشره حلوه ومره يا عدي بن حاتم لا تقوم الساعة حتى تفتح خزائن كسرى وقيصر يا عدي بن حاتم تأتي الظعينة من الحيرة حتى تطوف بهذه الكعبة بغير خفير يا عدي بن حاتم لا تقوم الساعة حتى يحمل الرجل جراب المال فيطوف به فلا يجد أحد يقبله فيضرب به الأرض فيقول ليتك لم تكن ليتك كنت ترابا
( طب ) الخطيب وابن عساكر عن عدي ابن حاتم
İbn Asakir Adiy bin Hatimden rivayet ediyor: Ey Adiyy oğlu Hatim Müslüman ol , selamete er.(kurtuluşa er) . Adiy dediki : İslam nedir? Resulullah(sav) şöyle buyurdu; Allaha,meleklerine,kitaplarına,peygamberlerine,kadere,hayrın ve şerrin Allahtan olduğuna acısı ve tatlısı ile (acısına tatlısına) inanmandır
(1/18)
________________________________________
38 – الإسلام أن تشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة وتصوم رمضان وتحج البيت إن استطعت إليه سبيلا
( حم د ت ن هـ ) عن عمر
Hz.Ömerden: İslam Allahtan başka bir ilah olmadığına Muhammedin Allahın Resulu olduğuna şehadet etmen ve namazı ikame etmen,zekatı vermen,ramazan orucunu tutman,gücün yettiği taktirde beyti haccetmendir.
(1/18)
________________________________________
39 – الإسلام أن تسلم وجهك لله عز و جل وأن تشهد أن لا إله إلا الله وحده لاشريك له وأن محمدا عبده ورسوله وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة وتصوم شهر ( ن – رمضان ) رمضان وتحج البيت إن استطعت إليه سبيلا فإذا فعلت ذلك فقد أسلمت
( حم ؟ ؟ ن ( ؟ ؟ ن – ت ) عن ابن عباس ) ( حم عن أبي عامر وأبي مالك ) ( ن عن أنس ) ( ابن عساكر عن عبد الرحمن بن غنم )
İslam; yüzünü Allah Azze ve Celle’ye teslim e etmen,Allahtan başka ilah olmadığına,onun şeriki olmadığına ve Muhammedin onun kulu ve Resulu olduğuna şehadet etmen,Namazı ikame etmen,zekatı vermen,ramazan ayında oruç tutman,gücün yettiği taktirde Allah yolunda beyti haccetmendir.(Bunları) yaptığın taktirde islam olursun(teslim olmuş olursun)(Hz.Enesten) (İbn Abbastan) ( İbn Asakirden,Abdurrahman ibni Ğanim) ( Ebu Malikten)

(1/19)
________________________________________
40 – الإسلام أن تشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة وتحج البيت وتعتمر وتغتسل عن الجنابة وأن تتم الوضوء وتصوم رمضان
( حب عن عمر )
Hz.Ömerden: İslam Allahtan başka bir ilah olmadığına,Muhammedin Allahın Resulu olduğuna şehadet etmen,namazı ikame etmen,zekatı vermen,beyti haccetmen ve umre (yapman) cünüplükten temizlenmen(gusletmen) ve abdest alman ve ramazan orucu(nu tutmandır)

(1/19)
________________________________________
41 – الإسلام شهادة أن لا إله إلا الله وأني رسول الله وأن تؤمن بالأقدار خيرها وشرها
( ن ) عن عدي بن حاتم
Adiy b. Hâtimden rivayetle ; İslam ALlahtan başka ilah olmadığına benim de Allahın Resulu olduğuma şehadet etmek,kaderin tümüne hayrın ve şerrin (Allahtan) olduğuna inanmandır.

(1/19)
________________________________________
42 – الإسلام أن تعبد الله ولا تشرك به شيئا وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة وتصوم وتحج والأمر بالمعروف والنهي عن المنكر وتسليمك على أهل بيتك ( ن – أهلك ) فمن انتقص شيئا منهن فهو سهم من الإسلام يدعه ومن تركهن فقد ولى الإسلام ظهره
( هـ ك عن أبي هريرة )
Ebu Hureyreden; İslam Allaha ibadet etmen,ona hiçbirşeyi ortak koşmaman,namazı ikame etmen,zekatı vermen,oruç tutman,hacca gitmen,iyiliği emretmek,münkerden nehyetmek ve Ev halkına (veya ehline) selam vermendir.Her kim bunlardan bir şeyi terkederse o İslamdan bir hisseyi bırakır.Ve her kim onları(n hepsini) terkederse İslamı arkasına atmış olur.

(1/20)
________________________________________
43 – الإسلام عشرة أسهم وقد خاب من لاسهم له شهادة أن لا إله إلا الله وهي الملة والثانية الصلاة وهي الفطرة ( في منتخب كنز العمال – القنطرة ) والثالثة الزكاة وهي الطهرة والرابعة الصوم وهي الجنة والخامسة الحج وهي الشريعة والسادسة الجهاد وهو الغزوة والسابعة الأمر بالمعروف وهو الوفاء والثامنة النهي عن المنكر وهي الحجة والتاسعة الجماعة وهي الألفة والعاشرة الطاعة وهي العصمة
( طب طس عن ابن عباس ) . . . وفيه حامد بن آدم المروزي يضع الحديث
İbn Abbas rivayet ediyor: İslam on paydır,işarettir.Hissesi olmayan kimse heba(hüsran) olmuştur.(Bunları terkededen kimseye pay yoktur) (Bunlar şöyledir) ; Allahtan başka ilah olmadığına şehadet etmektir ki o inançtır.İkincisi namazdır,o fıtrattır(iç güdüdür). [Değerli Amelleri içinde – kantara(kişiyi ahirete ulaştıracak köprü) vardır) Üçüncüsü zekattır.O (günahları) temizler , Dördüncüsü oruçtur.O(nun karşılığı) cennettir.Beşincisi hacdır.O şeriattır(dindir) Altıncısı (Allah yolunda) cihaddır.O (Allah yolunda) savaşmaktır.Yedincisi iyiliği emretmektir.O vefadır.(Bağlılıktır) Sekizincisi münkerden nehyetmektir.O (kişinin dini için) delildir.Dokuzuncusu Cemaattır.O samimiyettir.Dokuzuncusu itaattır.Onuncusuda itaattır.O yanılmazlıktır.
TERCÜME ETTİR İSİBU HAD
(1/20)
________________________________________
44 – الإسلام علانية والإيمان في القلب التقوى في القلب وأشار بيده إلى صدره
( حم ن ع عن أنس ) . . . وصحح
Enes´in bildirdiğine göre Resûlullah (sallaüahualeyhiveselkm): “İslam aleni olandır. îman ise kalptedir” demiş, sonra eliyle göğsüne işaret ederek “Takva buradadır, takva buradadır” buyurmuştur.
[Ebu Ya’la]

Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup, Ali b. Mes´ade dışındaki ravileri Snhîh´in ravileridir. Ali b. Mes´ade´yi ise İbn Mam, İfan Ebî Hatim ve daha başkaları güvenilir kabul ederken diğer bilginler zayıf saymışlardır. Bkz. Heysemî, Mecma I, 52. Bûsîn ise demiştir ki: “Bunu İbn Hibbân Sahîh´inde ve ayrıca Bezzâr tahric etmiştir.” (1, 13)

(1/20)
________________________________________
45 – ألا لعلكم لا تروني بعد عامكم هذا . اعبدوا ربكم وصلوا خمسكم وصوموا شهركم وحجوا بيتكم وأدوا زكاة أموالكم ( ن – مالكم ) طيبة أنفسكم وأطيعوا إذا أمرتكم ( منتخب كنز العمال – ذا أمركم ) تدخلوا جنة ربكم
( محمد بن نصر عن أبي أمامة )
Ebu Ümame rivayet ediyor:Dikkat ediniz! Belki, bu yılımdan sonra beni bir daha göremeyeceksiniz!”Rabbinize kulluk ediniz!Beş vakit namazınızı kılınız!Ramazan ayında orucunuzu tutunuz!Beytullah’ı haccediniz!Zekatınızı, gönlünüzden koparak, gönül hoşluğuyla veriniz! Yüce Rabbinizin Cennetine girersiniz!
(Ahmed b. Hanbel, c. 5, s. 262.)
Tirmizi’nin rivayetinde ‘’Allahtan kulluk edin’’ ifadesi yerine ‘’Allahtan korkun’’ vardır.Tirmizide hadisin hasen olduğu belirtilmiştir.

(1/21)
________________________________________
46 – ألا تستمعون . اعبدوا ربكم وصلوا خمسكم وصوموا شهركم وأدوا زكاة أموالكم وأطيعوا إذا أمرتكم ( منتخب كنز العمال – ذا أمركم ) تدخلوا جنة ربكم
( حم وابن منيع . . . حب قط ك ص عن أبي أمامة )
Ebu Umame rivayet ediyor:Dikkat edin,Beni dinleyiniz;Allaha ibadet,kulluk ediniz, Beş vakit namazı kılın, bir ay Ramazan orucunu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin ki, Rabbbinizin cennetine giresiniz

(1/21)
________________________________________
47 – أن تعبد الله ولا تشرك به شيئا وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة وكل مسلم من مسلم حرام ياحكيم بن معاوية
هذا دينك أينما تكن يكفيك ( منتخب كنز العمال : يكفك )
( ابن أبي عاصم والبغوي . . . طب ك عن معاوية بن حكيم عن معاوية النميري عن أبيه ) أنه قال يا رسول الله بما أرسلك ربك قال فذكره
Muaviye En-Numeyri o da babasından naklediyor ;
Ya Resulallah sana Rabbinden gönderilen şey(emir) nedir? dedim.Bunun üzerine;.Allaha ibadet edersiniz,Ona hiçbir şeyi ortak koşmazsınız,namazı kılarsınız,zekatı verirsiniz,ve müslümanın müslümana herşeyi(kanı,malı,namusu) haramdır.(Hakim ibn Muaviye) dedi. Dinin için bu sana yeterlidir

(1/21)
________________________________________
48 – أن تقول أسلمت وجهي لله ؟ ؟ وتخليت وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة . كل مسلم على مسلم محرم ؟ ؟ أخوان ؟ ؟ نصير أن لا يقبل الله من مشرك بعد ما أسلم عملا أو يفارق المشركين إلى المسلمين
( ن ك عن بهز بن حكيم عن أبيه عن جده ) أنه قال ما آيات الإسلام قال فذكره
Hakim babasından o da dedesinden rivayet ediyor: Resulullah(sav)‘e İslamın alameti nedir? dedim. Yüzümü Allaha teslim ettim ve serbest oldum demen namaz kılman, zekat vermendir, her müslüman her müslümana haramdır(Kanı,malı,namusu haramdır)Kardeştir(ler) ve (Birbirine) yardımcı olur(lar).Müslüman olmadıktan sonra Allah müşrikin (hiçbir) amelini kabul etmez.Veya müşrik müslüman olana kadar ölüdür.

(1/22)
________________________________________
49 – أن تشهد أن لا إله إلا الله وحده لاشريك له وأن محمدا عبده ورسوله وأن يكون الله ورسوله أحب إليك مما سواهما وأن تحترق في النار أحب إليك من أن تشرك بالله وأن تحب ذا نسب لا تحبه إلا لله فإذا كنت كذلك فقد دخل حب الإيمان في قلبك كما دخل حب الماء للظمآن في اليوم القائظ
( حم عن أبي رزين العقيلي ) أنه قال يا رسول الله ما الإيمان ؟ قال فذكره وحسن ؟ ؟
Rezin El Ukayli’den rivayetle : Resulullah’a ”Ya Resulallah İman nedir?” dedi.Bunun Allah Resulu(sav) üzerine şunları söyledi ; Allahtan başka ilah olmadığına,tek olduğuna,şeriki olmadığına ve Muhammedin onun kulu ve resulu olduğuna şehadet etmen, Allah ve Resûlü’nün, sana, her şeyden daha sevgili olması,Allaha şirk koşmaktansa ateşte yanmandan daha sevgili olması,soylu olmasada bir kimseyi Ancak Allah için sevmendir., Eğer bunları yapabiliyorsan tıpkı sıcak bir günde su arzusunun, susuz kişinin kalbine girmesi gibi iman da senin kalbine girmiş/yerleşmiş demektir.”
Ahmed b. Hanbelin rivayetinden (sonda) şu fazlalık vardır ;
‘Ey Allah’ın Rasûlü! Mü’min bir kimse olduğumu nasıl anlayabilirim?’ diye sordum.
O da dedi ki:
“Ümmetimden (ya da bu ümmetten) bir kişi iyi olduğunu bilerek, hayır işlerse Allah onun mükâfatını verir. Kötü olduğunu bilerek günah işlemez ve O’ndan başka affedecek bulunmadığını bilerek (sadece) izzet ve celâl sahibi olan Allah’tan af dilerse, işte bu kişi kesinlikle mü’mindir.
( İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 1/78-80.)

(1/22)
________________________________________
50 – أن تعبد الله ولا تشرك به شيئا وتقيم الصلاة وتؤتي الزكاة وتصوم رمضان ( ن – شهر رمضان ) وتحج وتعتمر وتسمع وتطيع وعليك بالعلانية وإياك والسر
( حب عن ابن عمر ) أن رجلا قال يا رسول الله أوصني قال فذكره
İbn Ömer rivayet ediyor: Bir adam dediki : Ya Resulallah bana tavsiyelerde bulun.(Bunun üzerine Allah Resulu(sav) buyurdular ki ) : Allaha kulluk(ibadet) eder,ona hiçbir şeyi ortak koşmaz,namazı ikame edersin,zekatı verirsin,(Ramazan ayında)ramazanda oruç tutarsın , hacc ve umre yaparsın, işitip itaat edersin
(1/22)
________________________________________
51 – هل تدرون من هذا هذا جبريل أتاكم يعلمكم دينكم خذوا عنه والذي نفسي بيده ماشبه علي منذ أتاني قبل مرتي هذه وما عرفته حتى ولى
( حب عن ابن عمر )
İbn Ömer rivayet ediyor: O kimdi biliyor musunuz? O Cibrildi. Size Dininizi öğretmek için geldi..
(1/23)
________________________________________
الفصل الثاني في المجاز والشعب İKİNCİ FASIL –

(1/23)
________________________________________
52 – الإيمان بضع وسبعون شعبه فأفضلها قول لا إله إلا الله وأدناها إماطة الأذى عن الطريق والحياء شعبة من الإيمان
( م د ن هـ عن أبي هريرة )
Ebu Hureyreden: İman yetmiş küsür şu’bedir(derecedir).Onun en efdali La ilahe illallah sözüdür.En alt (dereceside) yoldan eza veren şeyi kaldırmaktır.Hayada imandan bir şu’bedir.

(1/23)
________________________________________
53 – الإيمان بضع وستون شعبه والحياء شعبة من الإيمان
( خ عن أبي هريرة )
Ebu Hureyreden : İman altmış küsür Şu’bedir.Hayada imandan bir şu’bedir.

(1/24)
________________________________________
54 – الإيمان أربع وستون بابا
( ت عن أبي هريرة )
Ebu Hureyreden: İman altmış dört babdır.(bölümdür,kapıdır)
(1/24)
________________________________________
55 – إن لله تعالى مائة خلق وسبعة عشر خلقا من أتى بخلق منها دخل الجنة
( ع هب عن عثمان )
Hz.Osmandan:Allah’ın yüz on yedi ahlakı vardır. Kim onlardan birini yerine getirirse olursa cennete girer.
Veya şöyle bir tercümede olabilir:
Allah’ın yüz on yedi ahlakı vardır. Kim onlardan birine sahip olursa cennete girer.
[Bu hadis İbn Hacer’in Metalibu Aliye Mesanid-i Semaniye adlı aserinde geçmektedir.]

(1/24)
________________________________________
56 – الإيمان بضع وسبعون بابا . فأدناها إماطة الأذى عن الطريق وأرفعها قول لا إله إلا الله
( ت عن أبي هريرة )
Ebu Hureyreden: İman yetmiş küsür babdır.Onun en düşüğü yoldan eza veren şeyi kaldırmaktır.En yükseğide La ilahe illallah kavlidir.(sözüdür)
(1/25)
________________________________________
57 – الإيمان الصبر والسماحة
( ع طب في مكارم الأخلاق عن جابر )
İman sabır ve hoşgörüdür.(Hz.Cabirden)
İbnu’l-Münkedir’in Cabir’den (ra) rivayet ettiği hadiste ise Allah Resulü’ne (sav) imanın ne olduğu sorulunca şu cevabı verdiği nak¬ledilir; “Sabır ve hoşgörüdür
Bu manadaki hadisler için b. Tirmizî, Tefsir-i Suret-i 9/9; İbni Mâce, Nikah/5; îbııi Han-bel, V/278, 282
Buna benzer olarak şu rivayette vardır : İmanı en üstün olan; sabırlı, cömert ve hoşgörülü olandır.) (Deylemi)
(1/25)
________________________________________
58 – الإيمان عفيف عن المحارم عفيف عن المطامع
( حل عن محمد ابن نضر الحارثي مرسلا )
Muhammed ibni Nadr El Harisi (Mürsel) olarak rivayet ediyor: İman : Haramlara karşı iffetliliktir. Tutkulara karşı iffetli olmaktır.
(1/25)
________________________________________
59 – الإيمان والعمل أخوان شريكان في قرن ( قرن : لعل المعنى في مكان أي شخص واحد فلا يقبل دعوى الإيمان بلا عمل . ) لا يقبل الله أحدهما إلا بصاحبه
( ابن شاهين في السنة عن علي )
Hz.Aliden nakledilmiştir;Resulullah(sav) buyurdular ki ; İman ve amel birbirine bağlı ortak iki kardeştirler. ALLAH Teâlâ biri olmadan diğerini kamil olarak kabul etmez.

El-Münavî, Feyzu\’l-Kadir, No: 3104

(1/26)
________________________________________
60 – الإيمان والعمل قرينان لا يصلح واحد منهما إلا مع صاحبه
( ابن شاهين عن محمد بن علي مرسلا )
Muhammed İbn Ali (mürsel olarak) rivayet ediyor: Resulullah(sav) şöyle dedi ; İman ve Amel (birbirine bağlı) eştir.O ikisinden biri olmadan diğeri uygun olmaz.(Islah olmaz,düzelmez)
Diğer rivayet şöyledir; İman ve amel iki (samimi) arkadaştır.
Her biri ancak diğeriyle ayakta durur.
iman olmadan amel fayda vermez. Amel
olmayınca da iman kâmil olmaz.
Münavi, Feyzul- Kadir 3/180 (3105).

(1/26)
________________________________________
61 – الإيمان نصفان فنصف في الصبر ونصف في الشكر
( هب عن أنس )
Hazreti Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Allah Rasûlü (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurmuştur:

İman iki kısımdan müteşekkil bir bütündür; onun bir yarısını sabır, diğer yarısını da şükür oluşturur.

(Şuabü’l-İman, 123/7; Feyzu’l-Kadîr, 188/3)
(1/26)
________________________________________
62 – إذا سئل أحدكم أمؤمن هو فلا يشك في إيمانه
( طب عن عبد الله بن زيد الأنصاري )

(1/27)
________________________________________
63 – أسلم المسلمين إسلاما من سلم المسلمون من لسانه ويده
( حب عن جابر ) صحيح
Sahih kaydıyla İbn Neccardan nakledilmiştir:……….. Müslüman, (Müslümanların) Dilinden Ve Elinden Selamette Olduğu Kimsedir.

Hadisin son cümlesi Buhari,Müslim,Tirmizi gibi en güvenilir kaynaklarda geçkmektedir.

(1/27)
________________________________________
64 – أكمل المؤمنين من سلم المؤمنون من لسانه ويده
( ك عن جابر )
Hz.Cabir(ra) anlatıyor: Resulullah(sav) şöyle dedi ; Müminlerin (imanca) en kemali(mükemmeli) ;Mü’minlerin dilinden ve elinden emin olunan kimsedir.
(1/27)
________________________________________
65 – أشرف الإيمان أن يأمنك الناس وأشرف الإسلام أن يسلم الناس من لسانك ويدك وأشرف الهجرة أن تهجر السيئات وأشرف الجهاد أن تقتل ويعقر فرسك
( طس عن ابن عمر ) رواه ابن النجار في تاريخه . . . وزاد وأشرف الزهد أن يسكن قلبك على مارزقت
وإن أشرف ماتسأل من الله تعالى العافية في الدين والدنيا

İmanın şerefi ( en üstünü ) insanların senden emin olmasıdır. Müslümanın (en üstünü) İnsanların senin elinden ve dilinden selamette olmasıdır.Hicretin şerefi(en üstünü) seyyiatı(kötülükleri) terk etmektir.
(1/28)
________________________________________
66 – أفضل الإيمان أن تعلم أن الله معك حيث ماكنت
( طب حل عن عبادة بن الصامت )
Ubade ibn Samitten : Resulullah(sav) buyurdular ki ;İmanın en üstünü nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir.
[Münavi, Feyzul Kadir 2/29(1243) ; Câmiü’s-Sağîr, No: 721. ; Taberânî; Heysemî]
Feyzul Kadirdeki arapça okunuş şöyledir; İnne efdalel imani en ta’leme ennallahe meake haysuma kunte.
(1/28)
________________________________________
67 – أفضل الإيمان أن تحب لله وتبغض لله وتعمل لسانك في ذكر الله عز و جل وأن تحب للناس ماتحب لنفسك وتكره لهم ماتكره لنفسك وأن تقول خيرا أو تصمت
( طب عن معاذ بن جبل )
Muaz ibn Cebel rivayet ediyor: Resulullah(sav) buyurdular ki ; İmanın en üstünü, Allah için sevmen, Allah için düşmanlık beslemen, dilini Allah’ın zikri ile meşgul etmen, kendin için istediğin şeyi başkaları için de istemen, kendin için istemediğini onlar için de istememen, ya hayır söylemen veya susmandır.

