Hz. Muhammed (sav)’de, bütün güzel huyların bulunması hatta bunu düşmanlarının dahi tasdik etmesi… ve “Ay yarıldı” , “Attığın zaman sen atmadın ancak Allah attı” gibi ayetlerin ifadesiyle; bir parmağının işaretiyle ayın iki parça olması… ve avucu ile düşman ordusuna attığı az bir toprak, umum o ordunun gözlerine girmesiyle kaçmaları… ve susuz kalmış kendi ordusuna beş parmağından akan kevser gibi suyu kifayet derecesinde içirmesi gibi onun elinde zahir olan ve meydana gelen yüzlerce mucizenin tevatür ile sabit olmasıdır. Tevatür; yalan söylemesi mümkün olmayan, kalabalık bir cemaat tarafından, elden ele, senetleriyle nakledilmiş, doğru ve gerçek haberdir ki, Hz. Muhammed (sav)in mucizeleri tevatür kuvvetinde haberlerdendir. Bu mucizelerden 1000 den fazlası senetleriyle birlikte hadis kitaplarında nakil edilmiştir. Bu mucizelerin beyanını o eserlere havale ederek deriz ki; bu kadar güzel ahlak ve kemalat ile beraber, bu kadar apaçık mucizeleri bulunan bir zat elbette en doğru sözlüdür. Ahlaksızların işi olan yalana, yanlışa, hileye tenezzül etmesi mümkün değildir.

Mucize delili, Efendimizin peygamberliği ispat hususunda, bilhassa ehl-i kitaba karşı sunacağımız kuvvetli delillerden biridir. Şöyle ki; mesela bir Hıristiyana ilk önce şu soruyu soralım;

-Siz Hz. İsa’nın Allah tarafından gönderilmiş olduğunu nereden biliyorsunuz, yani nereden biliyorsunuz ki, o zat –haşa- yalancı ve hilekar değildir?

Onlar bu soruya karşı şu cevabı verecektir;

-Onun Allah tarafından gönderildiğini biliyoruz, çünkü O zatın elinde mucizeler gözükmüştür. Duasıyla ölüler dirilmiştir, hastalar iyileşmiştir, çamurdan yaptığı kuş heykeline üflemiş ve kuş canlanarak uçmuştur ve bunlar gibi daha bir çok mucizeler göstermiştir.
Biz onun bu izahına karşı şöyle diyeceğiz;

– O halde sen tevatür yani içinde yalan ihtimali olmayan ve kuvvetli bir cemaat tarafından nakledilen habere inanıyorsun. Zira biraz evvel saydığın Hz. İsadan zahir olan mucizeleri sen görmedin ve o mucizelere bizzat şahit olmadın. Bilakis, bu mucizeler sana tevatür ile geldiği için bu haberlere iman ettin. Öyleyse Hz. Muhammed (sav)’in peygamberliğine de iman etmek zorundasın. Zira Hz. Muhammed (asv)in elinde gözüken mucizeler de bize tevatür yolu ile gelmiştir. Madem tevatüre inanıyorsun, o halde bu haberlere de inanmak zorundasın. Yok eğer “ben tevatüre inanmam” dersen, o halde iman ettiğin Hz. İsa’ya da inanmamak zorundasın: çünkü sen Onun hiçbir mucizesini gözünle görmedin ve mucizeleri esnasında Hz. İsanın yanında olmadın. O halde senin için yol ikidir; ya, tevatürü inkar eder ve “gözümle görmediğime inanmam, bu haberler uydurmadır” dersin ve inandığın hz. İsayı da inkar edersin, yada tevatür olarak gelen haberlere inandığın için Hz. Muhammed (sav)’in peygamberliğini de kabul edersin. 3. bir yol olan; tevatürü Hz.İsa hakkında kabul etmek, Hz. Muhammed hakkında kabul etmemek ise, ancak kişinin kendisini aldatmasıdır ki, kendini bile bile aldatana akıllı denilemeyeceği için bizde akılsızlarla konuşmayız.

Alternatif Video Seçeneği 1