(1/28)
________________________________________
68 – خمس من الإيمان من لم يكن فيه شيء منهن فلا إيمان له التسليم لأمر الله والرضاء بقضاء الله والتفويض إلى الله والتوكل على الله والصبر عند الصدمة الأولى
( البزار عن ابن عمر )

Şu Beş şey imandandır; Kimde bunlardan biri bulunmazsa (Kamil bir imanı yok demektir ) :

1- Allah’ın emrine teslim olma

2- Allahın kazasına rıza göstermek, işlerini (elinden geleni yaptıktan sonra ) Allah’a tefviz etmek (bırakmak),

3-Tevekkül etmek; Her işinde ( elinden geleni yaptıktan sonra ) tevekkül etmek,

4- Musibetlere karşı ilk Sadme ( çatışma ) anlarında sabretmek.

(Bezzar : İbni Ömer R.A.)
Başka rivayette şöyledir;
(Şunları yapmak imanı zirveye çıkarır:
1- Allah’ın hükmüne karşı sabretmek
2- Kaza ve kadere rıza göstermek
3- Tam tevekkül sahibi olmak
4- Allah’a tam teslim olmak.) [Ebu Nuaym]
(1/29)
________________________________________
69 – ذروة الإيمان أربع خصال الصبر للحكم والرضاء بالقدر والإخلاص للتوكل والاستسلام للرب
( حل ص عن أبي الدرداء )
İmanın zirvesi 4 niteliktir. Yönetime sabır,Kadere rıza,(Tevekkül ederek)Güvenerek İhlas,Rabba Teslim olmak
Ebu Derda rivayet etmiştir.

(1/29)
________________________________________
70 – لا يؤمن أحدكم حتى أكون أحب إليه من ولده ووالده والناس أجمعين
( حم ق ن هـ عن أنس )
Hz.Enesten : Hiçbiriniz, ben kendisine babasından-anasından, evlâdından da daha sevgili olmadıkça (hakiki manada) iman etmiş olmaz

Hadis Sahihtir.Buharide geçmektedir.
(1/29)
________________________________________
71 – والذي نفسي بيده لا يؤمن أحدكم حتى أكون أحب الناس إليه من والده وولده
( حم خ ع عن أبي هريرة )
Ebu Hureyre naklediyor: Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki hiçbiriniz, ben kendisine babasından da, evlâdından da daha sevgili olmadıkça (hakiki manada) iman etmiş olmaz

(1/30)
________________________________________
72 – ثلاث من كن فيه ذاق طعم الإيمان من كان لا شيء أحب إليه من الله ورسوله ومن كان لأن يحرق بالنار أحب إليه من أن يرتد عن دينه ومن كان يحب لله ويبغض لله
( سمويه طب عن أنس )
Enes radıyallahu anh’dan: Üç husus var ki, bunlar kimde bulunursa imanın tadını alır: 1- Allah’ı ve Resulünü onların dışındaki her şeyden daha çok seven kimse
2- Ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi tekrar küfre geri dönmekten hoşlanmayan kimse(Dinden irtidat etmektense ateşe atılmayı yeğleyen kimse)
3- Allah için seven ve Allah için buğz eden kimse
(1/30)
________________________________________
73 – الإكمال – أفضل الإيمان أن تحب لله وتبغض لله وتعمل لسانك في ذكر الله ابن مندة
( عن إياس ابن سهل لجهني )
İkmal(Kemal manada) – En üstün İman Allah için sevmen ve buğzetmen ve Allahı lisanınla zikretmendir.(İbn Mendeh)
(1/30)
________________________________________
74 – أفضل الإيمان الصبر والسماحة
( خ في التاريخ من حديث عبيد بن عمير عن أبيه ) ( الديلمي عن معقل بن يسار )
İmanın en üstünü Sabır ve Hoşgörüdür.

Deylemi-Makil İbn Yesardan nakletti.
(1/31)
________________________________________
75 – أفضل الإيمان خلق حسن
( طب عن عمرو بن عبسة )
İmanın en efdali (üstünü) Güzel ahlaktır.
Ömer ibn Abeseden nakledilmiştir.

(1/31)
________________________________________
76 – أفضل الإسلام من سلم المسلمون من لسانه ويده
( خ م ت ن طب عن أبي موسى ) ( طب عن عمرو بن عبسة ) ( ط والدارمي وعبد بن حميد ع طس طص عن جابر ) ( طب ق عن ابن عمر )
Müslümanın en (üstünü) Müslümanların dilinden ve elinden selamette olduğu kimsedir.
İbn Ömer ve İbn Cabir nakletmiştir.
(1/31)
________________________________________
77 – أفضل الإسلام من سلم المسلمون من لسانه ويده وأكمل المؤمنين إيمانا أحسنهم خلقا وأفضل الصلاة طول القنوت وأفضل الصدقة جهد المقل
( ابن نصر عن جابر )
Müslümanın en efdali, kendisinin elinen ve dilinden herkesin salim olduğu müslüman, Mü’mini kâmil olanı da ahlâkça iyi olan, namazın efdali kıyamı uzun olan, sadakanın efdali ise eli kısa olanın verdiği sadakadır.
Hz.Cabirden rivayet edilmiştir.
(1/32)
________________________________________
78 – إن لله مائة وسبعة عشر شريعة من وافاه بخلق منها دخل الجنة
( بز عن عثمان )
Hz.Osman rivayet ediyor: Şüphesiz Allah için yüz on yedi adet faydalı ahlak vardır. Her kim bu ahlaklardan birisiyle (dünyadan) ayrılırsa,vefat ederse cennete girecektir
(Ebû Dâvud et-Tayâlisî, Ebû Yala ve Bezzâr}
Bezzâr der ki: “Abdulvâhid güçlü bir ravi değildir, Abdullah b. Râşid’in durumu ise meçhuldür.”

Diğer rivayet şöyledir ; Allah’ın üç yüz (veya üç yüz altmış) ahlâkı vardır. Kendi isteğiyle bunlardan biriyle ahlâklanan kimse Cennet’e girer
Bu söz üzerine, Hz. Ebubekir (r.a) şöyle sordu:
– Ey Allah’ın Resûlü! Bende o ahlâklardan biri var mı?
– O ahlâkların hepsi sende vardır. O ahlâkların Allah
katında en sevimlisi de cömertliktir.
Taberani nakletmiştir.
AÇIKLAMA
Allah’ın sıfatları onun ahlakının göstergesidir
Allah’ın alim ismi, onun ilim sıfatını; ilim sıfatı ise, ilmin onun şuun-u zatisi olduğunu gösterir.

Rahîm ismi, onun rahmet sıfatını gösterir; rahmet sıfatı ise, rahmetin onun ezelî ahlakı olduğunun göstergesidir.
Allah’ın 99 ismi, onun 99 sıfatını, bunlar da onun 99 ahlakını gösterir. Tabii ki bu isim ve sıfatlar binden fazla, hatta bazı kaynaklara göre dört binden fazladır. Bunlar Allah’ın sıfatlarını ve güzel ahlakınıı gösterir.
Ahlakî erdemler, zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdırlar. Birisini elde eden kimse dolaylı olarak da olsa diğer ahlakî erdemleri de kazanır. Örneğin yalan söylememeyi ilke edinen kimsenin bu hali, diğer bütün hallerine sirayet eder ve hayatını doğruluk üzerine kuran kimse bütün ahlaksızlıklardan uzak durur. O hali her yönüne sirayet eder. Bu da onun kurtuluşuna neden olacaktır..
(1/32)
________________________________________
79 – إن لله مائه خلق وسبعة عشر خلقا فمن أتاه بخلق واحد منها دخل الجنة
( ط والحكيم ع عن عثمان ) وضعف

Hakîm Hz.Osmandan naklediyor: Allah’ın yüz on yedi ahlakı vardır. Kim onlardan TEK birini yerine getirirse cennete girer.
Veya şöyle bir tercümede olabilir; Allah’ın yüz on yedi ahlakı vardır. Kim onlardan TEK birine sahip olursa cennete girer.
Bu hadis burada zayıf olarak belirtilmiştir.

(1/32)
________________________________________
80 – إن لله عز و جل لوحا من زبرجد أخضر جعله تحت العرش كتب فيه أني أنا الله لا إله إلا أنا
أرحم الراحمين خلقت بضعة عشر وثلثمائة خلق من جاء بخلق منها مع شهادة أن لا إله إلا الله دخل الجنة
( طس وأبوالشيخ في العظمة عن أنس ) وضعف
Enes radiyallahu anh’dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
“Allah’ın Arş’in altında yemyeşil zeberced-den bir levhası vardır ki içinde: ‘Ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ben merhamet edenlerin en merhametlisiyim! Uçyüz on küsur ahlâk yarattım. ‘Lâ ilahe İllallah (-Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur)’ sehâdetiyle her kim onlardan birini yaparsa cennete girer’ yazılı dır.” [Taberânî, el-Mu’cemu’l-Evsai’ta, ieyyin senedle]
Kenzul Ummalde bu hadis Zayıf olarak bildirilmiştir.

(1/33)
________________________________________
81 – إن لله تعالى ثلثمائة وخمس عشر شريعة يقول الرحمن وعزتي لا يأتيني عبد من عبادي لا يشرك بي شيئا بواحدة منهن إلا أدخلته الجنة
( الحكيم عن أبي سعيد )
Hakîm tarıkıyla Ebu Said anlatıyor: Resulullah(sav) şöyle buyurdular ; Şüphesiz Allahın Üç yüz On beş şeriatı vardır.Rahman şöyle diyor: Bir kul bana hiçbirşeyi şirk koşmaksızın bunlardan biriyle gelirse (onu) mutlaka cennete sokarım
Diğer rivayet şöyledir; Aziz ve Celîl olan Rahmân’ın önünde bir levha vardır. Üzerinde üç yüz on dokuz şeriat vardır. Cenâb-ı Hak: “Kullarımdan, bana ortak koşmayan her kim bunlardan bir tânesini yerine getirse mutlaka cennete koyarım” der”.

(1/33)
________________________________________
82 – إن بين يدي الرحمن لوحا فيه ثلثمائة وخمس عشر شريعة يقول الرحمن وعزتي وجلالي لا يأتي عبد من عبادي لا يشرك بي شيئا فيه واحدة منها إلا دخل الجنة
( عبد بن حميد عن أبي سعيد ) ضعف
Şüphesiz Rahmanın ellerinin arasında bir levha vardır. ; (ki buradaki manayı sadece Alah bilebilir) Onda Üç yüz On Beş Şeriat vardır.Rahman der ki ; Zatım ve Celalıma andolsun ki bir kullarımdan bir kimse bana hiçbir şeyi ortak koşmaksızın bunlardan biriyle gelirse Ancak cennete girer.
Hadis Ebu Saidden rivayet edilmiştir.Zayıf olduğu da belirtilmiştir.
(1/33)
________________________________________
83 – الإيمان ثلثمائة وثلاثون شريعة من وافى شريعة ( في المنتخب بشريعة ) منها دخل الجنة
( طس طب حب ( ن هب ) وابن النجار عن المغيرة بن عبد الرحمن بن عبيد عن أبيه عن جده ) وضعف
İbn Neccar naklediyor; Muğire ibni Abdurrahman Ubeyde Babasından o da dedesinden rivayet ediyor ; İman Üç yüz otuz şeriattır. Kim bunlardan birini (Allah için) yerine getirirse cennete girer
Diğer rivayet şöyledir; İslâm otuz üç şeriattır. Kim bunlardan birini Allah için yerine getirirse cennete girer.”
(Kütübü Sitte Tercüme ve Şerhi)

(1/34)
________________________________________
84 – الإيمان سبعون أو اثنان وسبعون بابا أرفعه لا إله إلا الله وأدناه إماطة الأذى عن الطريق والحياء شعبة من الإيمان
( حب عنه ؟ ؟ )

Ravi bilinmiyor ; İman yetmiş yada yetmiş iki babdır.Ve en efdalı “La ilahe illallah” ve en aşağısı, yoldan eza verecek bir şeyi kaldırmaktır. Haya da ondan bir şubedir.

Ramuz El Hadiste ;Bu hadisin Ravisi olarak Ebu Hureyre gösterilmiştir.

(1/34)
________________________________________
85 – إن الرجل لا يكون مؤمنا حتى يكون قلبه مع لسانه سواء ويكون لسانه مع قلبه سواء ولايخالف قوله عمله ويأمن جاره بوائقه
( ابن بلال في مكارم الأخلاق )
Mekarimul Ahlakta İbn Bilal naklediyor ; Bir kimse mümin olmaz ta ki onun kalbi lisanıyla beraber aynı olsun.Ve sözü kalbiyle aynı olsun. Ve sözüne aykırı olmayan bir iş yapsın ve komşusu kendisinin belalarından emin olsun.
Bevaik : Belalar,Müsibetler anlamına gelmektedir.
Diğer rivayet ise şöyledir;
“Bir kulun kalbi doğru olmadıkça, imanı doğru olmaz; dili doğru olmadıkça da kalbi doğru olmaz.”

Not:Yani kalp ve dil yamulur ve günahlara bulaşırsa, insanın imanını da yamultur ve Allah korusun insanı isyanlara ve sapıklıklara sürükler.
(1/34)
________________________________________
86 – الإيمان في قلب الرجل يحب الله عز و جل
( الديلمي وابن النجار عن أبي هريرة )
İbn Neccar Ebu Hureyreden naklediyor ; İman kişinin kalbinde Allah azze ve Celleyi sevmesidir.
(1/35)
________________________________________
87 – الإيمان عريان وزينته الحياء ولباسه التقوى وماله الفقه
( ابن النجار عن أبي هريرة ) ( الخرائطي في مكارم الأخلاق عن وهب ( ابن منبه ) . . . معروف
Mekarimul Ahlakta İbn Menbeden nakledilmektedir ; İman çıplaktır. Zineti hayadır.Elbisesi takvadır.Malı da fıkıhtır.(İlimdir.)
Yada şöyle bir tercüme olabilir;
Rasûlüllah(sav), “İman nimetinin zîneti hayâ, esvabı takvâ, malı da fıkıhtır

(1/35)
________________________________________
88 – ثلاث من الإيمان الإنفاق في الإقتار وبذل السلام للعالم والإنصاف من نفسك
( بز طب عن عمار ) . . . ورجح بز وقفه

Hz.Ammardan ; Şu üç şey imandandır: Darlıkta infak etmek, rast geldiği müslümana selam vermek, kendi aleyhinde de olsa adaleti gütmek.

Ramuz El Hadiste geçmektedir.

(1/35)
________________________________________
89 – ثلاث خلال من جمعهن فقد جمع خلال الإيمان الانفاق من الاقتار والانصاف من نفسك وبذل السلام للعالم
( حل عن عمار )
Hz.Ammardan ; Bir adam şu üç şeyi toplarsa, iman hasletlerini toplamış olur: Darlıkta infak, rast geldiği müslümana selam, kendi aleyhinde de olsa adaleti gütme.

(1/36)
________________________________________
90 – من أحب لله وأبغض لله وأعطى لله ومنع لله فقد استكمل الإيمان
( حم عن معاذ بن أنس )
Muaz ibni Enes rivayet ediyor ; Bir kimse Allah için sever ve Allah için buğzeder ve Allah için verir ,Allah içim mani olursa böylece (bu kişinin) imanı mükemmel olur.
(1/36)
________________________________________
91 – والله لا يكون أحدكم مؤمنا حتى أكون أحب إليه من ولده ووالده
( ك عن فاطمة بنت عتبة )
Fatıma bintu Utbe rivayet ediyor ; Vallahi sizden biriniz ben kendisine çocuğundan ana-babasından daha sevgili olmadıkça (tam manada) iman etmiş olamaz.
(1/36)
________________________________________
92 – لا يؤمن أحدكم حتى أكون أحب إليه من نفسه
( حم عن عبد الله بن هشام )
Abdullah bin Haşim rivayet ediyor ; Sizden birinize ben nefsinden daha sevgili olmadıkça (kamil olarak) iman etmiş olamaz.
(1/37)
________________________________________
93 – لا يؤمن أحدكم حتى أكون أحب إليه من نفسه وأهلي أحب إليه من أهله وعترتي أحب إليه من عترته وذريتي أحب إليه من ذريته
( طب هب عن عبد الرحمن بن أبي ليلى عن أبيه )
Abdurrahman bin Ebu Leyla Babasından naklediyor ; Sizden biriniz ben kendisinin nefsinden daha sevgili olmadıkça,ehlim ehlinden daha sevgili olmadıkça, neslim neslinden daha sevgili olmadıkça,zürriyyetim zürriyyetinden daha sevgili olmadıkça (kamil manada) iman etmiş olamaz.
İtret : nesil,zürriyet anlamındadır.
Şu rivayette kaynaklar mevcuttur ; “Bir kul, ben ona nefsinden ve ailesinden, itratim ona kendi itratinden ve zatım ona kendi zatından daha sevgili olmadıkça (kâmil manada) iman etmiş olmaz.” (Taberânî, Evsat, c.4, s.223, h.no:5790)
(1/37)
________________________________________
94 – لا يؤمن أحدكم حتى يحب المرء لا يحبه إلا لله
( حم عن أنس )
Hz.Enesten:Sizden biriniz kişiyi Ancak Allah için sevmedikçe İman etmiş olamaz.
(1/37)
________________________________________
95 – لا يؤمن عبد حتى يحب للناس مايحب لنفسه من الخير
( الخرايطي في مكارم الأخلاق عن أنس )
Hz.Enesten;Nefsi için istediği(arzu ettiği) hayrdan insanlar için istemedikçe o kul (kamil manada) iman etmiş olamaz
(1/38)
________________________________________
96 – لا يؤمن أحدكم حتى يحب لأخيه مايحب لنفسه والمسلم من سلم المسلمون من لسانه ويده لا يؤمن أحدكم حتى يأمن جاره شره
( ابن عساكر عن اسيد بن عبد الله بن زيد القسري عن أبيه عن جده )
Sizden biriniz, kendi nefsi için istediğini kardeşi için de istemedikçe (tam) iman etmiş olmaz.Müslüman müslümanların dilinden ve elinden selamette olduğu kimsedir.Ve komşusu kendisinin şerrinden emin olmadıkça (o kişi kamil manada) iman etmiş olmaz (İbn Asakir-Asid bin Abdullah bin Zey El Kasri o babasından o da dedesinden rivayetle)

(1/38)
________________________________________
97 – لا يؤمن عبد حتى يكون لسانه وقلبه سواء وحتى يأمن جاره بوائقه ولايخالف قوله فعله
( ابن النجار عن أنس )
(İbn Neccar tarıkıyla) Hz.Enesten ; Kalbiyle lisanı aynı olmadıkça kul iman etmiş olamaz ve komşusu onun belalarından,musibetlerinden emin olmadıkça ve sözüne aykırı olmayan bir iş yapana dek iman etmiş olamaz.

(1/38)
________________________________________
98 – لا يجد العبد صريح الإيمان حتى يحب ويبغض لله فإذا أحب لله وأبغض لله فقد استحق الولاية من الله وإن أولياي من عبادي وأحباي من خلقي الذين يذكرون بذكري وأذكر بذكرهم
( طب عن ابن عمرو بن الحمق )
Ömer ibnül Hamak rivayet ediyor: Kişi, Allah için sevip Allah için buğz etmedikçe imanın açık güzelliğini göremez. Allah için sevdiği ve Allah için buğzettiği zaman Allah’ın dostluğunu kazanmayı hakkeder. Şüphesiz ki, kullarım arasında benim velilerim/dostlarım ve mahluklarım arasında benim sevdiklerim, beni yadetmekle zikredenler ve benim de kendilerini yad etmekle zikrettiği kimselerdir.

(1/39)
________________________________________
99 – لا يحق العبد حقيقة الإيمان حتى يغضب لله ويرضى لله فإذا فعل ذلك فقد استحق حقيقة الإيمان وإنما أحباي وأولياي الذين يذكرون بذكري وأذكر بذكرهم
( طس عن محمد بن عمرو بن الحمق ) . . . وضعف
Ömer ibnül Hamak rivayet ediyor: Kul, Allah için sevip Allah için buğzetmedikçe imanın hakikatına ulaşmayı hakketmez. Ne zaman ki bunları yapar o zaman imanın hakikatına ulaşmayı hakkeder. Benim sevdiklerim, beni yadetmekle zikredenler ve benim de kendilerini yad etmekle zikrettiğim kimselerdir.
Hadis burada zayıf olarak belirtilmiştir.

(1/39)
________________________________________
100 – لا يحق العبد حق صريح الإيمان حتى يحب لله ويغضب فإذا أحب لله وأبغض فقد استحق الولاية من الله تعالى فإن أولياي من عبادي وأحباي من خلقي الذين يذكرون بذكري وأذكر بذكرهم
( حم عن ابن عمر بن الحمق )
Ömer ibnül Hamak rivayet ediyor: Kul, Allah için sevip Allah için buğzetmedikçe imanın açık güzelliğine ulaşmayı hakketmez Allah için sevdiği ve Allah için buğzettiği zaman Allah’ın dostluğunu kazanmayı hakkeder. Şüphesiz ki, kullarım arasında benim velilerim/dostlarım ve mahluklarım arasında benim sevdiklerim, beni yadetmekle zikredenler ve benim de kendilerini yad etmekle zikrettiği kimselerdir.

Diğer rivayet şöyledir: Amr İbni Cemuh’dan (r.a.) rivayet edilmiştir ki, Peygamberimiz (s.a.v.) mealen şöyle buyurmuşlar: “Kulun muhabbeti ve Allah için buğzu olmadıkça, (yani kul Allah için sevip, Allah için buğz etmedikçe) iman onun hakk-ı sarihi olamaz (yani gerçek hakkı olamaz). Eğer buğz-i lillah (gerçekten Allah için buğz etmek) bir kulda hakkı ile olursa, o kimse Allah tarafından filhakika velayete müstehak olur (yani gerçekte Allah’ın veli kullarından olmaya hak kazanır
el-Mevaizu’l-Mu’tebere min Ayati’l-Mükerreme (gayr-i matbu)
Diğer bir rivayet ise şöyledir; “Kul Allah için sevip Allah için nefret etmedikçe samimi olarak imanı elde etmiş olmaz. Allah için sever ve Allah için nefret ederse Allah Tealâ tarafından bir velâyeti hak eder.” (Ahmed b. Hanbel)
(1/39)
________________________________________
101 – لا يبلغ العبد حقيقة الإيمان حتى يحب للناس مايحب لنفسه من الخير
( ع حب ص عن أنس )
Hz.Enesten : Kul nefsi için istediği hayrı insanlar için istemedikçe imanın hakikatına ulaşamaz.
(1/40)
________________________________________
102 – لا يبلغ العبد حقيقة الإيمان حتى يعلم أن ما أصابه لم يكن ليخطئه وما أخطأه لم يكن ليصيبه
( س . . . وحسنه . . . طب كر عن أبي الدرداء )
Ebi Derdadan ; Hiçbir kul, kendisine isabet edecek olan şey elbette isabet edecek, isabet etmeyecek olan da elbette etmeyecek diye bilmedikçe imanın hakikatine ulaşamaz.

Bu rivayeti Ahmed b. Hanbel Müsnedinde Aynı raviden rivayet etmiştir.Rivayetin başında ”Herşeyin bir hakikatı vardır” ifadesi vardır.
(1/40)
________________________________________
103 – لكل شيء حقيقة ومايبلغ العبد حقيقة الإيمان حتى يحب للناس مايحب لنفسه وحتى يأمن جاره من بوائقه
( كر عن ابن عمر )
İbn Ömer rivayet ediyor;Herşeyin bir hakikatı vardır.Kul nefsi için arzu ettiği şeyi insanlar için arzu etmedikçe ve komşusu kendisinin belalarından,musibetlerin(şerrinden) emin olmadıkça imanın hakikatına ulaşamaz.
Buharideki bir rivayet şöyledir; Hz. Peygamber (s.a.s.) bir gün; “Vallahi iman etmiş olamaz, Vallahi iman etmiş olamaz, Vallahi iman etmiş olamaz”buyurdular. Bir sahabi, “Kim iman etmiş olamaz, ey Allah’ın Resûlü” diye sorunca, Efendimiz (s.a.s); “Komşusunun, kötülüğünden emin olmadığı kimse” diye cevap verdiler.(Buharî, Edeb, 29)

(1/40)
________________________________________
104 – لا يبلغ عبد حقيقة الإيمان حتى يحب للناس مايحب لنفسه
( ابن جرير عن ابن عمر )
İbn Neccar tarıkıyla İbn Ömer rivayet ediyor: Kul nefsi için sevdiği şeyi insanlar için sevmedikçe imanın hakikatına ulaşamaz.
(1/41)
________________________________________
105 – أوثق عرى الإسلام أن تحب في الله وتبغض في الله
( ابن أبي الدنيا في كتاب الإخوان عن البراء )
İbn Ebid Dünya Kitab-ı İhvanda Ber’â dan naklediyor; İslamın en sağlam(en yakın) bağ(larından birisi de) Allah için sevip Allah için buğzetmekdir.

Diğer rivayette şöyledir; En sağlam iman bağı Allah için birbirini sevmek ve Allah için birbirini sevmemektir.” (Buhari iman 1)
Başka rivayet ise şöyledir; “İmanı en sağlam şekilde ortaya koyan husus hiç şüphesiz Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir.” (Ahmed b. Hanbel)

(1/41)
________________________________________
106 – لا يستكمل عبد الإيمان حتى يحب لأخيه مايحب لنفسه وحتى يخاف الله في مزاحه وجده
( أبو نعيم في المعرفة عن أبي مليكة الداري ( في المنتخب أبي مليك الدماري – وفي الإصابة أبي مليكة ح )
Resulullah(sav) şöyle buyurdular; Kul kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe ve şaka ve ciddi durumlarında Allah’tan korkmadıkça imanı kemale ermez

(Ebu Nuaym,El Ma’rifede ; Ebi Melîke eddâri den ; Müntehabta Ebi Melike Eddimariden ; İsâbede Ebi Melikeden)
(1/41)
________________________________________
107 – لايستكمل العبد الإيمان حتى يكون فيه ثلاث خصال الانفاق في الاقتار والانصاف من نفسه وبذل السلام
( الخرائطي في مكارم الأخلاق عن عمار بن ياسر ) الديلمي عن أنس
(1/42)
________________________________________
108 – تطعم الطعام وتقري السلام على من عرفت ومن لم تعرف
( حم خ م د ن هـ عن ابن عمر ) إن رجلا سأل رسول الله صلى الله عليه وآله وسلم أي الإسلام خير قال فذكره
Abdullah İbnu Amr İbni’l-Âs (r. anhümâ) anlatıyor: “Bir adam Resulullah’a: “İslâm’ın hangi ameli daha hayırlı?” diye sual etti.

Resulullah(sav) ;Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermen” diye cevap verdi.” [Ebû Dâvud, Edeb 142, (5194).]

Arefte:tanıdın
Lem ta’rif:tanımadın
Tekara:söyledin,
Tekaresselam;selam söyledin,Selam verdin
(1/42)
________________________________________
الفصل الثالث في فضل الإيمان والإسلام وفيه فرعان :
ÜÇÜNCÜ FASIL İMAN VE İSLAMIN FAZİLETİ
İKİ BÖLÜM VARDIR
(1/42)
________________________________________
الفرع الأول في فضل الشهادتين
BİRİNCİ BÖLÜM ŞEHADETİN FAZİLETİ
(1/43)
________________________________________
109 – إن الله سيخلص رجلا من أمتي على رؤوس الخلائق يوم القيامة فينشر عليه تسعة وتسعين سجلا كل سجل مثل مد البصر ثم يقول أتنكر من هذا شيئا أظلمك كتبتي الحافظون فيقول لا يا رب فيقول أفلك عذر فيقول لا يا رب فيقول بلى إن لك عندنا حسنة وإنه لا ظلم عليك اليوم فتخرج بطاقة فيها أشهد أن لا إله إلا الله وأشهد أن محمدا عبده ورسوله فيقول أحضر وزنك فيقول يا رب ماهذه البطاقة مع هذه السجلات فيقال فإنك لا تظلم فتوضع السجلات في كفة والبطاقة في كفة فطاشت السجلات وثقلت البطاقة ولايثقل مع اسم الله تعالى شيء
( حم ت ك هب عن ابن عمر )
Abdullah bin Amr ,İbn Ömer… sahabiler rivayet ediyor; Allahu Teala, kıyamet günü ümmetimden bir adamı halkın içinden çekip meydana çıkarır. Onun günahla dolu doksandokuz tane amel defterini önüne serer; her bir defter gözün görme mesafesi kadar uzundur. Sonra kendisine:
“Bunların içinden kabul etmediğin herhangi bir şey var mı, yazıcı meleklerim sana haksızlık etmişler mi?” diye sorar. Adam:
“Hayır Ya Rabbi, bir itirazım yok” der. Allahu Teala:
“Peki, huzurumuzda seni kurtaracak geçerli bir mazeretin var mı?” diye sorar. Adam: “Kendimi savunacak herhangi bir mazeretim yok Ya Rabbi!” der. O zaman Allahu Teala:
“Senin bizim katımızda saklı bir iyiliğin var; bugün sana zulüm yapılmayacak.” buyurur ve içinde “Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve rasülühü” yazılı bir kağıt çıkarır. Adam: “Ya Rabbi, bu kadar günah yazılı amel defterinin yanında bu kağıdın ne hükmü olacak!” diye hayretini ifade eder. Allahu Teala:
“Bugün sana haksızlık edilmeyecek” buyurur ve doksandokuz amel defteri terazinin bir kefesine, içinde kelime-i şehâdet yazılı kağıt da diğer kefeye konur; kağıt bütün günah dosyalarına ağır gelir. Yüce olan Allah’ın ismine hiçbir şey ağır gelemez.”( Hakim, Müstedrek, l, 6; ibnu Hıbban, Sahih, No: 225. Tirmizi, iman, 17; Ahmed, Müsned, II, 213. No: 7994; ibnu Mace, Zühd, 35;)

Tirmizinin ibn Amrdan rivayeti şöyledir; Allah kıyamet gününde ümmetimden bir kişiyi herkesin önünde ayırıp o kişi aleyhinde doksan dokuz dosya açacaktır. Her bir dosyanın boyu gözün görebildiği mesafe kadar olacaktır sonra kendisine şöyle soracaktır: Bunlardan bir şeyi reddediyor musun? Amel muhafızım katip melekler sana haksızlık yapmışlar mıdır? O kimse hayır Ya Rabbi! Diye cevap verecektir. Sonra herhangi bir özrün var mı buyuracak o kimse hayır ya Rabbi diye cevap verecektir. Bunun üzerine Allah şöyle buyuracak evet yanımızda sana aid makbul bir amelin vardır ve bugün sana asla haksızlık edilmeyecektir. Üzerinde ben şehâdet ederim ki Allah’tan başka gerçek ilah yoktur Muhammed de onun kulu ve Rasûlüdür yazılı bir kağıt parçası çıkarılacak ve Allah kendi tartında kendin bulun diyecektir. O kişi de diyecek ki: Ya Rabbibu tek kağıt parçası… ve bu dosyalar nasıl olacak bu tartı işi… Allah’ta buyuracak ki bugün sana asla zulmetmeyecek… Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: Günah sicilleri bir kefeye konulacak, kağıt parçası da bir kefeye konulacak sicillerin konulduğu kefe yukarı kalkacak kağıt parçası ağır çekecektir. Allah’ın ismi yanında hiç birşey ağır basamaz.(bk.Tirmizi,İman)
(1/43)
________________________________________
110 – يصاح برجل من أمتي يوم القيامة على رؤوس الخلائق فينشر له تسعة وتسعون سجلا كل سجل مد البصر ثم يقول الله تبارك وتعالى هل تنكر من هذا شيئا فيقول لا يا رب فيقول أظلمك كتبتي الحافظون فيقول لا يا رب ثم يقول ألك عذر ألك حسنة فيهاب الرجل فيقول لا فيقول بلى إن لك عندنا حسنة وإنه لا ظلم عليك اليوم فتخرج له بطاقة فيها أشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبده ورسوله فيقول يا رب ما هذه البطاقة مع هذه السجلات فيقول إنك لا تظلم فتوضع السجلات في كفة فطاشت السجلات وثقلت البطاقة
( خ ك عن ابن عمرو )
İbn Ömer,Abdullah bin Amr adlı.. sahabiler rivayet ediyorlar;
Kıyamet günü bütün yaratıkların duyacağı biçimde ümmetimden bir adam (hesaba) çağırılır ve ona (günahlarının yazılı olduğu) dok¬san dokuz sicil (yâni büyük defter açılıp) yayılır. Her defter gözün görebildiği saha kadar uzundur. Sonra Allah (Azze ve Celle) (o kula) :
Bu sicillerde yanlı (günahlar) dan bir şey inkâr eder misin? bu¬yurur. Kült Hayır, ya Yabbi, der. sonra Allah (ona):
(Kulların sevablanm ve günahlarını) kaydedip tutan yazıcı me¬lekler sana haksızlık ettiler mi? buyurur. Sonra (yine) Allah (Azze ve Celle) :
Şu (kadar günahlarına karşılık bir iyiliğin – hayrın var mı? diye sorar. Bunun üzerine adam büyük bir korkuya kapılarak (telaşın¬dan) :
Hayır (hiç bir iyi amelim yok), diyecek. Sonra Allah (Azze ve Ceîle) :
Bilâkis (vardır). Şüphesiz katımızda senin bir takım iyi amelle¬rin bulunur ve şüphesiz bu gün sana hiç bir zulüm yoktur, buyurur. Sonra o adam için bir yaprak kâğıt çıkarılır ki onda “Eşhedü ellâ ila¬he illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Eesûlühu = Di¬limle söyler, kalbimle de tasdik ederim ki Allah’tan başka ibâdete-tapınmaya lâyık hiç bir ilâh yoktur ve dilimle söyler, kalbimle de tasdik ederim ki Muhammed, Allah’ın kulu ve (son) elçisi, peygam¬beridir.” bulunur. ResûM Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyur-muş ki:
Adam : Yâ Rabbi, şu (koskoca) büyük defterler yanında bu kağıt nedir? Allah (ona) :
Şüphesiz, sana zulüm edilmiyecek, buyurur. Sonra siciller (yâni günahlarının yazıh olduğu büyük defterler) terazinin bir kefesine ko¬nulur. Şehâdet kelimesinin yazılı olduğu kâğıd da terazinin diğer ke¬fesine konulur (ve tartılır). Büyük defterler hafif gelir ve o kağıt parçası ağır gelir.
Bıtâka, kâğıt parçası¬dır. Mısır halkı kâğıda Bıtâka derler

(1/43)
________________________________________
111 – أذن في الناس أن من شهد أن لا إله إلا الله وحده لا شريك له مخلصا دخل الجنة
( ع عن عمر )
Hz.Ömerden rivayetle; Resulullah(sav) buyurdularki ; İnsanlara duyur(ilan et ki) Kim Allahtan başka ilah olmadığına onun tek ve şerikinin olmadığına muhlis(ihlaslı,yakinen inanarak) bir şekilde şehadet ederse cennete girer.
Sad b. Ubade’den gelen rivayete göre: Kim “la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh” dese, kalbiyle ona itaat etse, lisanıyla ona boyun eğse ve Muhammed’in Allah’ın kulu ve resulü olduğuna şahitlik etse, Allah ona cehennemi haram kılar.”( Mecmau’z-Zevaid, 1/21).

(1/44)
________________________________________
112 – اذهب بنعلي هاتين فمن لقيت من وراء هذا الحائط يشهد أن لا إله إلا الله مستيقنا بها قلبه فبشره بالجنة
( م عن أبي هريرة )
Ebu Hureyreden rivayetle ; Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Ey Eba Hureyre! Git! Bu bostanın arkasında kalbi yakinen şeksiz inanarak “Lailahe illallah”a şahadet eden her kime rastlarsan, onu cennet ile müjdele.
Buhari,Müslim nakletmişlerdir.
Müslimdeki rivayet şöyledir;
Ebu Hureyre (r.a)’tan rivayet edilmiştir:

“Bir defasında bir toplulukta beraberimizde Ebu Bekr ile Ömer’de olduğu hal­de Resulullah (s.a.v.)’in etrafında oturuyorduk. Derken Resulullah (s.a.v.) yanımızdan kalkıp gitti. Tekrar yanımıza dönmesi uzun sürdü. Biz, ona bir kötülük yapılmasın­dan korkup endişeye düştük. Hemen kalktık. ilk telaşa kapılan bendim. Bunun üze­rine Resulullah (s.a.v.)’i aramaya çıktım. Nihayet Ensar’dan Neccar oğullanna ait bir bahçeye gelince, bahçenin kapısını bulabilir miyim diye onun etrafını dolaştım. Fa­kat bahçenin kapısını bulamadım. Bir de baktım ki, akar bir kuyudan gelen bir ka­nalın bir bahçenin içine giriyor. Derhal tilkinin büzüldüğü gibi büzülerek Resulullah’ın yanına giriver)dim. Bana:

“Ebu Hureyre misin?” diye sordu. Ben de:

“Evet, ey ALLAH’ın resulü!” dedim. Resulullah (s.a.v.):

“Niye geldin?” diye sordu. Ben de:

“Aramızdaydın. Birden kalkıp gittin. Sonra da yanımıza dönmede gecik­tin. Sana bir kötülük yapılmasından korkup endişeye düştük. ilk endişe eden de ben oldum. Dolayısıyla seni aramak üzere bu bahçeye kadar geldim. Tilkinin büzüldüğü büzülerek içeri girdim. Diğer insanlar da seni aramak üzere arkamda gelmektedirler” dedim. Resulullah (s.a.v.):

“Ebu Hureyre” deyip bana ayakkabılarını verdi ve:

“Şu iki ayakkabımı götür. Bu bahçenin arkasında kalbi yüzde yüz inanarak “ALLAH’tan başka hiçbir ilah yoktur” diye şahadet getiren kime rastlarsan onu hemen cennetle müjdele” buyurdu.

ilk rastladığım Ömer oldu. Ömer, bana:

“Ey Ebu Hureyre! Bu ayakkabılar da nedir?” diye sordu. Ben de:

“Bunlar, Resulullah (s.a.v.)’in ayakkabılarıdır. Beni bunlarla gönderip kalbi yüzde yüz inanarak “ALLAH’tan başka bir ilah yoktur” diye şahadet geti­ren kimseye rastlarsam onu hemen cennetle müjdeleyeceğim” dedim. Ömer, iki eliyle mememin arasına vurdu. Ben de kalçamın üzerine düştüm. Ömer:

“Ey Ebu Hureyre! Geri dön” dedi. Ben de Resulullah (s.a.v.)’in yanma geri döndüm. Nerdeyse ağlamak üzereydim. Ömer, beni takip etmiş. Bir de baktım ki, ömer peşimden beni takip ediyor. Resulullah (s.a.v.):

“Ey Ebu Hureyre! Ne oldu sana?” diye sordu. Ben de:

Söylediğini yapmak üzere yolda giderken Ömer’e rastladım. Benimle gönderdiğin haberi ona söyledim. Bunun üzerine Ömer, bana, iki mememin arasına öyle bir vurdu ki, kalçamın üzerine düştüm. Bana:

“Geri dön”emrini verdi” dedim. Resulullah (s.a.v.), ona:

“Ey Ömer! Bu yaptığına seni sevk eden şey nedir?” diye sordu, Ömer:

“Ey ALLAH’ın resulü! Annem-babam sana feda olsun. Sen, kalbi yüzde yüz inanmış olarak “ALLAH’tan başka hiçbir ilah yoktur” diye şahadet getiren kime rastlarsa onu cennetle müjdelesin diye Ebu Hureyre’yi ayakkabılarınla gönderdin mi?” dedi. Resulullah (s.a.v.):

“Evet gönderdim” buyurdu. Ömer:

“Aman böyle yapma! Çünkü korkarım ki, insanlar buna güvenip (amel işlemekten geri) kalırlar. Dolayısıyla bırak da şu yaptıklarını amel etsinler”. dedi. Resulullah (s.a.v.):

“Öyleyse bırak şunları” buyurdu.

Açıklama:

Ebedi cehennemden kurtaracak iman; kalple tasdik ve dille ikrardan meyadan gelir.

Resulullah (s.a.v.)’in, ayakkabılarını Ebu Hureyre’ye vermesi, onu gördüğüne bir alamet olsun ve onun kendisine söyeleyeceği şeyleri daha kolay kabul etmeleri içindir.

Hz. Ömer’in, Ebu Hureyre’nin göğsüne vurması onu yere sermek veya ona eziyet etmek için değil, söylediği sözden vazgeçirmek içindir.

Bu hususta Kadı İyâz ile bazı alimler derler ki:

“Hz. Ömer’in bu fiili ve Peygamber (s.a.v.)’e müracaat etmesi, ona itiraz ve emrini kabul etmemek değildir. Çünkü Resulullah (s.a.v.)’in Ebu Hureyre’yle gönderdiği sözde ümmetinin gönlünü almak ve onlara müjdede bulunmaktan başka bir şey yoktur. Dolayısıyla Hz. Ömer, ümmet bu müjdeye güvenerek amel ve ibadeti terk eder endişesiyle onun gizlenmesi ve bu gizlemenin müslümanlar için o peşin müjdeden daha hayrlı olacağı değerlendirmesinde bulunmuştu. Nitekim bu düşüncesi­ni Resulullah (s.a.v.)’e arzettiğinde Peygamber (s.a.v.) onun bu fikrini onaylamıştı.
(İmam Nevevi,Müslim Şerhi)
(1/44)
________________________________________
113 – يا ابن الخطاب اذهب فناد في الناس : لا يدخل الجنة إلا المؤمنون
( حم م عن عمر )
Ya İbn Hattab git insanlara nida et ; Mü’minlerden başkası cennete giremez.
(1/44)
________________________________________
114 – يا ابن عوف اركب فرسك ثم ناد : إن الجنة لا تحل إلا لمؤمن
( د عن العرباض )
İrbaz ibni Sâriye es-Sülemî radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte Hayber Kalesi’ne varmıştık. Beraberinde ashâbından başka kimseler de vardı.
Hayber’in lideri, kale komutanı, inatçı, kurnaz ve haddini bilmez bir adamdı. Allah Rasûlü’ne gelerek tartışmaya girdi ve:
“–Ey Muhammed! Sizin, merkeplerimizi kesmeye, meyvelerimizi yemeye, kadınlarımızı dövmeye ne hakkınız var!? Bu sizin için helal mi?” diye sert bir tavır sergiledi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz onun bu sözlerine çok kızdı ve celalli bir şekilde:
“–Ey İbn-i Avf! Atına bin, onlara doğru git ve şöyle seslen: Haberiniz olsun, cennet sâdece mü’minlere helâldir! diye haykır. Sonra namaz kılmak üzere toplanın diye nidâ et!” dedi.
Ashabın hepsi derhal namaz için toplandı. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem onlara namaz kıldırdı. Sonra ayağa kalkıp şu nasihatta bulundu:
“–Sizden biri, (rahat) koltuğuna kurulup dayandığı yerden, Allâh’ın, Kur’ân’dakilerin hâricinde haramlarının bulunmadığını mı zannediyor?
Dikkat edin ve şunu iyi bilin ki, vallâhi ben de nasihatte bulundum.
(Kur’ân’da olmayan bâzı şeyler) emrettim.
Birçok şeyleri de yasakladım.
Bunlar, Kur’ân’ın bir misli kadar, belki de daha fazladır.
Allah Teâlâ Hazretleri, üzerlerinde olan vergiyi (borçları olan cizyeyi) ödeyip verdikten sonra, Ehl-i Kitâb’ın evlerine izinsiz girmenizi,kadınlarını dövmenizi, meyvelerini yemenizi helâl kılmamıştır”buyurdu.(Ebû Dâvûd, Harâc 31-33/3050)

(1/45)
________________________________________
115 – يا بلال قم فأذن لا يدخل الجنة إلا مؤمن وإن الله ليؤيد هذا الدين بالرجل الفاجر
( خ عن أبي هريرة )
Ebu Hureyre rivayet ediyor; (Kalk) Ya Bilal, (halka) ilan et(duyur) ki: Cennete giremez, ancak mümin olan girer. Allah bu dini fasık ve facirlerin eliyle de kuvvetlendirir!
(1/45)
________________________________________
116 – أشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله لا يلقاني بهما عبد غير شاك فيهما إلا دخل الجنة
( حم م عن أبي هريرة )
Su’dâ’l-Mürriyye (ra) anlatıyor: “Resulullah’ın (asm) vefatından sonra Hz. Ömer (bir gün kocam) Talha’ya uğradı. (Onu üzgün bularak: ) “Neyin var, niye üzgünsün? Amcaoğlun (Ebu Bekr’in) halife oluşu mu seni üzdü?” dedi. Talha: “Hayır! Lakin ben Resulullah’ın (asm): “Ben bir kelime biliyorum, her kim ölümü anında onu söylerse mutlaka amel defteri için bir nur olur ve onun cesedi ve ruhu, ölüm anında o kelime sebebiyle bir rıza, bir rahmet bulacaktır” buyurduğunu işittim” dedi. Ben bu kelimenin ne olduğunu o ölünceye kadar sormadım. (İşte bunun için üzgünüm)” dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer: “Ben o kelimeyi biliyorum. O Resulullah’ın (asm) amcası (Ebu Tâlib)e vefatı anında teklif ettiği kelime-i tevhiddir. Eğer Resulullah (asm), amcası için, kelime-i tevhidden daha kurtarıcı bir şey bilseydi onu (söylemesini) emrederdi” dedi.”
(1/45)
________________________________________
117 – إني لأعلم كلمة لا يقولها عبد عند موته إلا كانت نورا لصحيفته وإن جسده وروحه ليجدان لها روحا عند الموت
( ن هـ حب عن طلحة )

Buna benzer bir rivayet Hz.Talhadan gelmiştir ; Ben bir kelime biliyorum ki, ölümü yakın olan kimse onu derse, ruhu rahatlık bulur ve kıyamette de ona nur olur. Bu, “Lâ ilâhe illallah” dır.(Ramuz El Hadis)

(1/46)
________________________________________
118 – بشر الناس أنه من قال لا إله إلا الله وحده لا شريك له وجبت له الجنة
( ن عن سهل بن حنيف وعن زيد بن خالد الجهني )
Zeyd bin Halid El Cüheniden : İnsanlara müjdele,Kim La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh derse cennet ona vacip olur.
(bk. Mecmau’z-Zevaid, 1/16).
(1/46)
________________________________________
119 – لن يوافى عبد يوم القيامة يقول لا إله إلا الله يبتغي بها وجه الله إلا حرم الله عليه النار
( حم خ عن عتبان بن مالك )
Utbân b. Mâlik (r.a.)den rivayete göre, Rasûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet gününde, Allah’ın zatını ve rızasını kastederek “Lâ İlahe İllallah” diyen kimse¬yi, Allah cehennem ateşine haram kılar.” Buhârî 2094
Yebteğî :ister,arzu eder
Vechillah:Allahın rızası – Vech:Yüz demektir.

(1/46)
________________________________________
120 – ما من عبد قال لا إله إلا الله ثم مات على ذلك إلا دخل الجنة وإن زنى وإن سرق وإن زنى وإن سرق وإن زنى وإن سرق وان رغم أنف أبي ذر
( حم ق هـ عن أبي ذر )
Ebu Zerrden rivayete göre ; Kim ölmeden önce La İlahe İllallah derse ancak cennete girer.
Hırsızlık ve zina yapsada,Hırsızlık ve zina yapsada ,hırsızlık ve zina yapsada,Ebu Zerr’in burnu sürtülse bile (cennete girer)
Hadisin diğer rivayetleri şöyledir;
Ebu zerr anlatıyor; Bir kere Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem (i ziyâret)e gelmiştim Resûlu`llah, üzerinde beyaz bir örtü bulunduğu halde uyuyordu. (Döndüm) sonra yine geldim. Bu def`a uyanmıştı. (Müsâhabet esnâsında) Resûl-i Ekrem : – Lâ ilâhe illa`llah, deyip sonra bu ikrâr ve îmân üzerine vefât eden hiç bir kul yoktur, muhakkak o kul, Cennet`e dâhil olacaktır, buyurdu . Ben : – O kul zinâ etse, sirkat etse de mi? Diye sordum. O : – Zinâ etse de, sirkat etse de (tevbe ve nedâmet ederse), buyurdu. Ben (hayret ederek): – Zinâ etse de, sirkat etmiş olsa da mı? Diye (tekrar) sordum. O: – Zinâ etse de, sirkat etse de, buyurdu. Ben (üçüncü def`a): – Zinâ etse de, sirkat etse de mi? Diye sordum. Resûl-i Ekrem: – Evet, Ebû Zerr`in burnu toprakta sürtülmesine rağmen o kul zinâ etse de, sirkat etmiş olsa da (Cennet`e girecektir) buyurdu. Râvî (Ebu`l-Esved der ki): Ebû Zerr bu hadîsi her rivâyet ettiğinde: Ebû Zerr`in burnu toprakta sürtülmesine rağmen, der idi.(bk.Buhari)

Başka bir rivayet ise şöyledir;
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: “Bana Cebrail aleyhisselam gelerek “Ümmetinden kim Allah’a herhangi bir şeyi ortak kılmadan (şirk koşmadan) ölürse cennete girer” müjdesini verdi” dedi.(Ebu Zerr diyorki) Ben (hayretle) “zina ve hırsızlık yapsa da mı?” diye sordum. “Hırsızlık da etse, zina da yapsa” cevabını verdi. Ben tekrar: “Yani hırsızlık ve zina yapsa da ha!” dedim. “Evet”, dedi, “hırsızlık da etse, zina da yapsa!” Hz. Peygamber (sav) dördüncü kerresinde ilave etti :”Ebu Zerr patlasa da cennete girecektir.”
(Buhari)
Rağm:rağmen
Zenâ:Zina etti
Sereka:Çaldı,Hırsızlık etti
Enfi:burnun sürtülse

(1/47)
________________________________________
121 – ذروا العارفين المحدثين من أمتي لا تنزلوهم الجنة ولا النار حتى يكون الله الذي يقضي فيهم يوم القيامة
( خط عن علي )
(1/47)
________________________________________
122 – ما من نفس تموت وهي تشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله يرجع ذلك إلى قلب موقن إلا غفر الله له
( حم ن هـ حب عن معاذ )

Mûkinen: Şeksiz,Şüphesiz ve kat’i olarak

(1/47)
________________________________________
123 – من مات وهو يعلم أن لا إله إلا الله دخل الجنة
( حم م عن عثمان )
Osman(ra) anlatıyor; Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmaktadır: “Allah’tan başka ilah olmadığını bilerek ölen kimse cennete girer.

(Müslim, I, 55; İbn Hibbân, I, 430; Hâkim, el-Müstedrek, I, 143, 502; Ahmed, Müsned, I, 65, 69; Beyhakî, Şu’abü’l-iman, I, 109.)

(1/48)
________________________________________
124 – لا يشهد أحد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله فيدخل النار أوتطعمه
( م عن عتبان بن مالك )
Utban ibni Malik rivayet ediyor: Allahta başka ilah olmadığına ve benim Allahın Resulu olduğuma şehadet etmeyen ateşe(cehenneme) girecektir yahut onu tadacaktır.

تطعمه onu tadar,onunla beslenir :

(1/48)
________________________________________
125 – يا معاذ بن جبل ما من أحد يشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله صدقا من قلبه إلا حرمه الله على النار قال يا رسول الله أفلا أخبر الناس فيستبشروا قال إذا يتكلوا
( حم ق عن أنس )
Hz.Enes rivayet ediyor; Ey Muaz ibn Cebel Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allahın Resulü olduğuma samimi kalpte şahitlik eden herkesi Allah ateşe haram kılar.

Muaz: “Ey Allah’ın Resulü! Bunu insanlara bildireyim de insanlar sevinsinler” dedi.

Hz. Peygamber : Hayır. O zaman insanlar buna güvenirler (de ameli terk ederler)” buyurdu.

Bu hadis için bk. Fethul Bari
إذا يتكلوا o zaman ona güvenirler :

(1/48)
________________________________________
126 – يخرج من النار من قال لا إله إلا الله وكان في قلبه من الخير مايزن شعيرة ثم يخرج من النار من قال لا إله إلا الله وكان في قلبه من الخير مايزن برة ثم يخرج من النار من قال لا إله إلا الله وكان في قلبه من الخير مايزن ذرة
( حم ق ن عن أنس )
Enes’ten ra rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

“Kalbinde arpa danesi ağırlığınca iyilik bulunup da tâ ilahe illallah diyen kimse sonunda cehennem ateşinden çıkar. Kalbinde buğday ağırlığınca iyilik olup da lâ ilahe illallah diyen kişi eninde sonunda ce­hennem ateşinden çıkar. Kalbinde bir zerre ağırlığınca hayır bulunan kimse lâ ilahe illallah derse sonunda cehennem ateşinden çıkar.

Fethul Baride geçmektedir.
(1/49)
________________________________________
127 – قال الله تعالى أنا الله لا إله إلا أنا من أقر لي بالتوحيد دخل حصني ومن دخل حصني أمن من عذابي
( الشيرازي عن علي )

Şirazî Hz.Aliden naklediyor; Allahu Teala buyurduki ; “Ben Allahım.Lâ ilâhe illallah Kim tevhidi söylerse Benim kaleme girmiştir. Kim de Benim kaleme girerse azabımdan emin olur.”

Bu hadis Ramuz El Hadiste geçmektedir.
(1/49)
________________________________________
128 – ليس على أهل لا إله إلا الله وحشة في الموت ولا في القبر ( القبور ) ولا في النشور كأني أنظر إليهم عند الصيحة ينفضون رؤوسهم من التراب يقولون الحمد لله الذي أذهب عنا الحزن
( طب عن ابن عمر )
(1/49)
________________________________________
129 – من شهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله حرم الله عليه النار
( حم م ت عن عبادة )
Ubade(ra) rivayet ediyor: Kim Allahtan başka ilah olmadığına ,Muhammedin Allahın Resulu olduğuna şehadet ederse Allah ona ateşi haram kılar.
(1/50)
________________________________________
130 – من شهد أن لا إله إلا الله دخل الجنة
( البزار عن عمر )
Ömer(ra) rivayet ediyor; Kim Allahtan başka ilah olmadığına şehadet ederse cennete girer.
(1/50)
________________________________________
131 – أبشروا وبشروا من وراءكم من شهد أن لا إله إلا الله صادقا بها دخل الجنة
( حم طب عن أبي موسى )
Ebu Musa rivayet ediyor :Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- buyururlar:

“Ardınızda olanlara müjdeleyin! Müjdeleyin! Kim cân ü
gönülden tam bir sadâkat içinde diyerek şehâdette bulunursa, cennete gider.” (Cem’u’l-Fevâid, I, 18)
(1/50)
________________________________________
132 – أخرج فنادي في الناس من قال لا إله إلا الله وجبت له الجنة
( ع عن أبي بكر )
Ebu bekir(ra) dan rivayetle ; Resul-i Ekrem şöyle dedi ; Çık insanlara nida et ki Kim Allahtan başka ilah yoktur derse cennet ona vacip olur.
(1/51)
________________________________________
133 – إذا كان يوم القيامة شفعت فقلت يا رب أدخل الجنة من كان في قلبه خردلة من الإيمان فيدخلون ثم يقول ادخل الجنة من كان في قلبه أدنى شيء
( خ عن عائشة )
Kıyamet gününde şefaat edeceğim.(Rabbime)”Ya Rabbi kalbinde hardal danesi kadar iman bulunan kimseyi Cennet’e koy” derim.(Bunun üzerine Allah celle celaluhu benim şefaatimi kabul eder ve) o insanlar (Cennet’e) girerler.Sonra “Kalbinde (imandan) en ufak bir şey bulunan kim­seyi Cennetine koy” derim.

Bu hadis Buharide geçmektedir.Hz.Enesten ve Hz.Aişeden rivayet edilmiştir.

(1/51)
________________________________________
فضل الشهادتين من الإكمال
ŞEHADETİN MÜKEMMEL FAZLI

(1/51)
________________________________________
134 – أخرج فناد في الناس : من قال لا إله إلا الله فله الجنة وإن زنى وإن سرق على رغم أنف أبي ذر
( طب عن أبي الدرداء )
Ebi Derda’dan rivayetle ; Çık İnsanlara nida et ki ; Kim La ilahe illallah derse ona cennet vardır. Zina ve hırsızlık yapsada,Ebu Zerr’in burnu sürtülse de (cennete girer)

Şöyle bir tercümede yapılabilir; Git Yüksek sesle bağırarak insanlara La ilahe illallah diyenin cennet olduğunu duyur.Zina ve hırsızlık yapsada,Ebu Zerr’in burnu sürtülse de (cennete girer)
(İzheb) “Git
(fenâdî): yüksek sesle,bağırarak insanlara duyur!

(1/52)
________________________________________
135 – إذا قال العبد المسلم لا إله إلا الله خرقت السموات حتى تقف بين يدي الله فيقول اسكني فتقول كيف اسكن ولم تغفر لقائلي فيقول ما أجريت على لسانه إلا وقد غفر له
( الديلمي عن أنس )
Buhari ve Müslim Hz.Enesten naklediyor;“Bir Müslüman kul (LAİLAHEİLLALLAH) deyince, bu tevhid kelimesi gökleri yarar, Allah’ın (CC) huzuruna varıp durur. Allah-u Teala (CC) Hz.leri ‘Sakin ol, sakin ol!’ der. Kelime-i Tevhid cevap verir: ‘Nasıl sakin olayım. Beni söyleyen kişi mağfiret olunmadıkça sakin olamam. Heyecan ve ızdırabım dinmez.’ deyince Cenab-ı Hakk da: ‘Daha o kulumu lisanından seni akıtıp söylettiğim zaman onu mağfiret etmiştim.’ buyurur. Ve Kelime-i Tevhid rahatlaşır.”

(1/52)
________________________________________
136 – إذا قال العبد أشهد أن لا إله إلا الله قال الله يا ملائكتي علم عبدي أنه ليس له رب غيري أشهدكم أني غفرت له
( كر عن أنس )
Kul “Eşhedü en lâ ilâhe illallah” dediğinde, Allah Teala şöyle buyurur: “Ey meleklerim, kulum benden başka Rabbi olmadığını bildi. Sizi şahid tutarım ki, Ben o kulumu muhakkak mağfiret ettim.”(Hz.Enesten)
(1/52)
________________________________________
137 – ارفعوا أيديكم وقولوا لا إله إلا الله والحمد لله اللهم إنك بعثتني بهذه الكلمة وأمرتني بها ووعدتني عليها الجنة وإنك لا تخلف الميعاد إلا أبشروا فإن الله قد غفر لكم
( حم ن طب ك ص عن يعلى بن شداد عن أبيه وعبادة بن الصامت )
. Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde Şıddat b. Gus’tan ve Ubade b. Samit’ten radiyallahu anh şu rivayet vardır:
“Bir gün Resûl-i Ekrem’in (a.s.m.) huzurunda bulunuyorduk. Bize baktı ve ‘İçinizde yabancı, yani Ehl-i Kitap’tan birisi var mı?’ diye sordu. Biz de, ‘Hayır, yâ Resulallah.’ dedik. Bunun üzerine Peygamberimiz kapıyı kapatmamızı söyledi.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün ashabına:
– “Ellerinizi kaldırın ve La İlahe İllallah deyin.” Dedi.
Ellerimizi bir saata yakın öylece tuttuk ,kelimeyi tevhidi zikrettik ve daha sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem elini indirdi Ellerinizi indirin, dedi ve şöyle dedi:
– “Allah-u Teâlâ’ya hamd olsun! Allah’ım sen beni bu kelime ile gönderdin ve bu kelimenin gerektirdiği şeyleri yerine getirmemi emrettin. Bu kelime ile bana cenneti vaadettin. Muhakkak ki sen sözünden dönmezsin.”
Sonra şu şekilde devam etti:

– “Sizi müjdeliyorum. Şüphesiz ki Allah sizi bağışlamıştır.” (Hasen hadis. Ahmet, Hakim, Bezzar, Taberani.)
(Hadisi ziyadeleriyle beraber tamamen aktardık)

(1/53)
________________________________________
138 – أشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله لا يلقى الله عبد مؤمن بهما إلا حجبت عنه النار يوم القيامة
( حم وابن سعد والبغوي وابن قانع والبارودي طب ك ص عن عبد الرحمن بن أبي عمرة الأنصاري عن أبيه )

(1/53)
________________________________________
139 – أشهد أن لا إله إلا الله وحده لا شريك له وأن محمدا عبده ورسوله . لا يلقاه بها أحد يوم القيامة إلا أدخله ( ن – دخل ) الجنة على ما كان فيه
( طس عنه ؟ ؟ ) . . . ؟ ؟ وصحح
(1/53)
________________________________________
140 – أشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله وأشهد أن لا يقولها عبد من حقيقة قلبه إلا وقاه الله من حر النار
( ن والحاكم في الكنى عن ابن عمر )
(1/54)
________________________________________
141 – أشهد عند الله أن لا يموت عبد يشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله صدقا من قلبه ثم يسدد إلا سلك في الجنة فقد وعدني ربي عز و جل أن يدخل من أمتي الجنة سبعين ألفا لاحساب عليهم ولاعقاب وإني لأرجو أن لا يدخلوها حتى تتبوؤا أنتم ومن صلح من آبائكم وأزواجكم وذرياتكم مساكن في الجنة
( حم حب والبغوي والبارودي وابن قانع طب عن رفاعة بن رفاعة الجهني ورجاله موثوقون وروى ( هـ ) بعضه
Allah (cc) katında şehadet ederim ki; kalbinden sıdk ile Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın peygamberi olduğuma şehâdet edip sonra halini düzelten herhangi bir kul ölürse mutlaka cennete gider.” (Tergib ve Terhib.

(1/54)
________________________________________
142 – اعلم أن من مات يشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله دخل الجنة
( ط حم ش د ع حل عن أنس ) . . . وصحح
Hz.Enesten: Bil ki Kim Allahtan başka ilah olmadığına ve benim Allahın Resulu olduğuma şehade ederek ölürse cennete girer.
Hadis burada Sahih olarak belirtilmiştir.

(1/54)
________________________________________
143 – إن الله قد حرم على النار من قال لا إله إلا الله يبتغي بذلك وجه الله
( ح م عن محمود بن الربيع عن عتبان بن مالك ) صح
Utban ibnü Malik rivayet ediyor;
Allah Teâlâ, rızâsını umarak lâ ilâhe illallah diyen kimseyi cehenneme haram kılmıştır.
Sahihdir.
[Buhârî, Salât 45, 46, Ezân 4, 5, 153, 154, Teheccüd 25, 33, 36, Meğâzî, 12, 13, Et’ime 15, Rikak 6, İstitâbetü’l–mürteddîn 9; Müslim, Îmân 54, 55, Mesâcid 263, 264, 265, Fezâilü’s–sahâbe 178. Ayrıca bk. Nesâî, İmâme 10, 46, Sehv 73; İbni Mâce, Mesâcid 8.]
Yebteğî:Umuyor,istiyor
Vechillâh:Allahın rızası,zatı
(1/55)
________________________________________
144 – اذهب فناد في الناس : أنه من شهد أن لا إله إلا الله موقنا أو مخلصا فله الجنة
( ابن خزيمة حب ص عن جابر ) . . . صح
Hz.Cabirden rivayetle ; (İzheb) “Git, (fenâdî) yüksek sesle,bağırarak insanlara duyur! (Ennehû men şehide) Kim şahidlik ederse, tanıklık ederse, (en lâ ilâhe illallah) Allah’tan başka ilâh olmadığına(Mûkınen) Yâni şeksiz, şüphesiz tam bir inanç ve sağlam bir kanaat olarak (ev muhlisan) riyâkârlıkla değil de, hàlis, katıksız bir iyiniyetle söylerse, (felehül-cenneh) ona cennet var! (O cennetlik olacak)
(1/55)
________________________________________
145 – إن الله عز و جل حرم النار على من شهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله
( عبد بن حميد عبادة بن الصامت )
Ubade ibnü Samitden ; Şüphesiz Allah Azze ve Celle Allahtan başka ilah olmadığına ve benim Allahın Resulu olduğuma ateşi(cehennemi) haram kılar.
(1/55)
________________________________________
146 – إن الله عهد إلي أن لا يأتيني أحد من أمتي بلا إله إلا الله لا يخلط بها شيئا إلا وجبت له الجنة قالوا يا رسول الله وماالذي يخلط بلا إله إلا الله قال حرصا على الدنيا وجمعا لها ومنعا لها يقولون قول الأنبياء ويعملون عمل الجبابرة
( الحكيم عن زيد بن أرقم )
(1/56)
________________________________________
147 – إن الأرض لتقبل من هو شر منه ولكن الله أحب أن يريكم تعظيم حرمة لا إله إلا الله
( هـ عن عمران بن حصين )

(1/56)
________________________________________
148 – إن العبد من أمتي إذا قال لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله تطلست ( تطلست ذنوبه : أي محيت – انتهى . مصححة ) ذنوبه كما يطلس أحدكم الكتاب الأسود من الرق الأبيض فإذا قال أشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله فتحت له أبواب الجنة ( في المنتخب أبواب السماء ) ولايمر بصف من صفوف الملائكة إلا قال محمد رسول الله ولم يردها شيء دون الجبار عز و جل
( السجزي في الإبانة عن ابن مسعود ) وقال غريب جدا
(1/56)
________________________________________
149 – إني لأعلم كلمة لا يقولها عبد حقا من قلبه إلا حرم على النار لا إله إلا الله
( حل عن عمر )
Hz.Ömerden; Ben bir kelime biliyorum ki, kim onu hakkı ile kalpten söylerse Cehennem ona haram olur. O da, “Lâ ilâhe illallah” dır.(Hakkı meselesi haramdan kendisini koruması demektir.)
(1/57)
________________________________________
150 – إني لأعلم كلمة لا يقولها عبد حقا من قلبه إلا حرمه الله على النار
( حم ع وابن خزيمة حب ك عن عثمان )
Hz.Osmandan; Ben bir kelime biliyorum ki bir kul onu hakkıyla kalpten söylerse Allah onu ateşe(cehenneme) haram kılar.
(1/57)
________________________________________
151 – إني لأعلم كلمة لا يقولها رجل يحضره الموت إلا وجد روحه لها روحا حين تخرج من جسده وكانت له نورا يوم القيامة لا إله إلا الله
( حم س ع ك عن طلحة بن عبيد الله )
Hz.Talha ibnü Ubeydullahtan ; Ben bir kelime biliyorum ki, ölümü yakın olan kimse onu derse, ruhu rahatlık bulur ve kıyamette de ona nur olur. Bu, “Lâ ilâhe illallah” dır.
(1/57)
________________________________________
152 – إني لأعلم كلمة لا يقولها عبد حقا من قلبه فيموت على ذلك إلا حرمه الله على النار
( حب ك عن عثمان عن عمر )
Hz.Osman ve Hz.Ömerden ; Ben bir kelime biliyorum ki bir kul onu hakkıyla kalpten söylerde sonra(böylece) ölürse bunun üzerine Allah ateşi ona haram kılar.
(1/58)
________________________________________
153 – إني لأرجو أن لا يموت أحد يشهد أن لا إله إلا الله صادقا من قلبه فيعذبه الله
( الديلمي عن ابن عمر )
Deylemi İbn Ömerden naklediyor; Ölmeden önce kalbinden sıdk ile(dürüst olarak) La İlahe illallah diyen birine Allahın azap etmeyeceğini düşünüyorum.(Umuyorum)

(1/58)
________________________________________
154 – إني لأرجو أن لا يموت أحد يشهد أن لا إله إلا الله مخلصا من قلبه فيعذبه الله عز و جل
( الديلمي والخطيب عن ابن عمر )
Deylemi ve Hatib İbn Ömerden naklediyor; Ölmeden önce kalbinden ihlasla La İlahe illallah diyen birine Allahın azap etmeyeceğini düşünüyorum.(Umuyorum)
(1/58)
________________________________________
155 – من قال لا إله إلا الله يصدق لسانه وقلبه دخل من أي أبواب الجنة الثمانية شاء
( ابن النجار عن عقبة بن عامر عن أبي بكر )

Hz.Ebubekirden; Kim dili kalbini doğrulayarak(dili ve kalbiyle sıdk ile doğru söyleyerek) La ilahe illallah derse cennetin sekiz kapısının dilediğinden girer.
(1/59)
________________________________________
156 – أول شيء خطه الله في الكتاب الأول إني أنا الله لا إله إلا أنا سبقت رحمتي غضبي فمن شهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبده ورسوله فله الجنة
( الديلمي عن ابن عباس )
İbn Abbastan rivayetle ; Kitab-ı evvelde (Levhi mahfuzda) Allah Teala’nın yazdığı ilk söz şudur: “Muhakkak ki Ben Allahım. Benden başka ilah yoktur. Rahmetim, gazabımı geçmiştir. Kim ki, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v) O’nun kulu ve Resulü olduğuna şehaded ederse, ona Cennet vardır.”
Yine İbn Abbas’tan gelen diğer bir rivayete göre ise Levh-i Mahfuz’a ilk olarak “Bismillahirrahmanirrahim, kazâma teslim olan ve hükmüme ram olan ve belâma da sabredeni kıyamet gününde sıddıklarla birlikte diriltirim” sözü yazılmıştır
(1/59)
________________________________________
157 – ثمن الجنة لا إله إلا الله وثمن النعمة الحمد لله
( الديلمي عن الحسن عن أنس )
Deylemi Hasan ve Enesten naklediyor; Cennetin fiyatı La ilahe illallah, nimetin fiyatı ise Elhamdulillahtır.
(1/59)
________________________________________
158 – حدثني جبريل فقال يقول الله تعالى لا إله إلا الله ( ن – لا إله إلا أنا ) حصني فمن دخل حصني أمن من عذابي
( ابن عساكر عن علي )
İbn Asakirin tarıkıyla Hz.Aliden rivayetle ; Cibril bana anlattı.Dedi ki ; (Ya Resulallah) Allah teala buyuyor ki ; Allahtan başka ilah yoktur (Benden başka ilah yoktur)La ilahe illallah benim kalemdir.Her kim benim kaleme girerse azabımdan emin olur.

(1/60)
________________________________________
159 – حرم على النار من قال لا إله إلا الله يبتغي بها وجه الله
( طب عن عتبان بن مالك )
Utban ibnü Malik rivayet ediyor: Kim Allahın rızasını umarak La ilahe illallah derse Ateş ona haram olur.
(1/60)
________________________________________
160 – من جاء بشهادة أن لا إله إلا الله وحده لاشريك له وأن محمدا عبده ورسوله حرم على النار
( مسدد وابن النجار عن أبي موسى )
İbn Neccar Ebi Mes’ûd’dan naklediyor; Kim Allahtan başka ilah olmadığına,tek olduğuna,şeriki olmadığına ve Muhammedin onun kulu ve Resulu olduğuna şehadet getirirse ateş(cehennem) ona haram olur.
(1/60)
________________________________________
161 – سأل موسى ربه حين أعطاه التوراة أن يعلمه دعوة يدعو بها فأمره بأن يدعو بلا إله إلا الله فقال موسى كل عبادك يدعو بها وأنا أريد أن تخصني بدعوة أدعوك بها فقال تعالى يا موسى لو أن االسموات وساكنها والبحار ومافيها وضعوا في كفة ووضعت لا إله إلا الله في كفة لوزنت لا إله إلا الله
( ع عن أبي سعيد )

(1/61)
________________________________________
162 – في الكلمة التي راودت عليها عمي فأباها شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله
( طس عن الزهري عن سعيد بن المسيب عن عبد الله ابن العاص عن عثمان بن عفان عن أبي بكر الصديق ) قال قلت يا رسول الله فيم نجاة هذا الأمر قال فذكره

(1/61)
________________________________________
163 – من قال الكلمة التي راودت عمي عليها فردها علي لا يقولها عبد عند موته إلا فسح له فوجد لها روحا تخرج نفسه
( ابن عساكر عن ابن عمر )
(1/61)
________________________________________
164 – من قبل مني الكلمة التي عرضتها على عمي فردها علي فهي له نجاة
( حم ش ع هب عن أبي بكر الصديق ) وصحح
(1/62)
________________________________________
165 – ينجيكم من ذلك أن تقولوا مثل الذي أمرت به عمي عند الموت فلم يفعل
( حم ع أبي بكر ) قال سألت رسول الله صلى الله عليه وآله وسلم ماالذي ينجينا من هذا الحديث الذي يلقي الشيطان في أنفسنا قال فذكره وحسن
(1/62)
________________________________________
166 – قاد الناقة لي جبريل عليه السلام فلما أسهلت ( أسهلت : أي وصلت إلى السهول – انتهى . مصححه ) التفت إلي وقال أبشر وبشر أمتك أنه من قال لا إله إلا الله وحده لا شريك له دخل الجنة فضحكت وكبرت ربي ثم سار رتوه ( رتوه : أي خطوه ) ثم التفت إلي وقال أبشر وبشر أمتك أنه من قال لا إله إلا الله وحده لاشريك له دخل الجنة وقد حرم الله عليه النار فضحكت وكبرت ربي وفرحت بذلك لأمتي
( طس وتمام كر عن أنس ) . وحسن
(1/62)
________________________________________
167 – قال الله عز و جل لا إله إلا الله كلامي وأنا هو فمن قالها دخل حصني ومن دخل حصني أمن عقابي
( ابن النجار عن علي )
İbn Neccar Hz.Aliden naklediyor; Allah azze ve celle buyurdu ki ; La ilahe illallah benim kelamımdır.Ve ben oyum.Kim onu söylerse kaleme girer.Kim de kaleme girerse cezamdan emin(selamette) olur
(1/63)
________________________________________
168 – قال الله لا إله إلا الله حصني من قالها أمن عذابي
( ابن النجار عن أنس )
İbn Neccar Hz.Enesten naklediyor; Allah buyurdu ki ; La ilahe illallah benim kalemdir.Kim onu söylerse azımdan emin olur.
(1/63)
________________________________________
169 – قلت يا رب شفعني فيمن قال لا إله إلا الله قال ذلك إلي
( الديلمي عن أنس )

Deylemi Hz.Enesten naklediyor;Derim ki: “Ey Rabbim, beni “lâ îlâhe illallah!” diyenler hakkında da şefaatçi kıl!” Rabbim bana der ki:Bu (iş) bana (aiddir,) [Onları ben bizzat cehennemden çıkaracağım]

Diğer rivayet olan Buhâri ve Müslim´in Mabed bin Hilal´dan olan rivayetleri ise, yukarıdakinden daha kısa olup, sonunda şöyle denilmiştir: “…Biz Zahru´l-Cebân denilen yerde idik. Hasan-ı Basrî ise, bu sıralarda Ebû Halîfe´nin evinde saklanıyordu. Farkına vardırmadan onun yanına gidip Enes´in rivayet ettiği Şefaat Hadisi hakktnda ondan bilgi almak istedik ve gittik… Dedik ki: “Ebû Hamza, mislini hiç işitmediğimiz şekilde bir şefaat hadîsi rivayet ediyor.” Onu bana naklediniz, dedi. Biz de naklettik. Daha söyleyin, dedi. Biz de hepsi bu kadar dedik… Dedi ki: “O bize, yirmi seneye yakın bir zamandır şefaat hadîsini, bundan daha uzun olarak naklet-mişti. O zaman müsiümanlar da birlik halinde idiler. Belki üstâd bir kısmını unutmuştur, belki de tamâmını haber vermekten çekindiği bir şey vardır.” Biz kendisine: “Bize tamâmını söyle!” dedik. O da güldü ve: “Tamâmını söylemek istediğim için, böyle konuştum. Fakat insan a-çetecidir. İşte bize, onun söylemediği kısmını haber veriyorum” dedi ve hadisi okudu: “…Sonra ben, dördüncü defa olarak secdeye kapanır, rabbime hamdü senada bulunurum. Bana denilir ki: “Ey Muhammed, başını kaldır, iste, istediğin verilecek! Şefaat et, kabul edi¬lecek.” Derim ki: “Ey Rabbim: Lâ ilahe İllallah! diyenlere şefaat etmem için izin ver!” Rabbim der ki: “Onları sana havale etmeyeceğim! İzzetim, kibriyâm ve azametim hakkı için, onları cehennemden ben çıkaracağım.”

Mâbed, böylece rivayet ettikten sonra der ki: “Şehâdet ederim ki Hasan bunu, böylece yirmi seneden beri Enes´ten dinler dururmuş… Ve o zaman müsiümanlar da birlik ve bera berlik halinde İmişler…”
(1/63)
________________________________________
170 – كفر الله عنك كذبك بصدقك بلا إله إلا الله
( عبد بن حميد عن أنس ) أن النبي صلى الله عليه وآله وسلم قال يا فلان فعلت كذا وكذا قال لا والذي لا إله إلا هو ورسول الله صلى الله عليه وآله وسلم يعلم أنه فعله قال فذكره

(1/64)
________________________________________
171 – لقد كفر الله عنك كذلك بصدقك بلا إله إلا الله
( ع عن أنس ) أن رسول الله قال لرجل فعلت كذا وهويعلم أنه فعلة قال لا والذي لا إله إلا هو مافعلت فذكره
(1/64)
________________________________________
172 – لقيت الملك فأخبرني أنه من مات يشهد أن لا إله إلا الله كان له الجنة فما زلت أقول وإن زنى وإن سرق وإن زنى وإن سرق
( ابن عساكر عن أبي ذر )
(1/64)
________________________________________
173 – لكل شيء مفتاح ومفتاح السموات والأرض قول لا إله إلا الله
( طب عن معقل بن يسار )
Makil ibnü Yesar anlatıyor: Herşeyin bir anahtarı vardır.Semâvatın ve arzın(Göklerin ve Yerin) anahtarı La ilahe illallah kavlidir.(sözüdür)
Miftah : Anahtar

(1/65)
________________________________________
174 – لما خلق الله جنة عدن وهي أول ما خلق ( ن – خلقها ) الله قال لها تكلمي قالت لا إله إلا الله محمد رسول الله قد أفلح المؤمنون قد أفلح من دخل في وشقي من دخل النار
( طاهر بن محمد بن الواحد الطبري المفسر في كتاب فضائل التوحيد والرافعي عن أنس )
Hz.Enes rivayet ediyor: Allah (cc) And Cennetini yarattığında -ki o kudret eliyle yarattıklarındandır- şöyle buyurdu: “Konuş.” O da: “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulallah. Mü’minler felah buldu. Bana girenler de felah buldu. Cehenneme girenler de bedbaht oldu.” dedi.
(Taberide de bunu nakletmiştir)

(1/65)
________________________________________
175 – لما خلق الله عز و جل جنة عدن خلق فيها ما لا عين رأت ولاخطر على قلب بشر ثم قال لها تكلمي قالت قد أفلح المؤمنون
( طب عن ابن عباس زاد ( ك ) قالت أنا حرام على كل بخيل ومراء )
Hafız Ebu’l-Kâsım et-Taberânî der ki: Bize Ahmed îbn Ali… İbn Abbas’tan rivayet eder ki Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur : Allah Teâlâ Adn cennetini yarattığında, orada hiç ibir gözün görmediği, hiç bir kulağın işitmediği ve beşerden hiç kimsenin hatırına gelmeyecek şeyler yarattı. Sonra ona; konuş, buyurdu da Adn cenneti : «Mü’minler gerçekten felah bulmuşlardır,» dedi.
Mir’a : Riya eden,içindekinin aksini söyleyen
Bahîl:Cimri

(1/65)
________________________________________
176 – ليس على أهل لا إله إلا الله وحشة في قبورهم ولا في محشرهم ولا في منشرهم وكأني بأهل لا إله إلا الله وقد خرجوا من قبورهم ينفضون التراب عن رؤوسهم ويقولون الحمد لله الذي أذهب عنا الحزن
( عد هب وقال غير قوي وإسماعيل بن عبد الغافر ( ن – الغفار ) الفارسي في الأربعين وابن عساكر عن ابن عمر )
(1/66)
________________________________________
177 – ليس على أهل لا إله إلا الله وحشة في الموت ولا في الحشر ولا في النشر كأني أنظر إليهم عند الصيحة ينفضون رؤوسهم من التراب يقولون الحمد لله الذي أذهب عنا الحزن
( طب عن ابن عمر )
(1/66)
________________________________________
178 – ليس أحد يشهد أن لا إله إلا الله فتطعمه النار
( حل عن عتبان بن مالك )
Utban ibnü Malikten: Hiçbir kimse yoktur ki La ilahe illallah diye şehadet etsin de cehennemi tatmış olsun.

(1/66)
________________________________________
179 – ليس من عبد يقول لا إله إلا الله مائة مرة إلا بعثه الله يوم القيامة ووجهه كالقمر ليلة البدر ولم يرفع لأحد يومئذ عمل أفضل من عمله إلا من قال مثل قوله أو زاد
( طب عن أبي الدرداء )
Ebi Derda rivayet ediyor: Bir kimse günde yüz defa (Lailahe İllallah) derse, Allah onu yüzü ayın on dördü gibi par¬lak olarak mahşere gönderecektir. Aynı zamanda, bu kadar kelime-i tevhit veya daha fazlasını çekenlerden maada onun amelinden daha üstün bir amel de olmayacaktır.
Şöyle bir tercümede olabilir;
“Yüz kere ‘Lâ ilâhe illallah’ diyen (ve buna her gün devam eden) bir kimseyi Allah Teâlâ kıyâmet gününde yüzü ayın on dördü gibi parlak ve güzel olarak haşr edecek (diriltecek)tir. Ve o gün o şahsın amelinden daha güzel bir amel yükseltilip kabul edilmeyecektir. Ancak onun gibi veya daha fazla (Kelime-i tevhîd zikrine) devam eden kullar müstesnâ.
[Muhtâru’l-Ehâdîsi’n-Nebeviyye H. no. 1003/1.]

(1/67)
________________________________________
180 – مازلت أشفع إلى ربي فيشفعني حتى أقول شفعني فيمن قال لا إله إلا الله فيقول ليست هذه لك يا محمد إنما هي لي أنا وعزتي وحلمي ورحمتي لا أدع في النار أحدا قال لا إله إلا الله
( ع عن أنس )
Hz.Enes anlatıyor:Hz.Peygamber(sav) buyurdular ki : Şefaat etmekte devam ederim ve şefaatim de kabul olunur: Öyle ki, “Ya Rabbi La ilahe illallah diyen hakkında şefaatimi kabul et deyinceye kadar.” Bunun üzerine şöyle buyurulur: “Bu iş sana ait değildir Ya Muhammed,Bu ancak Bana aittir.” Ve “Ben izzetime,hilmime,rahmetime yemin ediyorum ki La ilahe illallah diyeni cehennemde bırakmam.
Bu hadis Ramuz El Hadiste geçiyor.Oradaki rivayet biraz farklılık var ki şöyle geçiyor: Bu iş ne Sana ne de Senden evvelkilere aittir, bu Bana aittir.
(1/67)
________________________________________
181 – ماقال عبد لا إله إلا الله مخلصا إلا صعدت لا يردها حجاب وإذا وصلت إلى الله تعالى نظر الله إلى قائلها وحق على الله أن لا ينظر إلى موحد إلا رحمه
( الخطيب عن أبي هريرة )
(1/67)
________________________________________
182 – ما من رجل يشهد أن لا إله إلا الله إلا دخل الجنة وإن زنى وإن سرق ورغم ( في مسند ابن حنبل وان رغم ) أنف أبي الدرداء
( حم ومسد ع د ( الظاهر – و ) حب عن أبي الدرداء
Ahmed İbnü Hanbel Ebi Derdadan naklediyor : Allahtan başka ilah olmadığına şehadet eden bir kişi ancak cennete girer.Zina etmiş,İçki içmiş olsa bile (cennete girer)
(1/68)
________________________________________
183 – مامن عبد قال لا إله إلا الله ثم مات على ذلك إلا دخل الجنة . قال أبو ذر : قلت وإن زني وإن سرق . قال : وإن زنى وإن سرق . قال في الرابعة : وإن رغم أنف أبي ذر
( حم عن أبي ذر )
Ebu Zerrden rivayet edilmiştir: Bir kul La ilahe illallah der sora bunun üzerine ölürse Ancak cennete girer.Ebu Zerr dediki : Dedim ki : Zina etmiş ve içki işmişse bile ha! (Bunun üzerine Hz.Peygamber sav şöyle) dedi: Zina etmiş e içki içmiş olsa bile.
(Ebu Zerr dördüncü kere sorunca) Hz.Peygamber şöyle dedi : Ebu Zerr’in burnu sürtülse bile.(o kişi cennete girer)

(1/68)
________________________________________
184 – ما من عبد يقول لا إله الله مائة مرة إلا بعثه الله عز و جل يوم القيامة ووجهه كالقمر ليلة البدر ولم يرفع لأحد يومئذ عمل أفضل من عمله إلا من قال مثل قوله أو زاد عليه
( أبوالشيخ والديلمي عن أبي ذر رضي الله عنه )
Ebu Şeyh ve Deylemi Ebu Zerrden naklediyorlar; Bir kimse günde yüz defa (Lailahe İllallah) derse, Allah onu yüzü ayın on dördü gibi parlak olarak mahşere gönderecektir. Aynı zamanda, bu kadar kelime-i tevhit veya daha fazlasını çekenlerden maada onun amelinden daha üstün bir amel de olmayacaktır.
(1/68)
________________________________________
185 – مكتوب على باب الجنة لا إله إلا أنا لا أعذب من قالها
( الديلمي عن أبي سعيد )
Deylemî Ebi Said’den naklediyor: Cennet kapısının üzerinde ‘’Benden başka ilah yoktur.Bunu söyleyene azap etmem’’ yazılıdır.
(1/69)
________________________________________
186 – مكتوب على العرش لا إله إلا الله محمد رسول الله لا أعذب من قالها
( اسمعيل بن عبد الغافر ( ن الغفار ) الفارسي في الأربعين عن ابن عباس )
İbn Abbas rivayet ediyor: Arşın üzerinde ‘’Allahtan başka ilah yoktur.Muhmammed Allahın Resuludur.Bunu söyleyene azap etmem’’ yazılıdır.
(1/69)
________________________________________
187 – من ختم له عند الموت بلا إله إلا الله دخل الجنة
( ابن عساكر عن جابر )
İbn Asakir Hz.Cabirden naklediyor: Kimin ölümü La ilahe illallah ile mühürlenir(son bulursa) cennete girer.

(1/69)
________________________________________
188 – من سره أن يزحزح عن النار وأن يدخل الجنة فلتأته منيته وهويشهد أن لا إله إلا الله محمدا رسول الله ويأتي إلى الناس مايحب أن يؤتى إليه
( طب حل عن ابن عمر )
(1/70)
________________________________________
189 – من شهد أن لا إله إلا الله وشهد أني رسول الله فذل بها لسانه واطمأن بها قلبه لم تطعمه النار
( سمويه وابن مردويه هب والخطيب في المتفق والمفترق عن أبي قتادة )
(1/70)
________________________________________
190 – من شهد أن لا إله إلا الله مخلصا من قلبه دخل الجنة
( حب عن معاذ ) . . . صح
Hz.Muazdan: Kim kalbinden ihlasla Allahtan başka ilah olmadığına şehadet ederse cennete girer.
(1/70)
________________________________________
191 – من شهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله لم تطعمه النار
( حم عن أنس )
Hz.Enesten: Kim Allahtan başka ilah olmadığına benim Allahın Resulu olduğuma şehadet ederse (cehennem) ateşini tatmaz.
(1/71)
________________________________________
192 – من شهد أن لا إله إلا الله مخلصا بها يموت على ذلك حرمه الله عز و جل على النار
( قط في الأفراد ) ( ص عن النضر بن أنس عن أبيه ) . . . قال النضر أمرنا أن نكتب هذا الحديث ولم يأمرنا أن نكتب حديثا غيره
Kim ölmeden ihlasla Allahtan başka ilah olmadığına şehadet ederse Allah (cehennem) ateşini ona haram kılar.
(1/71)
________________________________________
193 – من شهد أن لا إله إلا الله وحافظ على صلاة الفجر ولم يتند ( أي لم يصب منه بشيء ) بدم حرام دخل الجنة
( ص عن حذيفة )
(1/71)
________________________________________
194 – من شهد أن لا إله إلا الله فهو له نجاة
( ع وابن منيع عن ابن عمر عن عمر عن أبي بكر )
İbn Ömer,Ömer ve Hz.Ebu Bekirden rivayetle ; Allahtan başka ilah olmadığına şehadet eden kimse kurtulmuştur.(Selamettedir.)
Necat:Kurtuluş,Selamet

(1/72)
________________________________________
195 – من شهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبده ورسوله مخلصا دخل الجنة
( طس عن أبي الدرداء والبارودي وابن مندة عن سعيد بن وائل الجذامي )
Ebi Derdadan rivayetle; Kim Allahtan başka ilah olmadığına ve Muhammedin Allahın kulu ve Resulu olduğuna ihlasla şehadet ederse cennete girer.
(1/72)
________________________________________
196 – من شهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله مخلصا بهما دخل الجنة وصلى وصام وأقام الصلاة وآتى الزكاة وحج البيت حرمه الله على النار
( طس عن أنس ) ( طس عن عتبان بن مالك بلفظ حرم الله وجه على النار )
(1/72)
________________________________________
197 – من شهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله مخلصا من قلبه وأن محمدا عبده ورسوله دخل الجنة ولم تمسه النار
( طب والخلعي هب عن معاذ بن جبل ( ابن خزيمة عن عبد الله بن سلام )

(1/73)
________________________________________
198 – من شهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبده ورسوله وآمن بالبعث والحساب دخل الجنة
( ابن صهري في أماليه عن راعي النبي صلى الله عليه وآله وسلم )
Kim Allahtan başk ilah olmadığına ve Muhammedin onun kulu ve Resulu olduğuna şehadet eder,(Öldükten) sonra dirilişe ,hesaba inanırsa cennete girer.

(1/73)
________________________________________
199 – من شهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله وأقام الصلاة وصام رمضان كان حقا على الله أن يغفر له إن هاجر أو قعد حيث ولدته أمه قيل يا رسول الله ألا أخرج فاؤذن الناس قال لاذر الناس يعملون فإن الجنة مائة درجة بين كل درجتين فيها مثل ما بين السماء والأرض وأعلى درجة منها الفردوس وعليها يكون العرش وهي أوسط شيء من الجنة ومنها تفجر أنهار الجنة وإذا سألتم الله شيئا فاسألوه الفردوس
( طب عن معاذ )
Hz.Muazdan: Kim Allahtan başka bir ilah olmadığına ve Muhammedin Allahın Resulu olduğuna şehadet eder ,namazı ikame eder,ramazan orucunu tutarsa Allaha o kulu bağışlaması (sâdık olan va’di gereğince) Allah üzerine bir hakk olur. O kimse ister Allah yolunda muhacir olsun, isterse içinde doğduğu toprağında otursun”. Bunun üzerine sahâbîler:

— Yâ Rasûlallah! Bu müjdeyi insanlara haber vermeyelim mi? dediler. Bırakın insanları! Kulluk yapmakta yarış edip çalışsınlar.Şüphesiz Cennet’te yüz derece vardır. Her bir derece arasındaki mesafe gökle yer arası kadardır. Cennetlerin en güzel ve yüksek dereceli olanı Firdevs Cenneti olup; Rahman’ın arşı bunun üzerindedir. Cennetlerin bütün nehirleri buradan fışkırır. ALLAH’tan Cenneti isteyeceğinizde Firdevs Cennetini isteyiniz.” (Müsned: 21073)
Başka rivayet Ebu Hureyredendir.ve şöyledir ; Ebû Hureyre(ra)’den tahdîs etti ki, Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

— “Her kim Allah’a ve O’nun Rasûlü’ne îmân eder de namaz kılar ve ramazânda oruç tutarsa, onu cennete koymak (sâdık olan va’di gereğince) Allah üzerine bir hakk olur. O kimse ister Allah yolunda muhacir olsun, isterse içinde doğduğu toprağında otursun”.

Bunun üzerine sahâbîler:

— Yâ Rasûlallah! Bu müjdeyi insanlara haber vermeyelim mi? dediler.

Rasûlullah:

— “Şübhesiz cennette yüz derece vardır. Allah onları kendi yo­lunda cihâdeden mücâhidler için hazırladı. Her iki derecenin arasın­daki mesafe, gökle Yer arasındaki mesafe gibidir. Sizler Allah’tan (cennet) istediğiniz zaman, O’ndan Firdevs’i isteyin. Çünkü o, cennetin en üstünü ve en yüksek olanıdır. Firdevs’in üstünde Rahmân’-ın Arş’ıyardır. Cennetin ırmakları Firdevs’ten fıskırıp akarlar” buyurdu
(Buhari,Tevhid)
(1/73)
________________________________________
200 – من شهد أن لا إله إلا الله يصدق قلبه لسانه دخل من أي أبواب الجنة شاء
( ع عن أبي بكر )
Hz. Ebû Bekr Sıddîk radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;

“Kim Lâ ilahe illallah kelimesine şehâdet eder¬se ve kalbi de dilini tasdik ederse, o kişi Cennet’e dilediği kapıdan girer.
[Müsned’i Ebû Ya’lâ]

(1/74)
________________________________________
201 – من قال لا إله إلا الله طلست ما في صحيفته من السيئات حتى يعود إلى مثلها
( الخطيب عن أنس )
(1/74)
________________________________________
202 – من قال لا إله إلا الله ومدها هدمت له أربعة آلاف ذنب من الكبائر
Kim La ilahe illallah derse kebair olan dört bin günahı silinir.
Bu hadis münakaşılır..Aşağıda çok zayıf bir hadis olduğu anlatılmaktadır.
[ مناقشة دار الحديث :
قال شيخنا المحدث محمود الرنكوسي ما معناه أن بعض العلماء طعنوا في هذا الحديث بسبب كثرة الثواب الموعود فيه وأجاب أن مثل هذا الثواب لا يستكثر من الله وأورد مثال الكافر وكيف يكفر عنه ذلك القول أكثر من تلك الذنوب فما بال المسلم
واستيفاء البحث في هذا الموضوع يكون بالنظر إلى سند الحديث ومتنه :
أما السند فضعيف لوجود كذاب فيه
وأما المتن فصحيح عقلا ونقلا وأخطأ من حكم بوضعه بناء على كثرة الثواب الموعود :
– أما صحته عقلا :
فلما ورد أعلاه مقارنة مع إسلام الكافر ولا يبطل هذا الدليل بكون الكافر لم يكن مكلفا وذلك لما سيأتي نقلا
– وأما صحته نقلا :
– فأولا لأنه لا يكبر ذنب مع سعة رحمة الله إلا الشرك قال تعالى { إن الله لا يغفر أن يشرك به ويغفر ما دون ذلك لمن يشاء }
– وثانيا لما روى الإمام أحمد والترمذي وقال حسن غريب والحاكم في المستدرك والبيهقي في شعب الإيمان عن ابن عمرو :
إن الله سيخلص رجلا من أمتي على رؤوس الخلائق يوم القيامة فينشر عليه تسعة وتسعين سجلا كل سجل مثل مد البصر ثم يقول : أتنكر من هذا شيئا ؟ أظلمك كتبتي الحافظون ؟ فيقول : لا يا رب فيقول : أفلك عذر ؟ فيقول : لا يا رب فيقول : بلى إن لك عندنا حسنة وإنه لا ظلم عليك اليوم . فتخرج بطاقة فيها ” أشهد أن لا إله إلا الله وأشهد أن محمدا عبده ورسوله ” . فيقول : أحضر وزنك . فيقول : يا رب ما هذه البطاقة مع هذه السجلات ؟ فيقال : فإنك لا تظلم . فتوضع السجلات في كفة والبطاقة في كفة فطاشت السجلات وثقلت البطاقة ولا يثقل مع اسم الله تعالى شيء
فهذا نص صريح في موضوع البحث وانظر تعليله صلى الله عليه و سلم : ” ولا يثقل مع اسم الله تعالى شيء ”
– وثالثا لقوله صلى الله عليه و سلم :
إن الله تعالى حرم على النار من قال لا إله إلا الله يبتغي بذلك وجه الله تعالى
رواه الشيخان عن عتبان بن مالك ( كشف الخفاء )
ختاما يتبين خطأ من حكم على الحديث بالوضع ونرى سبب إصرار علماؤنا جزاهم الله الخير على قصر تصحيح وتضعيف الأحاديث على أكابر محدثي هذه الأمة
عرفان الرباط وغياث حامد دار الحديث ]
( ابن النجار عن أنس )
(1/74)
________________________________________
203 – من قال لا إله إلا الله مخلصا دخل الجنة قيل ابشر الناس قال إني أخاف أن يتكلوا
( ابن النجار عن أنس )
(1/75)
________________________________________
204 – من قال لا إله إلا الله وحده لا شريك له دخل الجنة قال أبو الدرداء وإن زنى وإن سرق قال وإن زنى وإن سرق ثلاثا قال في الثالثة رغم أنف أبي الدرداء
( حم ن طب عن أبي الدرداء ) وصحح
Ebi Derda rivayet ediyor; Kim La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh derse cennete girer.Ebu Derda bunun üzerine dedi ki ; Zina etmiş ve içki içmiş olsa bile (yine cennete girer mi?) Resulullah(sav) de dedi ki :Zina etmiş ve içki içmiş olsada.(Ebi Derda üç kere sorunca) Resulullah üçüncüsünde şöyle der ; Ebi Derdanın burnu üç kere sürtülsede ( O kişi cennete girer)
Hadis burada Sahih olarak belirtilmiştir.
(1/75)
________________________________________
205 – من قال لا إله إلا الله مخلصا دخل الجنة قيل وما اخلاصها قال أن تحجزه عن محارم الله
( الحكيم طب حل عن زيد بن أرقم )
“Her kim İhlas ile La ilahe illallah derse cennete girer.Ashab:(Bunun ihlası nedir?Ya Resulüllah) dediler.Resulü Ekrem:İhlas,Cenabı Hak’kın yasak kıldığı şeylerden kaçınmaktır(ayrılmaktır)”
(Bezzar)
(1/75)
________________________________________
206 – من قال لا إله إلا الله مخلصا دخل الجنة قالوا يا رسول الله وما اخلاصها قال أن تحجزه عما حرم الله علبكم
( الخطيب عن أنس )
Hz.Enes rivayet ediyor: Kim İhlasla La ilahe illalllah derse cennete girer.

(1/76)
________________________________________
207 – من قال لا إله إلا الله وحده لاشريك له أطاع بها قلبه وذل بها لسانه وشهد أن محمدا رسول الله حرمه الله على النار
( طس عن سعد بن عبادة )
(1/76)
________________________________________
208 – من قال لا إله إلا الله دخل الجنة وإن زني وإن سرق
( طس عن سلمة بن نعيم الأشجعي )
Seleme ibnü Numaym El Eşceiden rivayet ediliyor;
Kim La ilahe illallah derse cennete girer,Hırsızlık ve zina etmiş olsa bile…
(1/76)
________________________________________
209 – من قال لا إله إلا الله لم تضره معها خطيئة كما لو أشرك بالله لم تنفعه معه حسنة
( طب عن ابن عمرو )
La ilahe illallah diyen kişiye günahı zarar vermediği gibi Allaha şirk koşanada sevabı fayda sağlamaz.
(1/77)
________________________________________
210 – من قال لا إله إلا الله وجبت له الجنة ومن قال سبحان الله وبحمده كتبت له مائة ألف حسنة وأربعة وعشرون ألف حسنة قالوا يا رسول الله إذا لا يهلك منا أحد قال بلى إن أحدكم ليجيء بالحسنات له لو وضعت على جبل ثقلته ثم يجيء وبالنعم ( ثم تجيء النعم ) فتذهب بتلك ثم يتطاول الرب بعد ذلك برحمته
( ك عن إسحاق بن عبد الله بن أبي طلحة عن أبيه عن جده )
(1/77)
________________________________________
211 – [ ؟ ؟ حديث هذا الرقم غير موجود في طبعة مؤسسة الرسالة ]
(1/77)
________________________________________
212 – [ ؟ ؟ حديث هذا الرقم غير موجود في طبعة مؤسسة الرسالة ]
(1/78)
________________________________________
213 – [ ؟ ؟ حديث هذا الرقم غير موجود في طبعة مؤسسة الرسالة ]
(1/78)
________________________________________
214 – [ ؟ ؟ حديث هذا الرقم غير موجود في طبعة مؤسسة الرسالة ]
(1/78)
________________________________________
215 – من لقي الله وهو يشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله دخل الجنة
( طب عن عبادة بن الصامت )
Ubade ibnü Samir rivayet ediyor: Kim Allahtan başka ilah olmadığına ve Muhammedin Allahın Resulu olduğuna şehadet ederek Allaha kavuşursa cennete girer.
(1/79)
________________________________________
216 – من مات وهو يشهد أن لا إله إلا الله فقد حل له أن يغفر له
( الخطيب عن جابر ) ( كر عن بريدة ) وفيه يحيى بن عباد ضعيف
(1/79)
________________________________________
217 – من مات وهو يشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا رسول الله صادقا من قلبه دخل الجنة
( حم عن معاذ )
Hz.Muazdan: Kim Allahtan başka ilah olmadığına Muhammedin Allahın Resulu olduğuna kalbinden sadık(İçten bağlı,dürüst) olarak şehadet getirerek ölürse cennete girer.
(1/79)
________________________________________
218 – من يقول لا إله إلا الله يقينا من قلبه ( ن – نفسه ) دخل الجنة
( طب عن معاذ )
Muazdan: Kalbinden (nefsinden) yakînen inanarak olarak La ilahe illallah diyen bir kimse cennete girer.
(1/80)
________________________________________
219 – ناد في الناس : من قال لا إله إلا الله وجبت له الجنة
( ابن عساكر عن أبي بكر الصديق )
Hz.Ebubekir rivayet ediyor; İnsanlara nida et.Kim La ilahe illalah derse cennet ona vacip olur.
Vecebet! (Vâcib oldu, kesinleşti!)
(1/80)
________________________________________
220 – لا إله إلا الله كلمة عظيمة كريمة على الله تعالى من قالها مخلصا استوجب الجنة ومن قال كاذبا عصم ماله ودمه وكان مسيره إلى النار
( ابن النجار عن دينار عن أنس )
İbn Neccar Hz.Enesten naklediyor:“La ilahe illallah” Allah yanında mükerrem büyük bir kelimedir. Kim onu muhlisen derse Cennet kendisine vacib olur. Kim onu kaziben söylerse malını ve canını kurtarır amma sonu Cehennem olur.
İstevcebe: Vacip olacaktır.
Kerime,Mükerrem: saygıdeğer, aziz.

(1/80)
________________________________________
221 – لا إله إلا الله تمنع العباد من سخط الله ما لم يؤثروا صفقة ديناهم على دينهم فإن آثروا صفقة ديناهم على دينهم ثم قالوا لا إله إلا الله ردت عليهم وقال الله كذبتم
( الحكيم عن أنس )

(1/81)
________________________________________
222 – لا تزال لا إله إلا الله تحجب غضب الرب عن الناس مالم يبالوا ما ذهب من دينهم إذا صلحت لهم ديناهم فإذا قالوا قيل لهم كذبتم لستم من أهلها
( ابن النجار عن زيد بن أرقم )
İbn Neccar Zeyd ibnü Erkamdan rivayet ediyor: Dünya işlerinin yolunda gitmesi pahasına dinlerinin elden gitmesine aldırış etmez hale gelmedikçe”la ilahe illallah”Cenabı Allah’ın gazabının insanların üzerine inmesine perde olmaya devam edecektir.(dünya işlerinin yolunda gitmesi uğruna,dinlerinin elden gitmesine aldırış etmez oldukları zaman )bu sözü söylediler mi de onlara ;siz yalan söylüyorsunuz onun ehli değilsiniz,denilir.
(1/81)
________________________________________
223 – لا تزال لا إله إلا الله تنفع من قالها حتى يستخف بها والاستخفاف بحقها أن يظهر العمل بالمعاصي فلا ينكروه ولا يغيروه
( ك في تاريخه عن ابان عن أنس )
(1/81)
________________________________________
224 – لا يزال قول لا إله إلا الله يرفع سخط الله عن العباد حتى إذا نزلوا بالمنزل الذي لا يبالون مانقص من دينهم إذا سلمت لهم دنياهم فقالوا عند ذلك قال الله كذبتم
( الحكيم عن أنس )
(1/82)
________________________________________
225 – من لقي الله وهو يشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبده ورسوله وآمن بالبعث والحساب دخل الجنة
( ن والبغوي وابن عساكر عن أبي سلمة ( كذا في الاستيعاب أبو سلمى ) راعي النبي صلى الله عليه و سلم )
(1/82)
________________________________________
226 – لا إله إلا الله تدفع عن قائلها تسعة وتسعين بابا من البلاء أدناه الهم
( الديلمي عن ابن عباس )
Deylemî İbn Abbastan nakletmiştir; La ilahe illallah demek 99 belayı defeder, en aşağısı sıkıntıdır.

(1/82)
________________________________________
227 – لا إله إلا الله كلمة كريمة على الله ولها عند الله مكان جمعت وسولت ( التسويل : تحسين الشيء وتزينه وتحبيبه إلى الإنسان النفسية أوتصوله – انتهى . مصححه ) من قالها صدقا من قلبه دخل الجنة ومن قالها كاذبا حقنت دمه واحرزت ماله ولقي الله عز و جل غدا يحاسبه
( أبونعيم عن عياض الأشعري )
(1/83)
________________________________________
228 – لا إله إلا الله نصف الميزان والحمد لله تملأه
( الديلمي عن شداد بن أوس )
Deylemi Şeddad ibnü Evs’ten naklediyor; La ilahe İllallah mizanın yarısını,Elhamdulillah ise (mizanın) tamamını (doldurur)
(1/83)
________________________________________
229 – لا أزال أشفع وأشفع حتى أقول يا رب شفعني فيمن قال لا إله إلا الله فيقال ليست هذه لك ولا لأحد هذا إلي ( ن – لي ) قلا يبقى أحد قال لا إله إلا الله إلا أخرج منها
( الديلمي عن أنس )
îbni Ebû Asım´ın Enes´ten rivayet ettiği bir hadiste de şöyle buyu-rulmuştur: “Ben, ümmetim hakkında tekrar tekrar şefaat ederim. Rab bim de her defasında şefaatimi kabul buyurur. En sonunda ben derim ki: “Ey Rabbim, beni “lâ îlâhe illallah!” diyenler hakkında da şefaatçi kıl!” Rabbim bana der ki:

“Bu ne sana, ne de başkalarına ait değil! İzzetim, celâlim ve rah metim hakkı için, inanarak: “Lâ ilahe illallah!” demiş hiç bir kulumu, cehennemde bırakmayacağım!
(Deylemî)
Hasan-ı Basrî´nin: “Yirmi senedir Enes, bu hadîsi bize anlatır dururdu” dediği rivayet edilmiştir,.

Şefaat olarak bilinen meşhur uzun hadis şöyledir; “Kıyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Âdem (a.s.)’e gelip: ‘Evlâtlarına şefaat et!’ diye talepte bulunacaklar. O ise:
‘Benim şefaat yetkim yok. Siz İbrahim (a.s.)’e gidin! Çünkü o Halîlullah’tır’ diyecek. İnsanlar Hz. İbrahim’e gidecekler. Ancak o da:
‘Ben yetkili değilim. Ancak siz Hz. İsa’ya gidin. Çünkü o Ruhullah’tır ve O’nun kelîmidir’ diyecek. Bunun üzerine O’na gidecekler. O da:
‘Ben buna yetkili değilim; lâkin Muhammed (a.s.)’e gidin!’ diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara:
‘Ben şefaate yetkiliyim!’ diyeceğim. Gidip Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin verilecek. Önünde durup Allah’ın ilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım hamdlerle Allah’a medh u senâda bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım. Rabb Teâlâ,
‘Ey Muhammed! Başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine getirilecektir. Şefaatte bulun, şefaatin kabul edilecektir.’ buyuracak. Ben de:
‘Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum!’ diyeceğim. Rab Teâlâ: ‘(Onların yanına) git. Kimin kalbinde buğday veya arpa danesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar’ diyecek. Ben de gidip bunu yapacağım. Sonra Rabbime dönüp önceki hamd u senâlarla hamd ve senâlarda bulunacağım, secdeye kapanacağım. Bana öncekinin aynısı söylenecek. Ben de: ‘Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetimi istiyorum!’ diyeceğim. Bana yine:
‘Git, kimin kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onları da ateşten çıkar.’ denilecek. Ben derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanına döneceğim. Önceki yaptığım gibi yapacağım. Bana, evvelki gibi:
‘Başını kaldır!’ denilecek. Ben de kaldırıp: ‘Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetimi istiyorum!’ diyeceğim. Bana yine:
‘Git, kalbinde hardal danesinden daha az miktarda imanı olanları da ateşten çıkar’ denilecek. Ben gidip bunu da yapacağım. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd u senâda bulunacağım, sonra secdeye kapanacağım. Bana: ‘Ey Muhammed! Başını kaldır ve (dilediğini) söyle, sana kulak verilecektir. Dile, talebin verilecektir. Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir’ denilecek. Ben de ‘Ey Rabbim! Bana Lâ ilâhe illâllah diyenlere şefaat etmem için izin ver!’ diyeceğim. Rab Teâlâ: ‘Bu hususta yetkin yok!’ –veya: ‘Bu hususta sana izin yok!’ –Lâkin, izzetim, celâlim, kibriyam ve azametim hakkı için lâ ilâhe illâllah diyenleri de ateşten çıkaracağım!’ buyuracak.” (Buhârî, Tevhid 36, 19, 37, Tefsir, Bakara 1, Rikak 51; Müslim, İman 322 (193); Kütüb-i Sitte Terc. 14/406-407)

(1/83)
________________________________________
230 – لا يموت عبد يشهد أن لا إله إلا الله وأني رسول الله يرجع ذلك إلى قلب المؤمن إلا دخل الجنة
( مسدد عن معاذ )
(1/84)
________________________________________
231 – يا بلال ناد في الناس : من قال لا إله إلا الله قبل موته بسنة دخل الجنة أو شهر أو جمعة أو يوم أو ساعة قال إذا يتكلوا قال وإن اتكلوا
( طب عن بلال ) . . . وفيه المنهال ؟ ؟ بن خليفة منكر الحديث )
Hz.Bilalden:Ya Bilal Nâsa(insanlara) nida et(duyur ki) Kim Ölümünden bir yıl önce La ilahe illallah derse cennete girer.Veya (bir ay önce) veya (bir hafta önce) veya (bir gün önce) veya (bir saat önce) Dedi ki :O zaman insanlar buna güvenirler (de ameli terk ederler)” (Ya insanlar) buna güveniler (de ameli terk ederlerse)
Hadis Münkerdir.
(1/84)
________________________________________
232 – يا سهيل بن البيضاء أنه من شهد أن لا إله إلا الله حرمه الله على النار وأوجب له الجنة
( عبد بن حميد حم ش ع حب والبغوي وابن قانع ( ن طب ك ص ) عن سهيل بن البيضاء
Ey Sehl ibnü Beyda Kim Allahtan başka ilah olmadığına şehadet ederse Allah onu ateşe haram kılar. Veya Cennet ona vacip olur.(Sehl ibnü Beydadan)

(1/84)
________________________________________
233 – يؤتى برجل يوم القيامة ثم يؤتى بالميزان ثم يؤتى بتسعة وتسعين سجلا كل سجل منها مد البصر فيها خطاياه وذنوبه فتوضع في كفة الميزان ثم يخرج له قرطاس مثل هذا وأمسك بابهامه على نصف أصبعه فيها أشهد أن لا إله إلا الله وأن محمدا عبده ورسوله فتوضع في كفة أخرى فترجح بخطاياه وذنوبه
( عبد بن حميد عن ابن عمرو )
Abdullah b. Ömer’den geliyor: “Allah elçisi şöyle dedi: Bir kişi kıyamet günü teraziye getirilir. O kişiye doksan dokuz sicil verilir. Bu sicillerde onun günahları ve suçları vardır. Bunlar terazinin kefesine konulur. Sonra ona karınca büyüklüğünde bir kağıt parçası verilir. Bu kağıt parçasında, ‘Allah’tan başka ilâh yoktur, Muhammed O’nun kulu ve elçisidir’ yazılıdır. Bu kağıt parçası da terazinin diğer kefesine konulur ve kötülüklerinden ağır basar.”
(1/85)
________________________________________
234 – يقول الله عز و جل قربوا أهل لا إله إلا الله من ظل عرشي فإني أحبهم
( الديلمي عن أنس )
(1/85)
________________________________________
235 – يقول الله تعالى لا إله إلا الله حصني فمن دخله أمن عذابي
( ابن النجار عن على بن النجار عن أنس )
İbn Neccar Hz.Ali ve Hz.Enesten naklediyor; Allah Teala buyurduki La ilahe illallah benim kalemdir.Kim ona(kaleme) girerse azabımdan emin olur.
(1/85)
________________________________________
236 – يقول الله تعالى أنا الله لا إله إلا أنا كلمتي من قالها أدخلته جنتي ومن أدخلته جنتي فقد أمن والقرآن كلامي ومني خرج
( الخطيب عن ابن عباس )
Hatip İbn Abbastan naklediyor: Allah teala buyuruyor ki : Ben Allahım.La ilahe illallah benim kelimemdir.Kim onu söylerse cennetime koyarım.Ve kim cennetime girerse emindir.(Selamettedir.) Ve kuran benim kelamımdır.Benden çıkmıştır.
(1/86)
________________________________________
الفرع الثاني في فضائل الإيمان المتفرقة
2.BÖLÜM –İMANIN ÇEŞİTLİ FAZİLETLERİ
(1/86)
________________________________________
237 – أتاني جبريل فقال بشر أمتك من مات لا يشرك بالله شيئا دخل الجنة قلت يا جبريل وإن زنى وإن سرق قال نعم وإن زنى وإن سرق قال نعم وإن زنى وإن سرق قال نعم وإن شرب الخمر
( حم ت ن حب ق عن أبي ذر ) صح
Ebû Zer el-Gıfârî (r.a) aktarıyor: Resûlullah (s.a.v) şöyle anlattılar:Cebrâil (a.s) (Medîne’deki) Harre civarında bana gözüktü ve:—Ümmetinden Allah’a şirk koşmadan ölenlerin cennete gireceğini müjdele, dedi. Ben,—Ey Cebrâil! Şayet zina etse ve hırsızlık yapsa da mı? diye sordum,—Evet, zina ve hırsızlık yapsa da! diye karşılık verdi. Ben tekrar,—Zina yapsa, hırsızlık etse de mi? diye sordum,—Zina etse ve hırsızlık yapsa da diye karşılık verdi. Tekrar,—Zina etse ve de hırsızlık yapsa da mı? diye sorduğumda,—Zina etse, hırsızlık yapsa ve içki de içse de (iman üzere ölenler cennete girer) diye cevap verdi. [Buhârî, Tevhîd, 33; Müslim, İmân, 153; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5161; Bezzâr, Müsned, nr. 3997.]
Hadis Sahihtir.

(1/86)
________________________________________
238 – أتاني جبريل فبشرني أنه من مات من أمتك لا يشرك بالله شيئا دخل الجنة قلت وإن زنى وإن سرق ؟ قال وإن زنى وإن سرق
( ق عن أبي ذر )
Cibril bana geldi ve Allaha hiçbir şeyi şirk koşmadan ölen kimsenin cennete gireceği müjdesini verdi. Dedim ki ; Zina ve hırsızlık yapmış olsa bile (cennete girer mi) ? Zina ve hırsızlık yapsa bile (cennete girecektir

(1/87)
________________________________________
239 – قال لي جبريل من مات من أمتك لا يشرك بالله شيئا دخل الجنة قلت وإن زنى وإن سرق ؟ قال : وإن ( كذا في الأصل )
( خ عن أبي ذر )
Ebuz Zerden : Cibril bana dediki ümmetinden kim Allaha hiçbir şeyi şirk koşmadan ölürse cennete dâhil olur,girer.Dedim ki ; Zina ve hırsızlık yapmış olsa bile (cennete girer mi) ? (Evet yapsa) bile (cennete girer)
(1/87)
________________________________________
240 – إذا أدخل الله الموحدين النار أماتهم فيها فإذا أراد أن يخرجهم منها أمسهم ألم العذاب تلك الساعة
( فر عن أبي هريرة )

(1/87)
________________________________________
241 – أفضل الأعمال الإيمان بالله وحده ثم الجهاد ثم حجة مبرورة وتفضل سائر الأعمال كما بين مطلع الشمس إلى مغربها
( طب عن عامر ) ( ماعز )
Amirden: . Amellerin en faziletlisi Allah’ın (varlığına ve) birliğine iman etmektir. Sonra Allah yolunda cihat, sonra Allah için yapılan ve kabul edilen Hac’dır. Diğer ameller günlük ameller gibidirler.

Başka bir rivayet şöyledir; Ebu Hureyre (r.a)’tan rivayet edilmiştir: “Resulullah (s.a.v.)’e:

“Amellerin hangisi İslamî açıdan daha faziletlidir?” diye soruldu. Resulullah (s.a.v.):

“ALLAH’a iman” buyurdu. Soruyu soran kişi:

“Sonra hangisi?” dedi. Resulullah (s.a.v.):

“ALLAH yolunda cihad” buyurdu. Soruyu soran kişi:

“Hacc-ı mebrur/Kabul olunmuş hac” buyurdu.
[Buhârî, İman 18, Hac 4; Nesâî, Hac 4, Cihad 17, İman 1; Abdurrezzâk, Musannef, 20296; İbn Hibbân, Sahih, 153.]

(1/88)
________________________________________
242 – أفلح من هدي إلى الإسلام كان عيشه كفافا وقنع به
( طب عن فضالة بن عبيد )
(1/88)
________________________________________
243 – الإسلام يجب ما كان قبله
( ابن سعد عن الزبير وعن جبير بن مطعم )
(1/88)
________________________________________
244 – الإسلام ذلول لا يركب إلا ذلولا
( حم عن أبي ذر )

(1/89)
________________________________________
245 – الإسلام يزيد ولا ينقص
( حم د ك هق عن معاذ )
Hz.Muazdan; İslam artar, eksilmez. (Dahil olanlarla artar. Mürtedlerle eksilmez)

(1/89)
________________________________________
246 – الإسلام يعلو ولا يعلى
( الروياني قط هق والضياء عن عائذ بن عمر )
(1/89)
________________________________________
247 – أما علمت أن الإسلام يهدم ما كان قبله وأن الهجرة تهدم ما كان قبلها وأن الحج يهدم ماكان قبله
( م عن عمرو بن العاص )
(1/90)
________________________________________
248 – طوبى لمن أدركني وآمن بي وطوبى لمن لم يدركني ثم آمن بي
( ابن النجار عن أبي هريرة )
İbn Neccar Ebu Hureyreden naklediyor; Bana idrak edipte(zamanıma yetişip beni görüp) iman edene ne mutlu .Bana idrak edemeyip (zamanıma ulaşamayıp beni göremeyip) de iman edenlere de ne mutlu!
İdrak:Erişme,Ulaşma
(1/90)
________________________________________
249 – طوبى لمن رآني وآمن بي ثم طوبى ثم طوبى ثم طوبى لمن آمن بي ولم يرني
( حم عن أبي سعيد )
Beni görüpte iman edenlere ne mutlu.(Sonra dediki) Ne mutlu,Ne mutlu,Ne mutlu ki beni görmeden bana iman edenlere.

Ebu Saidden yine şöyle bir rivayet vardır; Bir adam Resûlullah (s.a.v.)’e ‘Yâ Resûlullah! Seni görüp sana îmân edenlere ne mutlu’ dedi. Resûlallah (s.a.v.) ‘Beni görüp de bana îmân edenlere müjdeler olsun.’ Böyle dedikten sonra ‘Beni görmeyip de bana îmân edenlere yedi kere müjdeler olsun’ buyurdu.

Ebu Abdurrahman el – Cüherî (r.a.) anlatıyor:Rasulullah’ın (s.a.s) yanındayken, binekli iki kişi çıkageldi.
Rasulullah onları görünce:“Bu iki kişi kindeli (mi), Mezhıclı (mi) dir?” buyurdu.O ikisi, O’nun yanına gelince, baktı ki, Mezhıcli bazı kişiler ve onlardan biri, Rasulullah’a biat için yaklaştı, elinden tuttu ve sonra: Ya Rasulullah, seni görüp iman eden, tasdikleyip sana tabi olan kişi hakkında ne desin? diye sordu.Rasulullah (s.a.s):“Ne mutlu ona!” buyurdu.Elini sıvazladı ve diğer kişiye döndü. Biat etmesi için onun da elinden tuttu.O kişi dedi ki:Ya Rasul, seni görmeden iman eden, tasdikleyip sana tabi olan kişi hakkında ne dersin? diye sordu.Rasulullah:“Ne mutlu ona, ne mutlu, ne mutlu!” buyurdu.Onun da elini sıvazladı ve ayrıldı.
(1/90)
________________________________________
250 – طوبى لمن رآني وآمن بي مرة وطوبى لمن لم يرني وآمن بي سبع مرات
( حم تخ حب ك عن أبي أمامة حم عن أنس )
Enes b. Mâlik (r.a.) anlatıyor: Rasulullah (s.a.s.): “Ne mutlu (müjdeler olsun), beni görüp de iman edenlere!” buyurdu ve bunu, bir kere söyledi. Sonra: “Ne mutlu, beni görmeden iman edenlere!” buyurdu ve bunu, yedi kere tekrarladı.
Ebu Ya’la nın rivayeti şöyledir; Beni gören ve bana îmân edenlere bir defa müjdeler olsun.Bana îmân eden fakat beni görmeyen kimseye de yedi kere müjdeler olsun.” (Ebu Ya’la,Müsned)

(1/91)
________________________________________
251 – طوبى لمن رآني وآمن بي وطوبى لمن آمن بي ولم يرني ثلاث مرات
( الطيالسي وعبد بن حميد عن ابن عمر )
İbn Ömer rivayet ediyor; Beni görüpte bana iman edene ne mutlu ; Beni görmeden bana iman edenlere üç kez müjdeler olsun(ne mutlu)

(1/91)
________________________________________
252 – قال الله تعالى يا ابن آدم مهما عبدتني ورجوتني ولم تشرك بي شيئا غفرت لك ماكان منك وإن استقبلتني بملاء السماء والأرض خطايا وذنوبا استقبلتك بملئهن من المغفرة وأغفر لك ولا أبالي
( طب عن أبي الدرداء ) . . . وحسن
(Racevtenî) “Sen benden bir şeyler umdun!”

Diğer rivayet şöyledir; Hz.Enes rivayet ediyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allah Teâlâ Hazretleri diyor ki: “Ey âdemoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sâdır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey âdemoğlu! Senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey âdemoğlu! Bana arz dolusu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım.” [Tirmizî, Da’avât 106, (3534).]

(1/91)
________________________________________
253 – قال الله تعالى من علم أني ذو قدوة على مغفرة الذنوب غفرت له ولا أبالي مالم يشرك بي شيئا
( طب ك عن ابن عباس )
(1/92)
________________________________________
254 – قال ربكم أنا أهل أن أتقى فلا يجعل معي إله فمن اتقى أن يجعل معي إله فأنا أهل أن أغفر له
( حم ت ن هـ ك عن أنس )
(1/92)
________________________________________
255 – قد أفلح من أخلص قلبه للإيمان وجعل قلبه سليما ولسانه صادقا ونفسه مطمئنة وحيقته مستقيمة وأذنه مستمعة وعينه ناظرة
( حم عن أبي ذر )

(1/92)
________________________________________
256 – كما لا ينفع مع الشرك شيء كذلك لا يضر مع الإيمان شيء
( خط عن عمر حل عن ابن عمر )

(1/93)
________________________________________
257 – من علم أن الله ربه وأني نبيه موقنا من قلبه حرمه الله على النار
( البزار عن عمران )
Bezzâr İmrandan naklediyor: Bir kimse Allahı Rabbi,beni de nebisi olarak kalpten ve mukîn(kesin ve kat’i) olarak bilirse Allah onu (cehennem) ateşine haram kılar.
(1/93)
________________________________________
258 – من لقي الله لا يشرك به شيئا دخل الجنة
( حم خ عن أنس )
Hz.Enes rivayet ediyor:”Kim, hiçbir şeyi şirk koşmadığı halde Allah’a kavuşursa Cennete girer.
Hadisin Devamı şöyledir;Kim de O’na bir şeyi şirk koşmuş olarak kavuşursa Cehenneme girer.” (Buhari Cenaiz: 9, Müslim İman: 150-153, Tirmizi İman: 18)
Legiye:Kavuşmak,karşılakmak
(1/93)
________________________________________
259 – من مات لا يشرك بالله شيئا دخل الجنة
( حم ق عن ابن مسعود )
İbn Mes’ud rivayet ediyor: Kim Allaha hiçbir şeyi ortak koşmadan ölürse cennete girer.
(1/94)
________________________________________
260 – لا يقبل إيمان بلا عمل ولا عمل بلا إيمان
( طب عن ابن عمر )
İbn Ömer rivayet ediyor: İman olmadan amel kabul olunmaz , Amel olmadan iman olmaz.

Bela :hayır,olmaz,olmadan
La yugbelu:Kabul olunmaz
Amile:Amel,iş,çalıştı,yaptı

Diğer rivayet ise şöyledir; İman ve amel iki (samimi) arkadaştır.Her biri ancak diğeriyle ayakta durur.İman olmadan amel fayda vermez. Amel olmayınca da iman kâmil olmaz.(Münavi, Feyzul- Kadir 3/180 (3105).

(1/94)
________________________________________
261 – إن الله لا يعذب من عباده إلا المارد والمتمرد على الله وأبى أن يقول لا إله إلا الله
( هـ عن ابن عمر )
İbn Ömer rivayet ediyor: Allah kullarından iman etmemekte ısrar eden ayak direyen,Allah’a karşı inatlaşıp ”La ilahe illalah” demekten çekinen kişiden başkasına azap etmez
Mârid:inatçı
Mütemerrid: asi/isyankâr
Ebâ:çekindi

(1/94)
________________________________________
262 – إن الله تعالى لا يظلم المؤمن حسنة يعطى عليها في الدنيا ويثاب عليها في الآخرة وأما الكافر فيعطى بحسناته في الدنيا . حتى إذا أفضى إلى الآخرة لم تكن له حسنة يعطى بها خيرا
( حم م عن أيس )
Katade, Enes yoluyla Rasulullah’tan şu hadisi nakletmiştir: “Allah bir mü’mine zulmetmez. Bu dünyada iyiliklerinin karşılığı olarak onu rızıklandırır. Ahirette de mükafat verir. Kafire, iyiliklerinin karşılığını bu dünyada verir. (Kıyamet günü) onun hesabından iyilik kalmayacaktır.” (İbn Cerir, Mesruk)
(1/95)
________________________________________
263 – لا يموت رجل مسلم إلا أدخل الله مكانه النار يهوديا أونصرانيا
( حب طب عن أبي موسى )
Ebu Musa rivayet ediyor: Müslüman adam ölmeden önce Cenab-ı Allah mutlaka onun yerine ce¬henneme bir yahudi ve hristiyan koyar.
[Müslim, İman, 1/I8O-I8I İbn Kesîr, Ölüm Ötesi Tarihi, Çağrı Yayınları, İstanbul, 2001: 305-310.]

(1/95)
________________________________________
264 – إني رأيت في المنام كأن جبريل عند رأسي وميكائيل عند رجلي يقول أحدهما لصاحبه : اضرب له مثلا فقال : اسمع سمعت أذنك واعقل عقل قلبك إنما مثلك ومثل أمتك كمثل ملك اتخذ دارا ثم بنى فيها بيتا ثم بعث رسولا يدعو الناس إلى طعامه فمنهم من أجاب الرسول ومنهم من تركه فالله هو الملك والدار الإسلام والبيت الجنة وأنت يا محمد رسوله فمن أجابك دخل الإسلام ومن دخل الإسلام دخل الجنة ومن دخل الجنة أكل مما فيها
( خ ت عن جابر )
Cabir b. Abdullah el-Ensarî (r.anhuma) anlatıyor:
Bir gün Rasulullah (s.a.s.), bizim anımıza çıka geldi ve şöyle buyurdu:
“Rüyada gördüm ki, Cibril başucumda ve Mikail ayaku¬cumda oluyorlar. Onlardan biri (öteki) arkadaşına:
-O’nun için bir misal ver! diyordu.
O da şöyle dedi:
-Dinle! Kulağın dinlesin ve anla, kalbin anlasın! Senin mi¬salin ve ümmetin misali, bir hükümdârın misaline benzer ki, bu hükümdar bir konak edinmiş, bu konağın içinde bir oturma yeri yaptırmış, sonra orada bir sofra hazırlamış ve sonra bir elçi göndererek halkı yemeğe davet etmiştir. Onlardan kimi elçiye icabet etmiş, kimi de O’nu (n davetini) terk etmiştir.
Hükümdar Allah’dır. Konak İslâm’dır. Oturma yeri cennet¬tir. Ya Muhammede, sen de elçisin! Sana kim icabet ederse, İslâm’a girer ve kim İslâm’a girerse cennete girer ve kim cen¬nete girerse, orada bulunan nimetlerden yer!”
[Sünen-i Tirmizî, Kitabu’l-Emsâl, B.1, Hds.3019;Sünen-i Dârimî, Mukaddime, B.2, Hds.11;Et-Taberî, A.g..e., C.4, Sh.412.]

(1/95)
________________________________________
265 – إذا أسلم العبد فحسن إسلامه يكفر الله عنه كل سيئة كان أزلفها وكان بعد ذلك القصاص الحسنة بعشر أمثالها إلى سبع مائة ضعف والسيئة بمثلها إلا أن يتجاوز الله عنها
( خ ن عن أبي سعيد )
Ebu Sa’îd (radıyallau anh) hazretleri der ki: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular:
“Bir kul İslâm’a girer ve bunda samimi olursa, daha önce yaptığı bütün hayırları Allah, lehine yazar, işlemiş olduğu bütün şerleri de affeder. Müslüman olduktan sonra yaptıkları da şu şekilde muâmele görür: Yaptığı her hayır için en az on misli olmak üzere yediyüz misline kadar sevap yazılır. İşlediği her bir şer için de, -Allah affetmediği takdirde- bir günah yazılır.”
[Buharî hadisi tâlik olarak kaydeder (İman 31), Nesâî, İman 10, (8, 105).]

(1/96)
________________________________________
266 – إذا أحسن أحدكم إسلامه فكل حسنة يعملها تكتب بعشر أمثالها إلى سبع مائة ضعف وكل سيئة يعملها تكتب له بمثلها حتى يلقى الله
( حم ق عن أبي هريرة )
Ebu Hureyre rivayet ediyor: bu Hüreyre (r.a.)’dan.Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:Sizden biri İslamını güzelleştirirse, yaptığı herbir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sadece misliyle yazılır. Bu hal, Allah`a kavuşuncaya kadar böyle devam eder

Diğer bir hadis şöyledir; Ebu Hüreyre (r.a.)’dan.Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı herbir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sadece misliyle yazılır. Bu hal, Allah`a kavuşuncaya kadar böyle devam eder
(1/96)
________________________________________
267 – إذا أسلم العبد فحسن إسلامه كتب الله له كل حسنة كان أزلفها ومحيت عنه كل سيئة كان أزلفها ثم كان بعد ذلك القصاص الحسنة بعشر أمثالها إلى سبع مائة ضعف والسيئة بمثلها
إلا أن يتجاوز الله عنها
( ن حب عن أبي سعيد )
Ebû Saîd Hudrî haber verdi ki, kendisi Rasûlullah(S)’dan şöyle derken işitmiştir:
“Bir kul müslümân olur ve müslümânlığı da güzel olursa, Allah onun evvelce işlemiş olduğu her kötülüğünü örter. Ondan sonra sıra kısasa (yânî mükâfat ve mücâzâta) gelir. Bir hasene, ondan yedi yüz kat büyük hasene ile; bir seyyie (yânî kötülük) ise, yalnız kendi mis¬li ile karşılanır: meğer ki Allah o seyyieyi afveder ((Buhari, İman, 31)

(1/96)
________________________________________
268 – أفضل الأعمال الإيمان بالله وحده ثم الجهاد ثم حجة مبرورة تفضل سائر الأعمال كما بين مطلع الشمس إلى مغربها
( حم عن ماعز )
Amellerin en faziletlisi Allah’ın (varlığına ve) birliğine iman etmektir. Sonra Allah yolunda cihat, sonra Allah için yapılan ve kabul edilen Hac’dır. Diğer ameller günlük ameller gibidirler.
Diğer bir rivayet şöyledir; “Kim ki ‘Lâ ilâhe illa’llâh-‘ diye Allah’ın varlığına ve birliğine şehâdet ederse, Cennet’e dâhil olur” (Ebû Ya’lâ Mûsilî’nin Müsned’inde Ebû Harb’den rivâyet için bkz. Sahih-i…, Cilt 4, sh. 265).
Sâiru:Diğer

(1/97)
________________________________________
269 – أفضل العمل إيمان بالله وحده وجهاد في سبيله
( حب عن أبي ذر )
Ebu Zer rivayet ediyor: Amellerin en üstünü(faziletlisi) Allahın (varlığına ve) bir olduğuna inanmak ve Allah yolunda Cihaddır.
(1/97)
________________________________________
270 – إن الله يعذب الموحدين في جهنم بقدر نقصان إيمانهم ثم يردهم إلى الجنة خلودا دائما بإيمانهم
( حل عن أنس )
Noksan:Eksik

(1/97)
________________________________________
271 – إنه لا يدخل الجنة إلا نفس مسلمة وأيام منى أيام أكل وشرب
( حم ن ط عن بشر بن سحيم عن كعب بن مالك )
Kab ibnü Malik rivayet ediyor: Cennete ancak müslüman olmuş nefisler girer.” Mina/teşrik günleri yeme, içme günleridir.”(Müslim, Sıyam, 144)

(1/98)
________________________________________
272 – إنه لا يدخل الجنة إلا نفس مسلمة وإن الله ليؤيد هذا الدين بالرجل الفاجر
( حم ن عن أبي هريرة )
Ebu Hureyre rivayet ediyor: Şu muhakkak ki cennete ancak Müslümân nefis girer. Ve muhakkak ki Allah bu İslâm Dîni’ni (dilerse) elbette fâcir kişi ile de te’yîd edip kuvvetlendirir.
Hadisin ikinci cümlesi hakkında: Hafız Heysemî, Taberanî’nin -Amr b. Numan tarikiyle- yaptığı rivayetin sahih olduğunu belirtmiştir.(bk. Mecmau’z-Zevaid, 5/303).
Bu hadisin uzun şekli şöyledir; Buharî ve Müslim’in aktardıklarına göre, Ebû Hureyre şöyle demiştir: Bizler (Hayber’de) Rasûlullah’ın beraberinde hazır bulunduk. Resûlullah, İslâm’ı iddia etmekte olanlardan bir kimse için: “Bu adam ateş ehlindendir.” buyurdu.

Savaş başlayınca bu adam şiddetli bir şekilde -düşmanla- çarpışmaya başladı ve kendisine büyük bir yara isabet etti. Bunun üzerine (bir sahâbî tarafından):

“Yâ Rasûlallah! ‘O, ateş ehlindendir’ buyurduğun şu kimse, bu gün gerçekten çok çetin bir savaş yapmış ve ölmüştür.” denildi. Peygamber (a.s.m) bu söze karşılık: “O, ateşe gitmiştir.” buyurdu.

Bu haberden dolayı insanlardan bazıları şaşkınlık içerisindeydiler. Onlar bu şaşkınlık hâli üzerinde bulundukları sırada birdenbire: “O adam ölmemiştir, lâkin onda şiddetli bir yara vardır.” denildi.

Geceden bir vakit olunca o yaralı adam, yaranın acısına sabredemedi ve kendi kendini öldürdü. Sonra bu durum Peygamber (asv)’e haber verildi. O da : “Allâhu Ekber, ben kendimin Allah’ın kulu ve Resûlü olduğuma şahâdet ederim.” buyurdu.

Sonra Bilâl’e emretti de Bilâl insanlar içinde: “Şu muhakkak ki cennete ancak Müslümân nefis girer. Ve muhakkak ki Allah bu İslâm Dîni’ni (dilerse) elbette fâcir kişi ile de te’yîd edip kuvvetlendirir.” sözlerini bağırıp ilân etti.(Buharî, Cihad, 182; Müslim, İman, 178)

(1/98)
________________________________________
273 – أنا زعيم لمن آمن بي وأسلم وهاجر ببيت في ربض الجنة وببيت في وسط الجنة وببيت في أعلى غرف الجنة فمن فعل ذلك لم يدع للخير مطلبا ولا من الشر مهربا يموت حيث شاء أن يموت
( ن حب ك هق عن فضالة بن عبيد )
(1/98)
________________________________________
274 – أفضل الإسلام الحنيفية السمحة
( طس عن ابن عباس )
(1/99)
________________________________________
275 – من آمن بالله ورسوله وأقام الصلاة وآتى الزكاة وصام رمضان كان حقا على الله أن يدخله الجنة هاجر في سبيل الله أو جلس في أرضه التي ولد فيها
( حم خ عن أبي هريرة )
Ebu Hureyre rivayet ediyor: Kim Allahtan başka bir ilah olmadığına ve Muhammedin Allahın Resulu olduğuna şehadet eder ,namazı ikame eder,ramazan orucunu tutarsa Allaha o kulu cennete koyması (sâdık olan va’di gereğince) Allah üzerine bir hakk olur.O kimse ister (Allah yolunda) muhacir olsun, isterse içinde doğduğu toprağında otursun

(1/99)
________________________________________
276 – من جاء يعبد الله ولا يشرك به شيئا ويقيم الصلاة ويؤتي الزكاة ويصوم رمضان ويتقي الكبائر فإن له الجنة قالوا ما الكبائر ؟ قال : الاشراك بالله وقتل النفس المسلمة وفرار يوم الزحف
( حم ن حب ك عن أبي أيوب )
Ebi Eyyub rivayet ediyor: Kim Allaha ibadet eder ,ona hiçbir şeyi ortak kılmaz,namazı kılar,zekatı verir,ramazan orucunu tutar ve kebairden sakınırsa muhakkak ki ona cennet vardır.(Hz.Peygambere sordular) Kebair nedir? Dediler.Bunun üzerine Allah Resulu(sav) dedi ki : Allaha ortak koşmak,Müslüman nefsi katletmek, (Harp) günü (savaştan) kaçmak.
(1/99)
________________________________________
277 – من شهد أن لا إله إلا الله وحده لاشريك له وأن محمدا عبده ورسوله وأن عيسى عبد الله ورسوله وابن أمته وكلمته ألقاها إلى مريم وروح منه وأن الجنة حق والنار حق وأن البعث حق أدخله الله الجنة على ما كان من عمل من أي أبواب الجنة الثمانية شاء
( حم ق عن عبادة بن الصامت )
Ubade İbnu’s-Sâmit el-Ensarî (radıyallahu anh) hazretleri demiştir ki: “Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: “Kim Allah’tan başka ilâh olmadığına Allah’ın bir ve şeriksiz olduğuna ve Muhammed’in onun kulu ve Resûlu (elçisi) olduğuna, keza Hz. İsâ’nın da Allah’ın kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem’e attığı bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, keza cennet,cehennemin,dirilişin hak olduğuna şehâdet ederse, her ne amel üzere olursa olsun Allah onu cennetine koyacaktır. Cennetin sekiz kapısından hangisini isterse oradan(girer).” Buhârî, Enbiya 47; Müslim, İmân 46, (28); Tirmizî, İmân 17, (2640).
(1/100)
________________________________________
278 – من فارق الدنيا على الإخلاص لله وحده وعبادته لاشريك له وإقام الصلاة وإيتاء الزكاة مات والله عنه راض
( هـ ك عن أنس )
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim, Allah’a herhangi bir şerik koşmadan tam bir ihlâs yani Allah’ın(varlığına ve) birliğine iman, O’na hâlisane kulluk, namaz ve zekat vazifelerini yapma hali üzere dünyayı terkederse, Allah kendisinden razı olmuş halde ölmüş olur.”
(Kütübü Sitte,Nefis)
(1/100)
________________________________________
279 – من مات لا يشرك بالله شيئا دخل الجنة ومن مات يشرك بالله شيئا دخل النار
( حم م عن جابر )
Hz.Cabir anlatıyor:Resulullah(sav) şöyle dedi : Kim Allaha hiçbirşeyi ortak koşmadan ölürse cennete girer.Kim de Allaha birşeyi ortak koşarak ölürse ateşe girer.(Yani cehenneme girer)
(1/100)
________________________________________
280 – والذي نفس محمد بيده لا يسمع بي أحد من هذه الأمة يهودي ولا نصراني ثم يموت ولم يؤمن بالذي أرسلت به إلا كان من أصحاب النار
( حم م عن أبي هريرة )
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Muhammed’in nefsini kudret eliyle tutan zâta yemîn ederim ki, bu ümmetten her kim -Yahudî olsun, Hristiyan olsun – beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır” Müslim, İman 240, (153).
(1/101)
________________________________________
281 – الوائدة والمؤودة في النار إلا أن تدرك الوائدة الإسلام فتسلم
( حم ن عن سلمة بن يزيد الجعفي )
(1/101)
________________________________________
282 – يا أبا سعيد من رضي بالله ربا وبالإسلام دينا وبمحمد نبيا وجبت له الجنة وأخرى يرفع بها العبد مائة درجة في الجنة ما بين كل درجتين كما بين السماء والأرض الجهاد في سبيل الله الجهاد في سبيل الله الجهاد في سبيل الله
( حم م ن عن أبي سعيد )

Ebu Said el-Hudri radiyallahu anh şöyle dedi:

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

‘Ya Eba Said! Herkim Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan ve Nebi olarak Muhammed’den razı olursa, cennet onun için vaciptir(vacip olmuştur)’ buyurdu.

Bu, Ebu Said radiyallahu anh’ın hayretine gitti de:

−Ya Rasulallah, bu sözleri bana tekrar etsen dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onları tekrar etti. Sonra da:

−‘Diğer bir şey daha var ki, kul onunla cennette yüz derece yükseltilir. Bu derecelerden her iki derecenin arası sema ile yer arası mesafedir’ buyurdu.

Ebu Said radiyallahu anh:

−O diğer bir şey nedir? Ya Rasulallah dedi.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

−‘O Allah yolunda CİHATTIR, o Allah yolunda CİHATTIR’, o Allah yolunda CİHATTIR’ buyurdu.”

[Müslim 1884/116]

(1/101)
________________________________________
283 – يا معاذ بن جبل هل تدري ماحق الله على عباده وماحق العباد على الله فإن حق الله على العباد أن يعبدوه ولا يشركوا به شيئا وحق العباد على الله أن لا يعذب من لا يشرك به شيئا
( حم ق ت هـ عن معاذ بن جبل )
Muaz b. Cebel (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz bana:
– Ey Muaz, Allah’ın kulları üzerindeki hakkı nedir, bilir misin? diye sordu. Ben:
– Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dedim, Peygamberimiz:
– O’na ibadet etmeleri ve kendisine hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır, buyurdu. Sonra:
– Ey Muaz, kulların Allah üzerindeki hakkı nedir? buyurdu. Ben:
– Allah ve Resûlü daha iyi bilir , deyince, peygamberimiz:
– “O’na ibadet edip, hiçbir şeyi ortak koşmadıkları takdirde, onlara azap etmemesidir
[Müslim, İman, 10.]
(1/102)
________________________________________
284 – يخرج من النار من كان في قلبه مثقال ذرة من إيمان
( ت عن أبي سعيد )
Ebi Said rivayet ediyor: Kalbinde zerre ağırlığınca iman bulunan ateşten çıkarılır.
(1/102)
________________________________________
285 – إن الله تعالى يقول لأهون أهل النار عذابا . لو أن لك ما في الأرض من شيء كنت تفتدي به ؟ قال نعم قال : فقد سألتك ماهو أهون من هذا وأنت في صلب آدم أن لا تشرك بي شيئا فأبيت إلا الشرك
( ق عن أنس )
(1/102)
________________________________________
286 – يقال للرجل من أهل النار يوم القيامة : أرأيت لو كان لك مافي الأرض من شيء أكنت مفتديا به . فيقول نعم فيقول : قد أردت منك أهون من ذلك قد أخذت عليك في ظهر آدم أن لا تشرك بي شيئا فأبيت إلا أن تشرك
( حم ق عن أنس )
(1/103)
________________________________________
287 – إذا كان يوم القيامة أعطى الله تعالى كل رجل من هذه الأمة رجلا من الكفار فيقال له هذا فداؤك من النار
( م عن أبي موسى )
Ebu Musa rivayet ediyor: Kıyamet günü olduğunda Allah bu ümmetten her bir kişiye, kafirlerden bir adamı verir ve kendisine denilir ki: “Bu adam senin ateşten (kurtuluş) fidyendir.”

Başka bir rivayet şöyledir; Ebû Mûsâ el–Eş‘arî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kıyamet günü Allah, her müslümana bir yahudi veya hıristiyan verir ve Bu senin cehennemden kurtuluş fidyendir buyurur.(Müslim)

Bunun (rivayet edilmesi) üzerine Ömer b. Abdulaziz (rh.a),babasının bu hadisi, Rasulullah (s.a.s.)’den rivayet ettiğine, kendinden başka ilâh olmayan Allah hakkı için Ebu Bürde’ye üç defa yemin ettirmiş.
Ravi diyor ki:
Ebu Bürde, O’na yemin etti! (Müslim)

Açıklama; Bir müslüman cennete girince onun cehennemdeki yerini bir kâfir doldurur. Öte yandan Allah Teâlâ cehennemi dolduracağını bildirmiş ve bunun için de bir sayı takdir etmiştir. Kâfirler küfürleri sebebiyle cehenneme girip orayı doldurunca, bir anlamda müslümanların fidyesi olmuş olurlar. Aslında onlar müslümanların yerine azap çekmek için değil, kendi küfürlerinin cezâsını çekmek üzere cehenneme girmişlerdir. Bu da cehennemden âzâd edilen müslümanlar için bir çeşit kurtuluş fidyesi demektir.

(1/103)
________________________________________
288 – إذا كان يوم القيامة بعث الله تعالى إلى كل مؤمن ملكا معه كافر فيقول الملك : للمؤمن يا مؤمن هاك هذا الكافر فهذا فداؤك من النار
( طب والحاكم في الكنى عن أبي موسى )

Taberanî’nin Ebu Musa (el-Eşarî) den yaptığı rivayete göre, Peygamberimiz (a.s.m) şunları söylemiştir:

“Allah, kıyamet günü mahlukatı topladığında, Ümmet-i Muhammed’e secde etmeleri için izin verir. Onlar Allah’a uzun bir secde yaparlar. Sonra onlara: ‘Başlarınızı (secdeden) kaldırın. Biz sayınız kadar (kâfirleri), ateşten kurtuluşunuz için fidyeleriniz yaptık.’ denilir.”(bk. Mecamu’z-Zevaid, 10/70).

Diğer rivayet ise şöyledir; Ebû Mûsa el-Eş’ari (r.a.) rivayet ediyor:

“Ümmetim merhamete nail olmuş bir ümmettir. ALLAH üm¬metimin azabını kendi ellerinden kılmıştır. Kıyamet günü geldiğinde Müslümanlardan her birinin eline diğer din men¬suplarından bir kişi verilir ve bu onun ateşten kurtuluş fid¬yesi olur.(Taberani,Mucemus Sağır)

İnsan hayır zannederek şer isteyebilir, onun için bir kimse dua ederken ne söylediğini bilmelidir.Hz Ömer anlatmıştır:
Bir gün adamın birinin “Allahım fitneden sana sığınırım diye dua ettiğini duydum .”Ya Rabbi bu adamın söylediği sözlerden sana sığınırım” diye dua ettim .O kimseyede:
“Allahın sana çocuk ve servet nasip etmesini istemiyor musun?
diye çıkışdım”
Bir başka rivayette ise Hz.Ömer(r.a) ona :
“..Allahın sana mal ve çocuk nasip etmemesini mi istiyorsun? Hanginiz fitneden Allaha sığınmak istiyorsa onun doğurduğu kötülüklerden sığınsın”(Kenzül ummal 1/289) dedi.